Zonguldak ve Zonguldakspor tarihini araştırma uzmanı ve köşe yazarı Barış Işık, Zonguldakspor'un efsane teknik direktörü merhum Gündüz Tekin Onay'ı yazdı.
İŞTE BARIŞ IŞIK'IN YAZISI;
"Gündüz Tekin Onay; 31.05.1942 tarihinde Çankırı’da dünyaya gelir. Babası bir ağır ceza hakimidir ve futbolu sevmeyen sert mizaçlı bir adamdır.
Ancak Gündüz’ün aklı fikri futboldadır ve futbol serüveninin başlaması için ailesinden uzaklaşması gerekir. 15 yaşında Eskişehir’de başlayan ve oldukça kısa süren futbol yaşamının ardından henüz 26 yaşında antrenör olmaya karar verir.
Kısa kariyeri içinde oynadığı takımlar arasında o dönem Zonguldak ilinin bir ilçesinin takımı olan Kardemir Karabükspor da yer almaktadır. Hatta Karabükspor onun profesyonel olduğu takımdır.
Kastamonuspor ile başladığı antrenörlük yaşamının ilk yılında A Milli Takım Antrenörü olan Abdullah Gegiç’in yardımcılığına getirilir ve 1972 yılına kadar Genç Milli Takım dahil olmak üzere hizmetini sürdürür.
1969 yılından başlayarak ülkemizde düzenlenen tüm seminerlere katılma başarısı gösteren başarılı teknik adam ayrıca 21 sezon boyunca 1.Lig’de (Süper Lig) 462 lig maçına çıkarak kırılması zor bir rekora imza atar.
“1 ay kadar önce sakatlandım ve futbolu bırakmaya karar verdim. Tam ben bu kararı verdiğim sırada da antrenörümüz Kamil Üzülme görevinden ayrıldı. Yöneticiler benim takımı çalıştırmamı istediler. Kabul ettiğim zaman bir maceraydı belki. Ama şimdi mesleğime aşık oldum. Yenildiğimiz zaman ağladım. Galip geldiğimiz zaman ise dünya benim oldu. Bambaşka bir zevk duydum bu mesleğe karşı. Ve ileride çok iyi bir antrenör olabilmek için daha sıkı çalışmayı prensip edindim. Kurslara katılacağım ve bu işin ilmi ne ise onu yaptıktan sonra, sahneye en iddialı şekilde çıkacağım.” / Gündüz Tekin Onay
Onay, 1.Lig’de Adanaspor ile başlayan antrenörlük kariyerinin ikinci durağı olarak 1975-76 sezonunun başında önce Bursaspor ile anlaşmasına rağmen Zonguldakspor’a gelir.
Zonguldakspor güçlü rakipleri Fenerbahçe ve Galatasaray’a karşı mağlup olmama başarısı gösterse de henüz ligde galibiyet ile tanışamamıştır. Zonguldakspor ile birlikte galibiyet yüzü göremeyen bir önemli takım da Beşiktaş’tır. Ligde istediği sonuçları bir türlü elde edemeyen Beşiktaş teknik direktör değişikliğine gitmeyi tercih eder ve Zonguldakspor’un başında görevde olan Gündüz Tekin Onay ile anlaşır. Gündüz Hoca’nın Beşiktaş’ın başında çıktığı Zonguldakspor maçı oldukça gergin bir atmosferde oynanır. Gazeteci Şükrü Gülesin Beşiktaş’ın Zonguldak’tan bıçak altından zor kurtulduğunu yazar.
Gündüz Tekin Onay ile Zonguldakspor’un yolu 1977-78 sezonunda yeniden kesişir. Sezona efsane sendikacı Başkan Mehmet Tezer ile başlayan Zonguldakspor takımın başına Gündüz Hoca’yı getirir. Gündüz Hoca sezon öncesi Yugoslavya kampına katılan takımda transfer için yönetimden tam yetki almıştır.
Volkan Yayın ve Ömer Kaner gibi iki önemli oyuncunun Zonguldakspor’a transferini bizzat kendisi sağlar. Takımın 2 sezon elde ettiği sekizincilikler azımsanmayacak bir başarıdır.
