Rektörlük saltanatı!

Abone Ol

Niye bir insan Rektör olmak ister.
Aslında çok sıkıntılı bir iş.
On binlerce öğrencinin sorumluluğu omuzunuzda.
Al Profesör maaşını yat aşağıya…
Derdin ne???
Mevzu öyle değilmiş…
Siz Saray diğer adıyla Külliye onların yanında halt etmiş…
Hesap kitap soran yok…
Adı bilimsel ya…
Ne koyarsan gidiyor…
Profesör kim olmalı?
Hani bir icadı olmalı, bir ilaç bulmalı ne bileyim bilinmeyeni keşfetmeli…
Bizde hikayeden profesörler var…
Osuruğun dahi neye yaradığını bilmiyorlar ama unvanları Prof. Dr. Oluyor…
Türkiye’de bir SALTANAT var ise oda Üniversiteler…
Her bölüme dekan, her bölüme yönetim kurulu, Her dekana yardımcı, Her fakülteye sekreter, sekreter yardımcısı bu böyle uzayıp gidiyor…
O yetmiyor…
Başhekim, Hastane Müdür, Zar Müdürü, Zurt Müdürü…
Birde yüzlerce dersi dahi olmayan Öğretim Görevlileri…
Bunlara makam araçları v.s…
Onla da bitse…
Rektörün eşine koruma, şoför, araç tahsisi, Özel kalem çart-çurt…
Onla da bitmiyor…
Çocuklara da aynı şekilde…
Her Fakültenin Yönetim Kurulu var ya… Birde Üniversite senatosu…
Hepsinden katılsa da katılmasa oturum parası alıyor…
Yeme içme seyahat bedava…
Keşke onla yetinseler…
İhalelerde büyük vurgunlar…
Hele hele tıp fakültesi olanlarda vurgun Allah’ına kadar var…
BAKKAL yönetir gibi Üniversite yönetiyorlar…
Çocukların eğitimi olsa ne olur olmasa ne olur…
Fuhuşa, Uyuşturucuya sürüklense ne olur…
Bizim sektörümüzde de yazıcılar vardır…
Marka model ve çıktı sayısı vardır…
Biri 5 Bin Dolardır…
Diğeri 15 bin dolardır…
Aynı işi yapar…
Ancak; O beş bin dolarlığın ömrü azdır…
İşte tıp fakültelerin de malı böyle getiriyorlar…
Bir de salak saçma projeler ile de arpayı buluyorlar…
Bizim Üniversitenin ilk adı Hacettepe Üniversitesi Maden Makine Fakültesi…
İlk yolsuzluğu tespit eden Sayıştay Üyesi ve MİT’e muhbirlik yapan kişi öldürülmüştü…
Biri olmayacak ter yöndeki trafik kazası ile diğeri de sözde kavgada bıçaklanarak öldürüldü…
Bir Genel Sekreter vardı…
Hiçbir rektör ve İktidarın gücü ona yetmezdi…
Ali Okulunda okuması gerek oğlunu tek kişilik sınıfta sınava sokturdu, Sonra da Öğretim görevlisi v.s v.s v.s
Belki de şimdi Profesör olmuştur…
Kanserin ilacını bulan -Defne yaprağı- Azerbaycanlı Profesörün Projesini Vali ve o dönemin Rektörü Almanya’ya sattı…
FETÖ’nun eşi Karabük Annesi olan, FETÖ Örgütü tarafından Rektör yapılan kişi sonrasında İTİRAFÇI olunca Bakan dahi yapıldı…
Deşifre ettiği FETÖ örgütünü daha sonra TOMBUL SERÇEYİ rektör yapınca geri aldırdı…
FETÖ Kumpasçıları hala Üniversiteleri yönetiyor…
Ve onlar kimi isterse o göreve o unvana getiriyor…
*
DOMBALAK YEDİĞİN HURMALAR…
Bizim tombalak saf Anadolu çocuğu…
FETÖ, GETO Onu göreve getirince aklı şaşıyor…
Neden mi?
