Ertelediğin imkânlar, yaşlılığında yükündür!

Abone Ol

Yaşlandığında en büyük yükün, yapabilecek gücün varken ertelediklerin olacaktır.

-Alper Sezer.

Bu aforizmam, insanın yaşam döngüsündeki en temel varoluşsal çelişkilerden birine: imkân varken harekete geçmeme hali ile imkânlar tükendiğinde başlayan yüzleşme sürecine odaklanır.
​İfadenin taşıdığı temel katmanlar şunlardır.

Gençlik ve orta yaş dönemlerinde sahip olunan enerji, zaman ve imkânlar birer "güç" sembolüdür. Bu güç var iken ertelenen her eylem veya hayal, o an için önemsiz birer karar gibi görünse de zamanla şekil değiştirir. Yaşlılık dönemi geldiğinde, artık o imkânlar geri getirilemeyeceği için eylemsizlik bir "yük" olarak zihne yerleşir.

Sözde "yapmadıkların" yerine "ertelediklerin" kelimesinin seçilmesi, sorumluluğu doğrudan bireye yükler. Dış etkenler yüzünden imkânsızlaşan şeyler insanda bir kabulleniş yaratabilir; ancak "yapabilecek gücü varken" ertelemek, seçimin tamamen kişiye ait olduğunu hatırlatır. Bu durum, ilerleyen yıllarda içsel bir hesaplaşmaya dönüşür.

Yaşlılığın getirdiği en büyük kısıt, zamanın geri döndürülemeyişidir. Yapılamayan şeylerin üzüntüsü, yerini "artık deneme şansının da kalmadığı" gerçeğiyle birleşen kalıcı bir pişmanlığa bırakır.

Aforizmamdaki "en büyük yük" vurgusu, bu telafisizlik duygusunu ifade eder.

​Özetle söylemek gerekirse aforizma; erteleme alışkanlığının anlık bir konfor alanı gibi görünse de, gelecekte taşınması en zor zihinsel ve duygusal yüke dönüşeceğini hatırlatan zamansız bir uyarıdır.

Kısa başlık: