Zonguldak semalarında bir süredir "30 yıllık hasret bitti, direksiyon belediyeye geçti" sloganları yankılanıyor. Kulağa hoş gelen, seçim beyannamelerini süsleyen o cafcaflı cümlelerin ardındaki gerçek ise maalesef şehrin yokuşlarından daha dik, daha sert ve daha karanlık.
Görünen o ki; Zonguldak Belediyesi direksiyonu devralmış ama yakıtı halkın cebinden, vitesi ise belirsiz bir ekonomik mantıksızlıkla takmış. Ortadaki tablo, bir "hizmet devrimi" değil, bir "mali akıl tutulmasıdır."
Satın Almak Varken Kiralamak: Kamu Yararı mı, Birilerine Kıyak mı?
Rakamlar yalan söylemez, ama rakamlarla oyun oynanabilir. Gelin o çıplak rakamlara birlikte bakalım:
* Piyasa Gerçeği: Bugün o otobüsleri gidip fabrikasından alsanız, belediyenin öz malı yapsanız ödeyeceğiniz bedel yaklaşık 45-50 milyon TL.
* Belediyenin Tercihi: Aynı araçları sadece 3 yıllığına kullanmak için imza atılan bedel 63 milyon 930 bin TL!
Soru bir: Kendi mülkiyetinize geçince ömür boyu kullanacağınız araçlara 50 milyon vermek mi kamu yararıdır, yoksa 3 yıl sonra kapının önüne koyacağınız araçlara 64 milyon bayılmak mı? Bu aradaki 14-15 milyon liralık fark, Zonguldaklı yetimin, emeklinin, işçinin vergisi değil midir? Bu parayla Zonguldak’ın kaç sokağı asfaltlanır, kaç kreşi açılırdı?
Aylık 253 Bin TL Kira: Hangi Mantığa Sığar?
Başka kamu kurumları benzer araçları aylık 100-150 bin TL bandında kiralarken, Zonguldak Belediyesi’nin araç başı 253 bin TL ödemeyi kabul etmesi, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu fiyat farkı bir "hizmet bedeli" değil, resmen bir "servet transferidir."
Belediye Meclisi’nden "araç satın alma yetkisi" alınmışken, bu yetki neden bir kenara itildi? Neden mülkiyet değil de "emanetçilik" tercih edildi? Eğer niyet gerçekten ulaşıma çözüm bulmaksa, neden en pahalı ve en verimsiz yol seçildi?
Şoför Belediye’den, Kâr Kimden?
"Direksiyon belediyede" diyerek halkı uyutamazsınız. Gerçek şudur: Personel alımı dışında değişen hiçbir şey yok. Araçlar başkasının, kâr başkasının, risk başkasının... Sadece direksiyondaki ceketin arması değişmiş. Ama o armanın altındaki maliyet, Zonguldak halkının sırtına binen koca bir yüktür.
Kamu Adına İhtar Ediyoruz!
Şeffaflık, bir lütuf değil; zorunluluktur. Bu ihale süreci hangi kriterlerle, hangi kapalı kapılar ardında yürütülmüştür? Piyasa değerinin çok üzerinde seyreden bu kira bedellerinin izahı nedir?
Zonguldak halkı, vergisinin nereye akıtıldığını bilmek istiyor. "Hizmet getiriyoruz" maskesi altına sığınıp, kamu kaynaklarını savuranların maskesini düşürmek de bizim görevimizdir.
Sayın Belediye yönetimi; direksiyon elinizde olabilir ama bu milletin parasını uçuruma sürmenize izin verilmeyecek. Çıkın ve bu 64 milyonluk "kiralık" saltanatın hesabını verin!
Kalın Sağlıcakla