7 Haziran seçimleri Zonguldak için bir Milat değildi. 
Dolayısıyla 1 Kasım seçimleri de Kıyamet olmayacak.
Zonguldak, Cumhuriyet’in ilk sanayi şehirlerinden olmasına rağmen, bu güne kadar maalesef  63 tane Hükümetten beklediği, hak ettiği ilgiyi görememiş. 
Seçim öncesi ve sonralarında bekleyiş ‘böyle gelmiş- böyle gider’ kafasında olmuştur.
Fazla da haksızlık etmeyelim… Çates ve Erdemir gibi Cumhuriyet’le yaşıt kurumlardan sonra, Eren Enerji gibi bir santral yapılabilmiş çok şükür! 
Köylere içme suyu, ilçeler arasına asfalt yol, birkaç tünel… 
Hatta Kozlu Limanında Çekek/Balıkçı Barınağı’na benzer Meyhane/vari ucube… 
Lağım kokan deresi üzerindeki köprüye, çiçek saksıları bile kondu… 
İmara aykırı yapılaşmasıyla, ülke’nin kaçak bina cenneti(!) oldu.
TTK; BATIŞ MI, SATIŞ MI?
Sanayi şehri demişken… TTK (Türkiye Taş Kömürleri Kurumu) yıllık 700 milyon lira zarar ediyor. 
14 Ekim de ihalesi yapılacak olan ve 8 bin 800 çalışanını kapsayacak zorunlu ferdi kaza sigortasıyla zarar daha da artacak. (Ferdi Kaza Sigortası için sakatlanma ve ölüm tazminatı 150 bin lira, adam başı net prim de 700 bin lira olarak belirlendi.) 
Ton başına 700 lira zarar eden kurum’un, Zorunlu Kaza Sigortası ile zararı, 800 - 850 lira’ya çıkacak. 
Zarar ne kadar mı? 1 milyon 100 bin ton ile çarpın, bulun.
İş bu kadarla da bitmiyor. Asgari ücretin 1.300 lira olmasıyla, yıllık zararın üzerine % 30 daha koyun bakalım. Bitmedi: Toplu sözleşme farklarını da koyun…
Ve sonra düşünün hele… TTK’da kaza neticesi sakatlanan ve ölenlere tazminatları, SGK tarafından ödeniyordu, değil mi? ‘Özel Sektör’ neyse de… Peki, Hükümet, neden bu Zorunlu Ferdi Kaza sigortasını TTK’ya ödetme kararı aldı. Seçim vaatleri arasında olan 11 milyon ‘Emekliye seyyanen 100 lira zam’ın, SGK’da ki ağırlığını hafifletmek için olabilir mi? Ya da Kurum ‘Abbas yolcu’ statüsüne mi girdi? Neyse…
Gelelim üretime. Malum-u Aliniz; TTK üç çeşit kömür üretiyor. Filitrasyon (Çatalağzı)+ 0.10(Karabük) + parça(torba) olmak üzere. 600 liraya üretiyor, ortalama 220 liraya satıyor. 
Yani: bir ton kömürü bir kilo pastırma fiyatına satıyor. 
Peki, bu şartlarda TTK, işçisine yıl da dört ikramiye ve ürettiği 100 bin ton parça kömürün, 30 bin tonunu dağıtmaya devam eder mi? 
İktidar’ın İl Yönetimi ve TTK’ daki ‘yerleşik düzen’in umurunda olmadığı gözüküyor. 
İşçi için ‘Yat gölge de maaş bölgede’ tekerlemesi vardı eskiden. 
Şimdi, sadece TTK ve Amele Birliğinde değil, şehirde ‘Çift Maaşlı’ seçilmiş ve atanmışların ‘ağalığı’da moda… 
Sendika da öyle… Dertleri ‘Kuruma işçi alınsın, Sendikanın kasasına üye aidatı /para girsin’.
İşçiye iki asgari ücret maaş ve hafta da iki gün izin akıllarının ucundan bile geçmemiş, düne kadar…
Kurumda çalışanların oluşturduğu tabela dernekleri… Sendika seçimlerinde ortaya çıkan Hemşehri Dernekleri… İnsan gücü Eğitim ve Kok Fabrikası yanındaki alanları şu anda kimler kullanıyor? Politika yapmak varken, ‘Üretim ve tasarruf’ konusunda ‘kadeh tokuşturmak’ yakışır mı ‘İşçi Aristokratları’na? 
