Topaloğlu, iktidarın yargıyı bir sopa olarak kullanarak siyasi alanı dizayn etmeye çalıştığını savunarak, bu karar neticesinde atanacak hiçbir yönetimi tanımayacaklarını ilan etti.
Yeşil Sol Parti İl Temsilcisi Ali Topaloğlu’nun "Basına ve Kamuoyuna" başlığıyla paylaştığı açıklama şu şekildedir:
"Halk İradesine Yönelik Ağır Bir Vesayet Girişimi"
"CHP Kurultayı hakkında verilen 'mutlak butlan' kararı, iktidarın yargı eliyle siyaseti dizayn etme hamlesidir. Bu karar, demokratik siyasete açık bir müdahale, halk iradesine yönelik ağır bir vesayet girişimi ve fiili bir yargı darbesidir.
Demokrasinin en temel ilkelerinden biri, halkın ve siyasi partilerin kendi iradeleriyle seçtikleri yöneticilerin meşruiyetine saygı duyulmasıdır. Sandıkta ve parti iradesiyle ortaya çıkan tercihleri yargı eliyle tartışmalı hale getirmek, yalnızca bir siyasi partiye değil, doğrudan demokratik düzene müdahaledir."
"YSK Tarafından Kesinleştirilmiş Kurultaya Müdahale Edilemez"
Yüksek Seçim Kurulu'nun yetkilerine ve seçim hukukuna dikkat çeken Topaloğlu, açıklamasına şu sözlerle devam etti:
"Ayrıca bu karar, bir siyasi partinin iç işleyişine ve seçim süreçlerine yönelik yetkisiz bir müdahale niteliği taşımaktadır. Yüksek Seçim Kurulu tarafından denetlenmiş ve kesinleştirilmiş bir kurultayın sonradan mahkeme kararıyla hükümsüz hale getirilmeye çalışılması, seçim hukukunun temel ilkelerini yok saymakta ve anayasal sistemin işleyişine yönelik bir müdahale niteliği taşımaktadır."
"Ülke Otoriter-Totaliter Bir Rejime Sürükleniyor"
Mahkemenin müdahalesinin Türkiye'yi derin bir krize sürükleyeceğini belirten Ali Topaloğlu, açıklamasını şu uyarılar ve net duruşla noktaladı:
"Yargının bağımsızlığını tasfiye ederek onu iktidarın politik mühendislik aracına dönüştüren bu anlayış, yalnızca muhalefeti hedef almakla kalmamakta, Türkiye’nin en temel ihtiyacı olan toplumsal barışı, demokratik siyaset zeminini ve ortak yaşam umudunu da sabote etmektedir.
Siyasal rekabetin sandıkta değil mahkeme koridorlarında belirlenmeye çalışılması, ülkeyi geri dönülmesi zor bir otoriter-totaliter rejim hattına sürüklemektedir. Hukuku iktidarın sopasına dönüştüren bu yaklaşım, toplumsal meşruiyet krizini daha da derinleştirecek ve Türkiye’yi içinden çıkılması zor bir sürece sürükleyecektir.
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey yargı operasyonlarıyla muhalefeti tasfiye etmek değil, halkın iradesine saygı göstermek, demokratik siyaseti ve toplumsal barışı güvence altına almaktır. Bu kararla atanacak hiçbir yönetimi tanımıyoruz."