Daha düne kadar Belediye, Dolmuş veya el ederek arabaya binenler makam sahibi olunca inanın şaşırıyorlar…
Asalet soyadan gelir de…
Adamlar pardon madamlar makam sahibi olunca ne hikmetse bir yerleri kalkıyor…
Nasıl bir Ego kibir ki…
Birde arabanın arkasında oturup kapısının şoför veya korumanın açmasını beklemek…
Köyde öküz güdenler…
Daha uygun diye Belediye otobüs seferlerini bekleyenler şimdilerde kendilerini aşmışlar…
Pavyona, Bara, Meyhaneye, Manitaya, Gazinoya, Aleme giderken makam aracı ile utanmadan arlanmadan gidiyorlar…
Devletin malını kendi malı zannediyorlar…
Niye adam olmadıkları için o araçla gidip kendilerine kimlik arıyorlar…
Oysa ki hepsi beş kuruş etmez insan tipi…
Birde sonradan görme parayı gayrimeşru bulmuş zenginler var ya…
Onlarda işin cabası…
Hiç biri nezaket bilmez, bir mekanda oturup adam gibi kalmayı bilmez…
Ve bunlar inanın HAK ettiklerini sanıyorlar…
O makam koltuğu gidin ce çay içecek adam veya arkadaş dahi bulamıyorlar…
Üniversitesi, Belediyesi, Jandarma, Emniyet, Resmi kurum ve kuruluş Müdürleri, Sendikalar, Hatta ve hatta İmam bile… Ve de Sivil Toplum Kuruluş Temsilcileri, Oda Başkanları… Örneği çok…
Kul hakkı var ya…
İşte o sizi sırat köprüsünde öpecek…
1 Temmuz Yağlı Direk Yarışması gibi…
*
NEYLE GİDECEK Tİ…
Daha düne kadar dolmuş ve belediye otobüsü evine gidip gelen 657 bir açıklama yapmış…
Jelly Joker ne ile gidecektim diye…
Birde kim Türk kızına, Türk kadınına kötü model olan Melek Mosso’u eşi ve çocuğu ile makam aracıyla gitmiş…
Bunu da hak sanıyor kendisine…
Savcılar ne iş yapıyor bilmiyorum da…
Sadece Limanı seyredip kahvemi içiyorlar…
Biz o…. Sak dava açıyorlar da…
Şimdi bir yere aday olunca bu ezikler, Sözde halkçı, halkın yanında olacağını söylüyorlar ya…
Bunları önce asalet, adamlık ve de şeref testine tabi tutmak gerekiyor…
Aday olunca Erdemli olacağız ve de dolmuşla işe gidip geleceğim diyenler…
Neredeyse Polis korumasının dışında beş altı tane şoför, koruma v.s evine gidip geliyor…
Hatta mekanlarda iki resmi devlet koruması ile çişe gidiyor…
Bu muydu sosyal belediyecilik…
Siz korkudan kenefe gidemeyecek kadar korkak, bir o kadar da ciğersizsiniz…
Olayı birde farklı boyuta çekene bakın…
Görüntüleri şu verdi bu verdi…
Görüntünün kimin verdiğinin bir önemi yok ki…
Sen yaptın mı? Yapmadın mı?
Olayı yalandan yere arpa yüzünden farklı boyutlara kimse çekmesin…
Zaten Erdemli; Neyle gidecektim demiş…
Tabi ya…
Senin aracın hizmet aracı…
Devletin mazotu, benzini ile ailecek eylenmeye gidemezsin…
Öyle bir hakkın yok…
Kendine bunu HAK görmen ne biliyor musun…
Görgüsüzlük…
Normal gitsen seni kimse adam yerine dahi koymaz…
Çünkü o alemlerde söz sahibi olmak, masa sahibi olmak emek ister…
Nöt ıslanması gerekiyor…. Sende o yok ta…
Çevre, dost v.s ister…
Seni Ankara’da, İstanbul’da kim takar ki…
Orada sadece o…. Tayyaresin…
Makam koltuğu altından gidince o kapılarda takılır kalırsın ben şimdiden söyleyeyim…
Sen ve senin gibi çevrende ki görgüsüzler bankalarda ki para makinelerinden aldıkları söyleniyor…
Gelen lavantaları saymak için…
Yiyin bakalım devir devran sizin…
Ha Kul hakkı ve de bir de Adalet var…
O şımarık gibi olma…
Sen sıçan kuyruğu olursun…
*
ÖRNEK İNSANLAR VAR!
Ben çocuklarım nedeniyle sıkça şehirler arsı yolculuk yapmak zorunda kalıyorum…
Tabi ki otobüsle…
Bazen eş-dost ve akraba denk gelirse de onlarda yolculuk yapıyorum…
Genelde otobüstür…
Nereye gittiğimi tek bilen kişi de malum ağabeyimdir…
Onu ararım o biletimi ayarlar…
Ankara terminalinde dört beş defa bir İl Müdürü İle karşılaştım…
Kendisine sordum hayırdır, “Bakan bey çağırdı… Bakanlıkta İl Müdürleri toplantısı var” dedi…
Senin ne işin var AŞTİ terminalinde dedim o da bana, “Devletin makam aracı ile gelmem kul hakkına girer” dedi…
Biz egosuz öyle bir Müdürü Zonguldak’tan yolladık…
Ne adına çıkar çevreleri adına…
Ankara’da Nenehatun ve Turan Güneş Caddesi meşhurdur…
Bir de pavyon alemlerinin olduğu bölgeler…
İnanın benim radarıma girenleri söylemem, söylemekte istemem…
Ulan bu noku yiyeceksiniz…
Benden uzakta yapın…
O makam araçları yalandan yere adam görüntüleri ile yapmayın…
Yakalanıyorsunuz…
Yani makam aracıyla, Bara, Pavyona sözde konser denen yere makam aracıyla gidilmez…
Ben özgür bir birey olarak gidiyorum…
Tabi beni de boğazlayan birisi de oluyor tabi ki…
*
OĞULLARA VE EŞE İŞ…
Şimdi Erdemli başladık ya işlere… 2 yıla yaklaştık…
İşe alımlarda işin noku çıktı…
Şimdi Belediyeye Başkanı tosununu Genel Maden-İş’e işe sokmaya çalışıyor…
Yeşil’e ‘Dükkan sözü vermiş” deniyor…
Ya kardeşim işin nokunu çıkardın sen…
Zaten Belediyeyi iki oğlun ve eşin yönetiyor…
Başka yerlerde işe sokmak için çalıma…
Topal ördeğin, Sahte noterin ve de tefecinin eşleri, dostları, damatları, çocukları v.s işe aldın ya…
Eşini iki tosununu da Belediye ye al…
Bak kadroda gelecekmiş…
Onları senden sonra ki belediye Başkanı da işten çıkaramaz…
Yetkini kullan…
Çöpleri biz üç yıl sonra toplarız…
Genel Maden-İş yönetimi böyle bir hataya imza atarsa…
Sonlarını hazırlarlar…
Şehit Madenci aileleri dururken, Muhasebeci çırağına iş imkanı verirlerse o zaman her şey tersine döner…
Tüm bunlar kamuoyunun önünde yaşanırken, sıkılma, ar, edep, namus, şeref falan her halde pazarda satılıyor diye düşünmeye başladım…
Ederiniz kadarsınız…
Sevgiyle kalın…