Karadon aylık 4 milyon KW/saat elektrik tüketiyormuş. Üzülmez 2 milyon KW/saat… Kimin umurunda? 
Karadon, kömürü 1150 liraya üretirken, Üzülmez, 750 liraya üretiyorum diye övünüyor. 
İki yıldır işletme müdürsüz çalışan bey; Tonu 480 lira olan Parça ‘torba’ kömürden ne kadar üretiyorsun? Üretim düşmesi; işçi azlığı, kömür yokluğundan mı, yoksa?
600 liraya üret, bir kilo pastırma fiyatına sat…
Şimdi; sormak hakkımız değil mi gidişat nereye diye…

FİLYOS – MİLYOS
Bir de ‘Çene suyu çorba’ Politiplerin, her seçim öncesi, dillere pelesenk yaptıkları ‘Projemiz’ var.
Bu gün ki adı Filyos: MÖ: 3.YY. başlarında TİOS Antik kenti olarak ticari amaçla kurulmuş. Jeopolitik ve Askeri özellikleri var. İç Anadolu’nun Karadeniz’e açılan kapısı olmanın ötesinde, Deniz yoluyla Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle bağlantı rahatlığı düşünülüp, Türkiye’nin en büyük Serbest Bölgesinin kurulması için, 30 yıl önce projesi ortaya atılıp, bütçelerden kaynak ayrılmaya başlanmış.
İyi bir senaristin eline geçse, izlenme rekorları kıracak filme dönüştürülebilir. 
Kaç Başbakan, Zonguldak Milletvekili bu konuda ahkâm kesti, oy alabilmek için bölge de ‘güvercin taklası’ attı. Filyos Projesi’nin hayata geçmesi konusunda, yöre halkının iktidar ve Muhalefete güveni yok.
-‘Yapılacak olsa, yapılırdı’ deniyor. Haklılar… 
Ordu-Giresun arasında 4 yıl önce doldurulmaya başlanıp, denize yapılan(Dünya da üçüncü, Avrupa da birinci) ve hizmete açılan ‘ORGİ Havaalanı’ ortada iken…
Eski adı TİOS, bu gün ki adı FİLYOS… 
Her dönem politika’ya alet edildiği için, seçmen’in taktığı isim ise FİLYOS - MİLYOS (!)oldu.

FOTOĞRAFÇI VEKİL ADAYI  
Elbette, ödediğimiz vergi kadar yatırım alamayan iller arasındayız. 
Ancak, başlanan işlerin bitirilmeyişinden doğan sıkıntılar konusunda haklıyız. 
Zonguldak - Ereğli arasındaki 45 Km’lik yol, 50 yıldır bitirilemiyor.
Hadi, diyelim ki; yol işi zor iş(!).
Peki: Site de tam yirmi yıl önce başlanan kapalı spor salonu, ne zaman bitirilecek kardeşim?
Bir de… Ayvatlar da yıllar önce, Dünya Bankası Kredisi ile yapılan ve öğrencileri Beycuma’ya kaydırılan, dolayısıyla çürümeye terk edilen modern bina Milli Servet değil mi?
Bunlarında resmini çekiver, Sayın Vekil Adayı… 
Bizim Adliye’den emekli Vekil adayımız, Zonguldak girişinin resmini çekmiş ve Sayın Cumhurbaşkanı’na göstermiş. Sayın Cumhurbaşkanı da ‘Yapma yahu, Zonguldak girişi böyle pejmürde mi’ diyesi imiş!
Demek ki, Zonguldak’ın Vali ve iktidar partili Milletvekilleri ile İl yöneticileri, şehrin bu rezilâne görüntüsünü, yıllardır, (13 yıl boyunca) Sayın Başbakan ve Cumhurbaşkanından gizlemeyi becermişler(!)
Sayın Vekil adayı, oldu olacak; Sağlık İl Müdürlüğü ve Hastaneler Birliği Genel sekreterliğinin, ay da 25 bin lira kira ile oturdukları, denize nazır daireler ve Sağlık Müdürlüğünün Ankara çıkışındaki arsasının resmini…
Hızlı Tren edebiyatı yapanlara inat, dört yıldır bitmeyen Gar Binası resmini…
Zonguldak’ta görev yaptığınız süre içinde, günde en az dört kere önünden geçtiğiniz, martıların tuvaleti haline gelen tarihi eser şarjömen yapının rezil durumunu da çekiniz… 
Şehrin girişinde ve ziyarete kapalı Gökgöl Mağarasını da unutmayın…
Kim bilir, belki de resim çekmekle düzelir bu işler...
