Zonguldak

Maden Mühendisleri Odası’ndan TTK uyarısı: “Bu Bir Madencilik Krizidir”

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda üretimin durdurulmasına ilişkin yaptığı açıklamada, yaşanan sürecin teknik, sosyal ve yönetimsel boyutlarıyla çok yönlü bir kriz olduğunu vurguladı.

Abone Ol

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri tarafından alınan üretimi durdurma kararına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Türkiye’de taşkömürü üretiminin yalnızca Zonguldak Taşkömürü Havzası’nda ve TTK tarafından yürütüldüğü hatırlatılarak, kurumun yüz yılı aşkın geçmişiyle yeraltı madenciliğinin üretim kültürünü, teknik birikimini ve iş disiplinini şekillendiren temel bir kamu kuruluşu olduğu vurgulandı.

Üretimin durdurulmasının Zonguldak ve ülke madenciliği açısından teknik, sosyal ve yönetimsel yönleriyle ciddi bir kriz oluşturduğu belirtilen açıklamada, sürecin uzamasında kurumlar arası yetki ve koordinasyon sorunlarının etkili olduğu ifade edildi. Denetim sürecini yöneten üst düzey bürokratların görevden alınmasının, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında yaşanan yönetsel krizin göstergesi olduğu kaydedildi.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

"Ülkemizde tek taşkömürü üretimi Zonguldak Taşkömürü Havzasında Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) tarafından yürütülmektedir. Yüz yılı aşan kurumsal geçmişiyle TTK, Türkiye’de yeraltı madenciliğinin üretim kültürünü, teknik birikimini ve iş disiplinini şekillendiren kamu kuruluşudur. Emek yoğun çalışma koşullarında Kurumun üretim pratiği, yalnızca kömür üretimine değil, yeraltı maden işletmeciliğinde emniyet, mühendislik ve kurumsal yapıya dayalı bir işletme kültürüne dayanmaktadır. Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda (TTK) ÇSGB Müfettişlerinin işin acil durdurulması gereken durumlar gerekçesiyle üretimin durdurulması, Zonguldak ve ülke madenciliği açısından teknik, sosyal ve yönetimsel boyutları itibariyle çok yönlü bir kriz niteliği taşımaktadır.

Yönetimsel ve siyasi açıdan, sürecin uzamasında kurumlar arası yetki ve koordinasyon sorunlarının belirleyici olduğu görülmektedir. Teknik ve idari nitelikteki sorunların çözümünün yargı süreçlerine bırakılması bu durumun göstergesidir. Denetim ve teftiş sürecini yöneten üst düzey bürokratların Cumhurbaşkanı kararıyla görevden alınması, T.C. Enerji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı arasında yaşanan yönetsel krizin bir sonucudur. Teknik açıdan, yeraltı maden işletmelerinde üretimin durdurulması; galerilerin duraylılığı, tahkimat, havalandırma ve su atımı gibi yeraltı açıklıklarının korunması süreçlerinde aksamalara yol açma riski taşımaktadır.

Ocakların tümünde işin durdurulması kararının, üretim panolarında yangın, hazırlık ve ana galerilerde göçük riskini oluşturacağı gibi, kapatılan panoların tekrar açılmasında daha büyük riskler taşıyacağı bilinmektedir. Sosyal açıdan, üretimin durdurulması binlerce emekçiyi ve ailelerini doğrudan etkilemekte, kent ekonomisinde daralma, işçi motivasyonunda düşüş, teknik ve idari durumdan kaynaklı belirsizlikten dolayı sosyal huzursuzluklar ortaya çıkmaktadır. TTK, Zonguldak’ın ana istihdam damarlarından biridir.

TTK, yalnızca bir üretim kurumu değil, yeraltı madenciliğinde insan kaynağı yetiştiren bir “okul” niteliğini taşımaktadır. Sonuç Olarak; TTK’nın bugün kapısına kilit vurulma noktasına gelmesi, AKP’nin "maliyet odaklı" ve "kamucu madenciliği dışlayan" politikalarının bir sonucudur. Madencinin can güvenliği üzerinden yapılan bu ihmaller zinciri, Zonguldak’ın 177 yıllık kömür kültürünü yok etme riski taşımaktadır.

Gerçek çözüm; kurumu küçültmek/veya kapatmak değil, bilimsel yöntemlerle iş güvenliğini tesis edip, norm kadro ile tam kapasite üretime geçilmesidir. Bu çerçevede; ilgili bakanlıkların, kamu kurumlarının, meslek örgütlerinin ve sendikaların ortak bir teknik ve yönetimsel yol haritası oluşturarak süreci hızlı sonuçlandırması, Zonguldak’ın geleceği ve ülke madenciliği açısından zorunluluktur."