Zonguldakspor artık 1.Lig’e çıktığı ilk yıllarda yaşadığı küme düşme korkusundan uzaktır. Hatta 1978-79 sezonu öncesinde kazanılan T.S.Y.D. Kupası’nda Gündüz Hoca takımın başındadır. Beşiktaş’a karşı alınan iki galibiyeti ile Gündüz Hoca Zonguldakspor taraftarına kendini affettirmiştir. Aynı sezon Galatasaray karşısında alınan galibiyet sonrası Türkiye’de birtakım güçler olduğunu ancak Zonguldak’ın inancının Galatasaray ile birlikte o güçleri de yendiğini söyler.
1979-80 sezonu Gündüz Tekin Onay’ın Zonguldakspor’un başındaki üst üste üçüncü sezonudur ve T.S.Y.D Kupası yeniden kazanılır. 11. Hafta Göztepe’yi sahasında 3-1 mağlup etmesine rağmen Zonguldakspor’un taze kana ihtiyacı olduğunu öne süren Teknik Direktör Gündüz Tekin Onay görevinden istifa eder.
Galip gelinen bir maç sonrası istifa etmesi belki bugünden bakılınca tuhaf gelebilir hatta takımın gidişatı da kötü değildir ancak yeni yönetim ile yaşadığı sorunlar onun ikinci Zonguldakspor macerasının sonunun nedeni olur. Sonrasında efsane futbolcusu Halil Güngördü takımın başına gelir ve sezon sonu tarihinin en iyi derecesi olan üçüncülük elde edilir.
Zonguldakspor ile Gündüz Tekin Onay’ın yolları üçüncü ve son defa 1986-87 sezonunun 5. haftasında yeniden kesişir. Sezona çok kötü bir başlangıç yapan Zonguldakspor’da henüz ikinci hafta sonrasında Macar Hoca Szager gönderilir. İlk dört hafta sonunda ise Zonguldakspor sadece bir puana sahiptir. 21 Eylül’de Rizespor’a karşı oynanan maçta takımın başında çıkan Gündüz Hoca 3-0’lık galibiyet ile takımın şeytanın bacağını kırmasına vesile olur.
Sezon boyunca ligde kalma mücadelesi veren takım bitime dört hafta kala ligde kalmayı garantiler. Gündüz Tekin Onay sezon sonunda takımdan ayrılma kararı alır ve Zonguldakspor ise sonraki sezon ard arda 14 sezon mücadele ettiği 1.Lig’e veda etmek zorunda kalır.
Teknik Direktörlüğü dışında spor basınında görev yapan Onay ayrıca futbol üzerine kitaplar yazar. Özellikle altyapı alanında ülkemize önemli hizmetleri bulunan Onay Türk futboluna oldukça önemli isimleri kazandırır.
Zonguldakspor’un başındayken Savaş Demiral’ı genç yaşta keşfedip takıma dahil eden de odur.
Türkiye Futbol Federasyonu’nda da son derece önemli görevlerde bulunan Onay 1996 yılında daha önce Teknik Direktör olarak hizmet ettiği Adanaspor’a başkan olarak yine bir ilki gerçekleştirip tarihe geçer. Grassroots, kadın futbolu, engelli futbolu, Futsal ve Plaj Futbolu milli takımları onun Türkiye Futbol Federasyonu’nda görev yaptığı yıllarda kurulur.
Eğitime ve bilime fazlasıyla önem veren Onay, TFF’de ARGEP departmanını kuran adamdır.
4 Ocak 2008 tarihinde aramızdan ayrılan Türk futbolunun önemli isimlerinden Gündüz Tekin Onay gün geldi eleştirildi gün geldi omuzlarda taşındı. Belki herhangi bir takımı şampiyon yapamadı ama Türk futboluna yüzlerce futbolcu yetiştirdi ve tesis kazandırdı. Özellikle altyapı üzerine yaptığı çalışmalar devrim niteliğindeydi. Elinde tespihi ve pala bıyıkları ile Mesut Yavuz’un tabiriyle alaturka bir görünüşü vardı ancak uygarlık onun kafasındaydı. Türk futbolu ve Zonguldakspor için yaptıklarından dolayı teşekkürler topu kalbine yakın tutan adam.
“Son derece pozitif, neşeli, espritüel, zorluklarla mücadeleden kaçmayan, çalışkan, zeki, cesur ve güçlü bir adamdı babam. Toplumun her kesimiyle dostluk kurabilirdi. Dürüstlüğü dışında karakter olarak en sevdiğim ve imrendiğim yönü buydu.” / Güntekin Onay"
Selçuk Koçaklı