Nesine 3. Lig temsilcimiz Zonguldakspor sahipsiz kaldı.
Bugün saat 10.00'da Dedeman Otel'de yapılması planlanan olağanüstü kongre, başkan adayı çıkmadığı için üçüncü kez gerçekleştirilemedi.
Salonda Zonguldakspor Kulüp Müdürü Derviş Dikmen, tribün liderleri ve basın mensupları vardı. Eski yönetimden ise kimse yoktu.
Koca Zonguldakspor'un kongre salonu adeta boş kaldı.
İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Bu şehir gerçekten Zonguldakspor'u hak ettiği gibi sahipleniyor mu?
Yasal mevzuat gereği mevcut yönetim, yeni bir başkan adayı çıkıncaya kadar görevine devam edecek.
Ancak yeni bir aday bulunamaz ve mevcut yönetim de görevi sürdürmek istemezse kulübün anahtarı Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu'na teslim edilecek.
İşte gelinen nokta bu kadar vahim.
Ligin başlamasına sadece 45 gün kaldı.
Ne teknik ekip belli, ne transfer yapılabiliyor, ne de yeni sezon planlaması.
Belirsizlik büyüdükçe futbolcular da birer birer takımdan ayrılmaya başladı.
Çünkü hiçbir oyuncu geleceğini göremediği bir kulüpte kalmak istemez.
Yıllardır Zonguldakspor'un yükünü omuzlayan Demir ailesi de artık "yeter" dedi ve geri çekildi. Onların ardından ise şehrin önde gelen isimlerinden beklenen adım gelmedi.
Herkes Zonguldakspor'u sevdiğini söylüyor ama iş sorumluluk almaya gelince ortada kimse görünmüyor.
Oysa Zonguldakspor yalnızca bir futbol kulübü değildir.
Bu şehrin ortak değeridir, hafızasıdır, markasıdır.
Binlerce insanın çocukluğundan bugüne taşıdığı bir sevdadır.
Bugün boş kalan o kongre salonu, aslında Zonguldak'ın spor adına içine düştüğü yalnızlığın fotoğrafıydı.
Artık zaman kaybetme lüksü yok.
Siyasetinden iş dünyasına, sivil toplumundan bürokrasisine kadar herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.
Aksi halde Zonguldakspor yeni sezona katılamama tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.
Bunun sonucu ise amatör lige kadar uzanan acı bir senaryo olabilir.
Hiç kimse yılların çınarı olan Zonguldakspor'un böyle bir sonla anılmasını istemez.
Umarız bu sessizlik en kısa sürede bozulur ve Zonguldakspor yeniden hak ettiği değeri görür.
Çünkü kaybedilecek olan sadece bir futbol kulübü değil, bir şehrin ortak gururu olacaktır.
**
KGD’YE HAYAT VEREN BAŞKAN!
Şu bizim Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) Başkanı İlknur Yılmaz İpekçi var ya.
Bahattin Arı’nın istifasının ardından göreve bir geldi, KGD’de adeta her şey değişti.
Göreve gelir gelmez ilk iş dernek binasını değiştirdi. Yeni bir bina, yeni bir düzen derken asıl önemli olanı yaptı: KGD çatısı altında sıcak bir aile ortamı oluşturdu.
Sonra durdu mu?
Durmadı.
Yönetimi ve üyeleriyle birlikte Keltepe Kayak Merkezi’ne gitti. Ardından Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray maçlarında gazetecileri tribünlerle buluşturdu.
Öyle bir geldi ki.
Adeta KGD’ye hayat verdi!
Bunlar da yetmezmiş gibi geçtiğimiz günlerde yönetim ve üyeleri, aileleriyle birlikte Bartın İnkumu’na götürdü. İki gün de olsa yoğun iş temposunda koşturan gazetecilere nefes aldırdı. Gazeteciler ve aileleri İnkum'unun eşsiz denizinin keyfini çıkardı, stres attı, güzel anılar biriktirdi.
Şimdi soruyorum…
Başkan İlknur Yılmaz İpekçi daha ne yapsın?
Yemiyor, yediriyor.
İçmiyor, içiriyor.
Başkanlık koltuğunda oturup uzaktan izlemek yerine, bir anne şefkatiyle yönetimine ve üyelerine sımsıkı sarılıyor. Onların derdiyle dertleniyor, mutluluğuyla mutlu oluyor.
İşte bu samimiyet, yönetim ve üyeler tarafından da takdirle karşılanıyor.
Kısa sürede birçok önemli işe imza atan Başkan İpekçi'nin yaptıkları ortada. Görünen o ki önümüzdeki günlerde KGD adına çok daha güzel projelere imza atacak.
Biz de buradan hakkını teslim edelim.
İyi ki geldin Başkan!
KGD’ye sadece başkan olmadın…
KGD’ye hayat verdin!