Zonguldak

Üniversitede skandallar zinciri: ZBEÜ’de kadro, yayın ve kamu talanı iddiaları

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ), akademik liyakatten kamu ahlakına kadar uzanan bir dizi olayla çalkalanıyor

Abone Ol

Kadro dağıtımının kişiye özel yapıldığı, akademik yayınların emirle yazdırıldığı, kamu binalarının konuta çevrildiği ve üniversite personelinin özel işlerde çalıştırılıyor. İddiaların odağında ise başta Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere, üniversite yönetimi bulunuyor.

DOÇENTLİK ÖNCESİ “EMİRLE MAKALE” İDDİASI

Üniversitede peyzaj işleriyle anılan D. K. için doçentlik sürecinde adeta “akademik yayın seferberliği” başlatıldı. 2009–2023 yılları arasında yalnızca 5 makalesi bulunan D. K.’nin, 2023–2025 arasında 16 makale yayımlaması tesadüf olmasa gerek!..

Bu yayınların önemli bir kısmı, ZBEÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Ö. E. başta olmak üzere bazı akademisyenlere, Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in talimatıyla yazdırıldı. D. K. doçentlik sonucunun açıklanmasına göre kadro ilan tarihleri belirlendi!

D. K.’nin 17 yıllık akademisyenliği süresinde 4 projesini destek bulmuştur, 4’üde 2023-2025 arasındadır! D. K. ya iki yılda toplam 4.281.925 TL destek sağlanması, “bilimsel başarı mı, idari ayrıcalık mı?” sorusunu gündeme getiriyor.

45 PUANLA AKADEMİSYEN OLUNUR MU?

Bir başka skandal ise öğretim üyeliği atamasıyla ilgili… ZBEÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne Dr. Öğr. Üyesi olarak atanan A. Y. ZBEÜ’nün öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanma asgari şartlarını sağlamamasına kadro verilmiştir. İlgili yönetmelik gereğince en az 275 puan gerektiği halde A. Y. 45 puanla Dr. Öğr. Üyesi kadrosuna atanmıştır. Jüri üyelerinden birinin bu karardan dolayı pişmanlık duyduğunu açıkça dile getiriyor.

Liyakatsiz alımlar nadir de olsa bazen jüri üyeleri tarafından engellenmiştir. Örneğin; ortopedi bölümü akademisyenlerinden birinin eşini öğretim görevlisi olarak alınmaya çalışılmış, jüri üyeleri engellemişti. Aynı şahıs için 31.12.2025 tarihinde yeniden ilana çıkılması akıllara ilginç soruları getirmektedir…

BARIŞ AKADEMİSYENİNE TEK KAPI: ZBEÜ

Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzaladığı için araştırma görevlisi olarak çalıştığı Hacettepe Üniversitesinden ilişiği kesilen E. F. ZBEÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet bölümünde kadro verdi. Barış akademisyeni olduğu için kamudan ihraç edilenler arasında sadece Engin Fırat yeniden kadro bularak, bir devlet üniversitesinde çalışmaktadır.

FAKÜLTE BİNASINDA 15 YILLIK GİZLİ LOJMAN

En çarpıcı durumlardan biri ise kamu binalarının fiilen özel konuta çevrilmesidir.

Mühendislik Fakültesi idari personeli olan A. A., nam’ı diğer “Avni”, 15 yıldır Mühendislik Fakültesi Laboratuvarların olduğu binada kendisine tahsisi edilen ofisi 1+1 daireye çevirip bu alanı gece gündüz konut olarak kullanmasıdır. Üniversite lojmanlarında boş konutlar varken bir laboratuvar alanının konuta çevrilmesi, açık bir kamu zararı iddiasını doğuruyor.

Avni kendisine tahsis edilen ofisi içerisinde banyo wc bulunan 1+1 eve çevirmiş… Akşamları mühendislik fakültesi akademisyenleri ve öğrencileri ile alkol içen Avni’nin keyfi yerinde… Dönemin Mühendislik Fakültesi Dekanı bugünün Rektör Yrd Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, ondan sonraki Dekan bugünün Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in bu duruma neden müdahale etmediği merak konusu… Avni’ye bu kıyak neden yapılıyor acaba? Avni’nin alemleri ünlü, Avni de birilerine mi kıyak geçiyor yoksa!

ÜNİVERSİTE PERSONELİ ÖZEL EVLERDE Mİ ÇALIŞTIRILDI?

Rektörün bir diğer vukuatı ise kamu personelinin görevi dışında kullanılmasıyla ilgili.
Üniversite anaokulunda görevli gösterilen M. isimli bir kadın personel, rektörün özel konutunda temizlik, yemek başta olmak üzere evinde misafirlere hizmet etmesi için çalıştırılıyor. Evinde hizmetli olarak çalıştırdığı Mehtap’a da; “benden sonra seni burada barındırmazlar, Anaokulunda gözlerden uzak olursun orada” demiş.

Personelin çalışma saati 23.00’e kadar sürünce; yine üniversite personeli olan eşi durumdan şikâyetçi olunca Rektör Özölçer “sana yedirdiğimiz ekmeği yemeyi bil” demiş. Personel şikâyetinden sonra baskı gördüğünü, eşinin daha da geç saatlere kadar çalıştırıldığını ve üstü kapalı tehditlerle susturulmaya çalıştığını söyledi.

SORULAR AĞIR, YANITLAR YOK

Ortaya atılan iddialar karşısında kamuoyunun sorduğu sorular net:

• Akademik kadrolar bilimsel ölçütlerle mi, talimatla mı dağıtılıyor?

• Makaleler gerçekten akademik mi, yoksa “sipariş” mi?

• Kamu binaları kimlerin özel yaşam alanına dönüştürüldü?

• Üniversite personeli kimlerin hizmetinde çalıştırılıyor?