Belediyede iş borsası

Abone Ol

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özkan, marketler zincirlerine baskı yaparak kurduğu vakfa para toplamak suçundan yargılanıyor…
Vakıf, üniversite öğrencilerine burs veriyormuş…
Konu yargıya intikal etti…
Söz yargının…

Ancak bunun farklısı Zonguldak’ta yaşanıyor…

Marketler zincirlerinin yanında yerel marketler zincirleri var…
Mübarek Ramazan ayında belediye, hem 3 harfliler ile hem de yerel marketler zincirlerinin Ramazan ayı bağış kartlarını dağıttı…

Genelde yerel marketler zincirleri, inşaat konusunda da öncü…
Ruhsat, imar değişikliği vs. belediye ile işi var…

Onlar bir yana, bir de müteahhitler var…
Bizim müteahhitler belediyeye ruhsat vb. başvurusu yaptığında…
Maalesef birkaç adrese uğramak zorunda…
Sonra belediyeden 3 harfliler veya bir başkalarından kartlar istenmekte…

HTS ve GPS sistemleri incelendiğinde bunlar görülecektir…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 3 harflilerden para alınmasının legal olduğunu söyledi…
Nereden söyledi…
Zaten bizimkilerin de duymak istediği oydu…

Yani şantaj ile para almak, büyük insanlara göre legal…

Bizim BİT’ler durur mu???
Kendilerine bu sözlerden görev çıkarmışlar…

Diğer illerde yaşanan vurgunun bizdeki sadece çekirdek parası kalıyor…
Ama bizde hesap adamı, namuslu, şerefli vb. belediyecilik söylemi yaşanıyor…
Onlar da hukuk falan tanımıyor…
Büyüklerinden gördüklerinin minyatürünü götürüyorlar…

Büyüklere bakılınca bizimkiler falım sakızı kadar götürüyor…

Yandaşları da işe girme borsası kurmuş…
Oradan da onlar malı götürüyor…

Zarar eden belediye kâra geçecekti…
Komisyon veya siyasi ikbal adına alınan lüzumsuz 200 tane fazladan personel…
Bankamatik çalışanı yaratıldı…
Hiçbir işe yaramayan…

Rahmetli Belediye Başkanımız Yüksel Aytaç, parti memnun kalsın diye sokağı sözde mafyaya teslim eden büfeler vermişti…

Sözde mafyayı genel başkanına, savcılığa, çarta çurta şikâyet eden şimdiki belediye başkanı ise…
Namaz işlerini benim gibi fazla bilmez… Onlara secde etti…
Ben en azından kıbleyi biliyorum…

Zonguldak’ta bir soygun düzeni var…
Ama tüm bunlara seyirci kalan Cumhuriyet Başsavcılığı ve de valilik var…

İşte o zaman insanın aklına farklı farklı şeyler geliyor…

Bizim ile farklı medya kuruluşları da tüm bu olayları gündeme taşıyor…

Biz ne yapalım…
Basın savcısına, Cumhuriyet Başsavcısına, valiye ne diyelim…

Ben kendi adıma, diğer arkadaşlar da sanırım bana katılır ya da katılmaz, iddialarımız ile ilgili bizi yargılayın…

Adamlar çalışıyor…
İş ilanı sonra çıkıyor…

Yerel ve ulusal marketler zincirlerinden bilgi alın…
Hangi işe karşılık, hangi rızaya dayanmayan bağışlar yapıldı…

Genç Adalet Bakanı Sn. Akın Gürlek’e çağrımdır…
FETÖ’cü ve kumpasçı olmayan, namuslu, deneyimli emekli hâkim ve savcıları göreve çağırın…

Bu gençlerin kısa yolu sevdiğini gözlüyoruz…
Genç hâkim ve savcıların yüksek lisanslarını inceleyin…
Sınav günleri nerede olduklarına kayıtlarda bir bakın…

Bunlara göz yuman rektöre bakın… “Zıplamayan hırsız” vb. diyen…

Adliyelerde FETÖ itirafçısı ve onların iş birlikçisi avukatları —barolar da dâhil— devre dışı bırakın…

Yargıya olan güvensizliğimiz lütfen giderilsin…

O adliye binası önünde “yandım” diye bağıran erdemli neler yapmış…
Biz de anlatalım…

Adliyeyi, yargı mensuplarını tehdit edenler ile yargı mensuplarının hukuksuzluğu lütfen ortaya çıksın…

Adaletin kestiği parmak acımaz…

Sevgiyle kalın…