Adam akademik sıralamada eksi sıfırın altında…
Yani bir yetenek, bir icat yok…
Koltuk ise çok güzel…
Hatun alış verişe kendisine tahsisli makam aracı, özel kalemi ve de koruması ile gidip geliyor…
Aynı durum çocuklar içinde aynı…
Birde kapıları açılıyor…
Bunları da anladık ta…
Üniversite içinde eş ve çocuklar tespit yapıyor ve Üniversite adına karar alıyor…
Ve emir yağdırıyorlar… Talimat veriyorlar…
Zannedersin ki orası; Zonguldak Belediyesi…
*
ERDOĞAN HIRSIZ DİYENE PLAKET
Bu şarkı türkü ve yıl sonu, yıl başı eğlenceleri aslında başa dert…
Gazetecilik dışında iki uzmanlık alanım var…
Bu sanatçı getirme işinde alınan havadan paralar akıllara zarardır…
Özcan’ın ilk belediye başkanlığında Başkan yardımcısı Ömer Kadam ve Neşe Karakuş ile sanatçı belirliyoruz…
O zaman Ömer Kadam bize soğuk…
Tanımadığı için…
Neyse…
Neşe ablaya ben dedim ki; Abla Ben Sezen Aksu aşığıyım onu getirelim…
O da hemen fiyat al dedi…
Ulan Sezen Aksu’ya nereden ulaşacağım ben…
Hürriyet’in o dönem ki yazarı olan, İzmirli, Sezen Aksu’nun çocukluk arkadaşına ulaştım…
Ona; “Abla biz bir festival yapıyoruz… Aracı olmadan fiyat almak istiyoruz… Bize destek ol dedim”
O da bana Sezen Aksu’nun Sinoplu olan menajerinin telefonunu gönderdi…
Fiyatların uçuştuğu dönemde 120 bin dedi çocuk…
90 bine indi ve anlaştık…
Devrek’in ilçe olması nedeniyle proje iptal oldu…
-Özcan’ın cimriliği de olaya katkı sağladı-
O tarihlerde bir belediye Sezen Aksu konseri için 1.5 milyon ödediğini açıkladı…
Yani sanatçı, ses düzeni, ışık, sahnede çalma böyle bir yöntem…
Sözde bizim tombul serçe sağcı…
Pardon yağcı…
Sanatçı getirmiş…
Gelen sanatçıların konserinde arkada ki fonda Bilal Erdoğan hırsız…
Beşli çeteden, saraydan hesap sorulacak deniyor…
Ve bizim tombul o ekibe törenle plaket veriyor…
O gece ne içti ise olayı algılayamıyor…
Sonra tüm kayıtları sildiriyor…
Ama yetmiyor…
Profesör ama bizim ki; şunu bilmiyor…
Bilgisayarda ki hiçbir kayıt silinmez…
Silinmedi de…
Hani birde ses düzeni, ışık, sahne ve de sanatçı parasını ödeyerek; “Zıpla… Zıpla… Zıpla… Zıplamayan Tayyipçi olsun” dedik ya…
O zaman dik durup şunu demeli insan…
Ben Rektörüm ama sizin uygulamalarınızı ve de sizi sevmiyorum…
Hatta partinizi v.s v.s v.s sevmiyorum…
Yine göre de devam edeceğim diye dilenme…
Haaaaa; Bakkal gibi arpayı götürüyorsunuz…
Neredeyse milyar dolarlık servet hedefine gidiyorsunuz…
Yetmiyor…
Siz açlara yetmez…
Ancak inanın bu Devlet hep 18 yaşında…
Bugün olmaz ise yarın hesap sorarlar…
FETÖ-GETÖ kardeşliğine siz devam edin…
Not: Bu arada benim diğer uzmanlık alanıma girmişsiniz… Size tavsiyen çok fazla Viyagra falan kullanmayın… Hem kilo var, hem de kalp v.s geberip gidersiniz… Çocuklara sarkmayın da… Diğerlerini; Müdür v.s v.s, v.s yapın…
Not:2: Karabük Üniversitesinde ki saltanata döneceğim…