6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, 11 ilde büyük yıkıma ve can kaybına neden oldu. Depremden etkilenen kentlerden biri olan Adana’da da 11 bina yıkılırken 418 kişi yaşamını yitirdi. Kent genelinde 3 bin 279 binanın ise ağır hasar aldığı bildirildi.
Deprem gerçeğinin gündemdeki yerini koruduğu Adana’da, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Dr. Mehmet Tatar, kentin deprem tehlikesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güney Adana’daki alüvyon zeminlere dikkat çekti
Adana’nın deprem bölgesinde bulunduğunu belirten Tatar, özellikle Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam’ın bazı kesimlerinde bulunan alüvyon zeminlerin risk açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Tatar, depremi önlemenin mümkün olmadığını ancak doğru zemin üzerinde, deprem yönetmeliğine uygun ve sağlam yapıların inşa edilmesiyle can kayıplarının azaltılabileceğini söyledi.
“7 ve üzeri deprem riski görünmüyor”
Adana’da mevcut verilere göre 7 ve üzeri büyüklükte deprem oluşturabilecek bir fayın tespit edilmediğini belirten Tatar, kentteki fay hatları ve zemin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tatar, Güney Adana’nın ayrışık ve alüvyon zeminlerden oluştuğunu, Kuzey Adana’nın ise daha sağlam zemin özelliklerine sahip olduğunu belirtti. İlçeler bazında da farklılıklar bulunduğunu aktaran Tatar, Karataş ve Yumurtalık çevresinde aktif bir fay bulunduğuna dikkat çekti.
Karaisalı, Feke ve Tufanbeyli’nin daha sağlam zemin üzerinde bulunduğunu ifade eden Tatar, Ceyhan’ın ise deprem açısından riskli bir zemine sahip olduğunu söyledi.
2023 depremlerinin ardından Türkiye genelinde çok sayıda deprem meydana geldiğini belirten Tatar, iki büyük depremin art arda yaşanmasının faylardaki stres birikimi açısından önem taşıdığını ifade etti.
Tatar, Adana ve çevresindeki faylara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şimdilik yüksek deprem oluşturacak bir fay tespit edilmedi. Yumurtalık-Karataş tarafında deprem üretebilecek bir fayımız var. Pozantı ve Saimbeyli tarafında da ufak depremler oluşturacak faylar bulunuyor. Pozantı’da Kamışlı Vadisi’nden geçen ve denize kadar uzanan suskun Ecemiş Fayı var. Bunlar harekete geçerse deprem olabilir ancak 7 ve üzeri bir deprem riski görünmüyor.”
“Binalar daha sağlam duruma getirilmeli”
Deprem riskinin yalnızca fay hatlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tatar, yapıların dayanıklılığının da hayati önem taşıdığını vurguladı.
Tatar, deprem sırasında yıkılma riski bulunan binalarda yaşamaya devam edilmemesi gerektiğini belirterek, yapıların deprem yönetmeliklerine uygun şekilde inşa edilmesi veya gerekli durumlarda güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Adana’da geçmişte meydana gelen depremlerde yaşanan yıkımlara da değinen Tatar, yapıların yeterince sağlam olmamasını ve deprem yönetmeliğine uygun şekilde inşa edilmemesini temel sorunlardan biri olarak gösterdi.