Seçim gecesinin hemen ardından başlatılan değişim söylemlerini ve kamuoyuna yansıyan Zoom toplantısını hatırlatan Baydar, 38. Olağan Kurultay sürecinin meşruiyetini sorguladı. Baydar, parti içi dengelerin dış müdahaleler ve perde arkası pazarlıklarla değiştirildiğini öne sürerek, bu sürecin 100 yıllık partinin geleneklerine ve DNA'sına zarar verdiğini savundu.
"İki Santroforlu Söylem Ve Önseçim Eleştirisi"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in göreve gelmesinin ardından izlediği siyaseti de hedef alan Metin Lütfi Baydar, "Ankara ve İstanbul" vurgulu yönetim anlayışını eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına ve parti içi önseçim süreçlerine değinen Baydar, yapılan hamlelerin ve toplanan imzaların antidemokratik olduğunu ve parti tabanını yanıltmaya yönelik adımlardan ibaret kaldığını iddia etti.
"Süreç Umutsuzluğa Sürüklendi"
Parti yönetiminin iç ve dış siyasetteki söylemlerini, iktidarla temasları ve son dönemdeki gelişmeleri "siyasi bir başarısızlık" olarak nitelendiren Baydar, yaşanan tablo karşısında parti tabanının ve masum seçmenlerin umutsuzluğa sürüklendiğini ifade etti. Baydar, açıklamasını parti yönetiminin gelinen noktada ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek noktaladı.
İşte o yazı!
Palavrayı bırakalım. Nasıl başladı bu “yürüyüş”?
Herşey çok güzel olacak, dendi. Oldu mu?
Bakalım: 1. Adamın birisi 2023 CB seçiminin kaybedildiği gecenin sabahında düğmeye bastı ve “CHP’de değişim” dedi.
2. Mütegallibenin partimize sızdığını ve örgütlendiğini 19 Temmuz 2023’te kamuoyuna sızdırılan zoom toplantısında öğrendik.
3. Adamın birisi devam etti ve 9 Eylül 2023’te, “CHP değişecek, Türkiye değişecek” dedi.
4. Adamın birisi devam etti gene. CHP’nin DNA’sıyla oynadı ve 38. Kurultayı satın aldı ve “gel Özgür seni genel başkan yapıyoruz” dedi.
5. Adamın birisi karabasan gibi 100 yıllık partimize resmen çöktü.
6. …Ve sahneye iki santroforlu teknik direktör olarak Özgür bey çıktı. Bir yanımda Ankara, bir yanımda İstanbul ve ortada ben Manisa pozuyla bir süre durumları idare etti.
7. Adamın birisi huylandı. Ne Ankara’sı, ne Manisa’sı; İstanbul gibi nimet ortada dururken, diye kükredi. Aslan Özgür miyavladı.
8. Daha ortada seçim meçim yokken, CB forsu genel merkezin bayrak direklerine çekilmişken, Manisa’nın mesir macunlarıyla İktidarın küçüklü büyüklü ortaklarıyla hediyeleşip halvet olmuşken olacak iş miydi bu? Bir kez daha miyavladı Aslan Özgür.
9. Adamın birisi kararlıydı. Gene kükredi. “Seni ben oturttum o koltuğa, kodum mu oturturum, kıvırmayı bırak, hemen bir yolunu bul ve CHP’nin tek cumhurbaşkanı adayının “BEN” olduğunu açıkla!”dedi.
10. Aslan Özgür “çok demokratik” bir yol buldu. Tek adaylı önseçim! CHP tarihindeki “birinci ve tek” en demokratik önseçim budur.
11. Meğer adamın birisinin çok acelesi varmış. Kendisine yolsuzluk operasyonu yapılacağını taaa bir yıl önceden öğrenmiş. Kendi tayfasını toparlamış; neyi, nasıl, nereye sokuşturur da bu vartayı atlatırız planları yapıyormuş arka odalarda.
12. Ama Aslan Özgür herşeyi bildiği halde halkımızın önüne çıktığında renk vermemiş.
13. Dayanışmayı büyütmüş de büyütmüş. Bir de ne görelim, o çok demokratik önseçimi, ülke genelinde başlatılan fason dayanışma imzalarıyla taçlandırmasın mı?
14. Adamın birisi partinin tek adayı, halkın gözbebeği olmanın verdiği özgüvenle, bir sabah erken, sanki hiçbirşeyden haberi yokmuş, ilk kez duyuyormuş gibi yaparak; evinin yatak odasından çektiği ikinci bir videoyla başlattı “direniş”ini! Biliyorsunuz ilk video “değişim” di.
15. O saatten sonra herkes anladı kimin Aslan, kimin fare olduğunu.
16. Ama Aslan Özgür gene renk vermedi. Yürüdü karanlığın üstüne. Ara seçim dedi, erken seçim, dedi. Ha bugün dedi, ha gelecek bahara dedi. Dedi de dedi. Yürüdü de yürüdü. O yürüdükçe, hedef uzaklaştı. Yürümeyi bıraktı koştu. Hedef daha da uzaklaştı.
17. Bu arada bir de baktı ki, adamın birisinin kendisini kazığa oturtur gibi oturttuğu koltuk; partiyi ele geçirmek için taaa 3 yıl önceden yaptığı hileleri, desiseleri, adam ayartmaları kabak gibi ortaya çıkınca, altından kaymaya başladı. 18. Aslan Özgür telaşlandı. Aldı mesir macunlarını karşı mahalledeki dostlarının kapısına dayandı; ben sizin kahramanınızım, bunu bana nasıl yaparsınız, diye çıkıştı.
19. Onlar da, sen hele bir şu terörsüz Türkiye işine gir, gerisini biz hallederiz, dediler. O da girdi.
20. Ama adamın birisi pirelendi. Parti yönetimi, kendisinin direnişi varken ve hapisteyken “başkanım Özgür”başka bir sorunu nasıl gündeme taşırdı? Kükredi de kükredi.
21. Özgür pıstı. Terörsüz Türkiye sürecinin en önemli halkası olan İmralı ziyaretini -üstelik söz vermişken- yapamadı!
22. Kader ağlarını örmüştü bir kere. Önce adamın ona hediye ettiği koltuk gitti.
23. Direndi Özgür. Arka planda olan bitenden habersiz yüzlerce, binlerce, milyonlarca masum insanı kandırarak umutsuz direnişlere kalkıştı. Yürüdü de yürüdü.
24. Herşeyini kaybetmiş insanların son hamlelerini yaptı. Parti genel merkezini gasp etmeye kalkıştı. Olmadı. Adamın birisiyle arkadan döndürdüğü dolaplardan habersiz insanları, vicdan yaparak yollara dökmeye çalıştı.