Türkiye, Batı Karadeniz’i "yeni enerji ve lojistik üssü" ilan ederek devasa yatırımlara imza atarken; bu ekosistemin tam kalbinde yer alan, demiryolu ve karayolunun kesişme noktası Gökçebey, kendi kabuğunu kırmak için gün sayıyor. Bugün Gökçebey’in önünde duran üç ana mesele —Köprü, Terminal ve Organize Sanayi Bölgesi (OSB)— sadece birer altyapı projesi değil; ilçenin ekonomik, sosyal ve demografik kaderini belirleyecek bir yol ayrımıdır.
Üç Düğüm, Bir Çözüm
İlçeyi ikiye bölen Filyos Çayı üzerindeki mevcut köprü, artık hem fiziksel ömrünü tamamlamış hem de bölgenin artan yükünü taşıyamaz hale gelmiştir. Ulaşımın bu dar boğazdan kurtarılması, ilçenin ticari damarlarını açacaktır. Öte yandan, Ankara-Karadeniz hattının kilit taşı olan Gökçebey’in modern bir terminalden yoksun olması, ilçeyi "geçilip gidilen" bir yer konumunda bırakmaktadır. Oysa nitelikli bir terminal, şehre giren her yolcu için Gökçebey’in vitrini olacaktır.
Asıl büyük hamle ise şüphesiz OSB projesidir. Filyos Limanı’na komşu bir üretim merkezi, sadece bacaların tütmesi değil; bölgenin en büyük yarası olan "göç" sorununun panzehridir.
Nüfus, İstihdam ve Gelecek
Bu üç projenin eş zamanlı hayata geçmesi, Gökçebey’de zincirleme bir reaksiyon başlatacaktır. Köprü yolu açacak, terminal insanı getirecek, OSB ise o insanı ilçede tutacaktır. Bu döngü tamamlandığında; genç nüfus gurbete gitmek yerine kendi toprağında kök salacak, artan nüfusla birlikte konut sektöründen esnafa kadar tüm yerel ekonomi canlanacaktır. Nüfusun artması, ilçenin merkezi bütçeden alacağı payın büyümesi ve hizmet kalitesinin ulusal standartlara taşınması demektir.
Sonuç: Gökçebey’in bu potansiyeli görmezden gelinemez. Ankara’nın bu stratejik noktayı radarına alması, yerel dinamiklerin ise bu projeleri siyaset üstü bir vizyonla sahiplenmesi şarttır. Gökçebey artık sadece gurbete evlat gönderen bir durak değil; üretimiyle ve büyüyen nüfusuyla bölgenin yeni cazibe merkezi olmaya aday bir "gelecek projesi"dir.
Gökçebey için köprü, terminal ve OSB sadece birer altyapı projesi değil; ilçenin makus talihini yenip Batı Karadeniz’in parlayan yıldızı olmasını sağlayacak bir "Varoluş Beyannamesi"dir.
Sağlıcakla kalın.