7 HAZİRAN’a BAKIŞ
7 Haziran seçimleri arifesinde Halkın Sesi Gazetesi’nde yazı ve Pusula TV konuşmalarımda, Partilerin ‘aday’ listeleri dışında kalanların ‘Özgül Ağırlıklarının’ daha fazla olduğunu belirtmiştim.
Böyle olunca, AKP ve CHP’de dışarıda kalanların Manipülasyonu yanında, Zeki Çakan’ın 
Maddi -  Manevi yoğun gayret sarf etmesi, MHP’ye bir Vekil kazandırdı.
Aslında, MHP, ciddi ciddi ‘İktidar hedefi’ koymuştu ortaya. 
Hatta vaatleri toplamını 71. 9 milyar liraya çıkartmıştı. Vatandaş’ta ‘MHP Koalisyon ortağı olarak Hükümet olur, ‘Çakan Bakan’, Yavuz Erkmen’de ‘Bakan Yardımcısı’ olur’ zannetti, oy verdi…
CHP: 146.251 oy ile iki Vekil ( Şerafettin Üstünkol, Ünal Demirtaş), AKP: 142.000 oy ile iki Vekil
(Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu) çıkarttı. CHP: 4 bin oy fazlasıyla Zonguldak’ta birinci parti oldu. 
MHP: 61.473 oy, HDP ise 4. 416 oy aldı.
YENİ LİSTELERE BAKIŞ
Partilerin yeni listelerinde, fark edilen değişiklik CHP’de oldu. 3. sıradaki Deniz Yavuzyılmaz çıkartılıp, kamuoyunda oy olarak karşılığı ve örgüt içinde arkası olan Harun Akın listeye kondu.
Listeye giremeyen Deniz’in: Genel Merkezi eleştiren ‘desteksiz’ açıklaması kamuoyunda; gençliğine ve maddi - manevi yorgunluğuna verildi.
CHP listesinde, Ali İhsan Köktürk’ün yerine katılan Buket Müftüoğlu’nun, potansiyel gücü yok.
2. sıra adayı Ünal Demirtaş’ta, eleştirilerin genel merkezi gibi… 
Ereğli de Halil Posbıyık ve liste dışı kalanların ‘özgül Ağırlıkları’ daha yoğun.
AKP listesi değişmedi. Tabanından ilgi görmeyen Hüseyin Özbakır yine liste başı. 
Listede Emine Çift yok. Yerine giren Aytekin Celal Kazancı da fark edilmedi. 
Zonguldak’ta 4. 414 oy alan HDP’ de, liste başı olan Ali Topaloğlu bu kez yok. 

CHP’NİN İŞİ ZOR?
Zonguldak’ta, şu an da görülen: CHP ve AKP’nin ikişer Milletvekillikleri garanti. 
AKP ve CHP içinde, sıralamaya giremeyenlerin aleyhte tezahüratı olacak elbette. CHP’de Ereğli Dukalığı, Çaycuma, Devrek ve Gökçebey’in unutulmuşluğu hatırlatılacak.
CHP’nin en büyük Handikabı, Genel Merkez’in iktidar hedef ve hevesinden uzak oluşu ile Zonguldak Belediyesi’ndeki düzensizlik. 
Kılıçdaroğlu, 150 Vekil çıkartabileceklerini söylüyor. 150 Vekil tek başına iktidar etmiyor. 
CHP’nin de bulunduğu, bir koalisyonun olmayacağı 7 Haziran sonrası görüldü.
İktidar hedefi olmayan bir parti, seçmene ne anlatacak, ne için oy isteyecek?
Zonguldak’ta CHP’nin yumuşak karnı ve el freni, Zonguldak Belediyesi…
İmara aykırı yapılaşma ile Zonguldak, kaçak bina cenneti olmuş. Belediye de disiplinsizlik hâkim. Çarşı da seyyar satıcılar, caddeleri işgal etmiş. ‘Fuzuli Şaki’ durumundaki ‘Köprü altı Esnafı’na çözüm getirilmemiş. İşçi anıtında, Vilayet önünde açıkta balık, yol ortasında kamyonette’nar’ satılıyor. Direkt Başkana bağlı Zabıta, görüntü olarak ta yok. Fakir aylıkları ödenmiyor. 
