Ulusal

TMMOB'den orman yangınları sonrası çağrı: "Bilimsel ve kamucu politikalar hayata geçirilmeli"

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, son günlerde Türkiye'nin birçok ilinde yaşanan orman yangınlarının ardından yaptığı açıklamada, yangınlarla mücadelenin yalnızca söndürme çalışmalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, bilimsel, kamucu ve bütüncül ormancılık politikalarının uygulanması çağrısında bulundu.

Abone Ol

Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar, son günlerde Türkiye'nin farklı bölgelerinde meydana gelen orman yangınlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Çakar, orman yangınlarının kontrol altına alınmasının tehlikenin sona erdiği anlamına gelmediğini belirterek, önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, geçtiğimiz hafta Antalya, Muğla, Balıkesir, Çanakkale, Mersin, Aydın, İzmir, Yalova, Kütahya ve Isparta'nın çeşitli ilçelerinde çıkan yangınların ormanlara, tarım alanlarına ve doğal yaşama büyük zarar verdiği ifade edildi. Yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten TMMOB, zarar gören üreticiler ve bölge halkıyla dayanışma içinde olduklarını bildirdi.

"Yangınlarla mücadele sadece söndürmekten ibaret değil"

Ali Ekber Çakar, iklim değişikliği, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve yanlış arazi kullanımının orman yangını riskini artırdığına dikkat çekerek, yangınlarla mücadelenin yalnızca alevler çıktıktan sonra yapılan müdahalelerden ibaret olmadığını söyledi.

Orman Genel Müdürlüğü'nün (OGM) uzun yıllardır yangınları önlemeye yönelik çalışmalardan çok söndürme faaliyetlerine ağırlık verdiğini savunan Çakar, bunun önemli bir eksiklik olduğunu ifade etti.

"Orman köylüsü yeniden sürece dahil edilmeli"

Açıklamada, ormancılık alanındaki özelleştirme uygulamalarının orman köylüsünü üretim süreçlerinden uzaklaştırdığı belirtilirken, yangınla mücadelede bölgeyi iyi tanıyan orman köylülerinin daha aktif görev alması gerektiği vurgulandı.

Yangın riski taşıyan bölgelerde kapsamlı risk analizlerinin yapılması, acil durum eylem planlarının hazırlanması ve bu planların uygulanmasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.

Anayasa vurgusu

TMMOB, Anayasa'nın 169 ve 170'inci maddelerine dikkat çekerek, yanan orman alanlarının yeniden ağaçlandırılmasının ve farklı amaçlarla kullanılmasının önlenmesinin devletin anayasal sorumluluğu olduğunu hatırlattı.

Ayrıca orman köylerinin desteklenmesi, orman köylüsünün yeniden ormancılık faaliyetlerine kazandırılması ve devlet ile yerel halk arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

TMMOB'den çözüm önerileri

TMMOB açıklamasında, orman yangınlarıyla mücadele kapsamında şu önerilere yer verdi:

  • Ormancılık teşkilatında liyakat esaslı görevlendirmelerin güçlendirilmesi ve yeterli sayıda orman muhafaza memuru istihdam edilmesi.

  • Yangın söndürme ekiplerinde öncelikle orman köylülerine görev verilmesi.

  • Yerel yönetimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordineli bir eylem planı hazırlanması.

  • Anız yakılmasının engellenmesi ve elektrik iletim hatlarının düzenli olarak denetlenmesi.

  • Yangın emniyet şeritlerinin her yıl bakımının yapılması.

  • Ormanlara giriş kısıtlamalarının tüm kesimler için eşit şekilde uygulanması.

  • Yangın sonrası hazırlanan raporların şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması.

TMMOB, açıklamasını ormanların madencilik, turizm, enerji ve benzeri faaliyetler nedeniyle amaç dışı kullanımına son verilmesi çağrısıyla tamamlarken, doğal varlıkların korunmasını önceleyen, yeterli bütçe ve uzman personelle desteklenen kamucu ormancılık politikalarının vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.