Kış geldi çattı. Kaldırımlara basınca yine pis sular sıçrayacak. 
Belediye’de işlerin hep aynı müteahhide verilmesi, kamuoyuna açıklanmıyor. Bir milyon lira fazla veren müteahhide verilen 15 bin tonluk asfalt ihalesinin, neden iptal edilmediği bilinmiyor. 
Kılıçdaroğlu, geçen hafta Zonguldak’ta konuştu. Belediye Başkanı Akdemir’in yanında ‘Zonguldak yaşlılar şehri oldu’ dedi. Zonguldak’ta Halk Otobüsü İhalesi yapılmış. Yasa ile(Resmi Gazete Sayı:28931) belirtilmesine rağmen 65 yaş üzeri insanlar (Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği yaşlılar), Toplu Taşıma Hizmetlerinden, ücretsiz yararlanamıyor. 
Zonguldaklı soruyor “CHP’li belediye de gücünü kullanamayan, yaşlısına sahip çıkamayan Kılıçdaroğlu, ‘bol keseden’ attığı vaatleri nasıl yerine getirecek?”
AKP’nin DURUMU
13 yıl iktidar da kalmanın verdiği atalet, peş peşe yanlışları getirdi. Yolsuzluk ve Yoksulluk konularında fire verdi. Bakanları ile şaibeli işler açısından sıkıntı çekti. Çözüm Süreci adlı Doğu - Güneydoğu taktiği işe yaramadı. Üstüne üstlük: PKK’yı bölgeye yerleşip, Devlet’e kafa tutma noktasına getirdi. Seçilen Vekiller: Genel Merkez ile teşkilatlar arasında sıkıştı. 
Atadığı Bürokratlar, sorunlarla hem hal olamadı. Merkezi Atamanın temsilcisi, şehrin kangren olmuş sorunları dururken, ‘Teleferik’te teleferik’ diye tutturdu. 
Şehrin ortasında ‘eşek ölüsü’ gibi yatan Lavuar Alanı ile Liman içindeki Şarjömen Yapı (tarihi Kömür İskelesi) görmezden gelindi? 
Atatürk’ün şehre çıktığı bu bölgedeki rezil görüntüler mi ‘teleferik turları’ ile gösterilecek insanlara?
Hedef: KUDEB (8.5 milyon lira) ve Turizm Alt Yapı Birliğindeki (1 milyon lira) paraları, keyfe keder teleferik’ yapmak mı? Bu paralar; Şehrin ortasında ‘eşek ölüsü’ gibi yatan, Lavuar Alanı projesi ve limandaki şarjömen yapı’nın aslına uygun düzenlenmesinde kullanılmalı.
Uzun süre parti yönetimlerinde olanlar, ‘yerleşik yapı’ durumuna geldi. 
Liste muhalifleri, Hamdi Bektaş Kafası politipler ve Beycuma Diasporası, yine mutlu değil.
Örgüt ve Bürokrasi, Muhalefet puan kazanmasın diye yöre de hizmeti (Lavuar Alanı Projesi)
Aksattı. Sorunlar yumağı içinde 7 Haziran da Zonguldak’ta bir Milletvekili kayıp edildi.
Zonguldak’ta liste başı yine partinin el freni… Çaturoğlu, Ereğli- Alaplı’yı taşıyacak güçte değil.
Özcan Ulupınar, 7 Haziran da iç ve dış muhalefetten ürkmüş, maddi- manevi frene basmıştı. Şimdi yine ortalıkta yok.
Son zamanlarda: Muhalefetin koalisyon kurmaması ve iktidar hedefi koymaması ile: Çözüm sürecini bitirip, PKK’ya ağır darbeler vurması, AKP’ye kamuoyuna moral kazandırdı. 
Ancak: İntibak Yasası’nı çıkartmadan, ‘bin lira alan emekli ile 3 bin lira alan emekliye de seyyanen 100 lira zam vereceğim demesi, Zonguldak’taki 150 bin emekli arasında ‘adaletli’ bulunmadı. Genel Merkez de değişiklik yapıp, yolsuzluk ve yoksulluğa yeniden el atacağına söz vermesi de ciddiye alınmadı. AKP’nin umudu, eriyen MHP ve HDP.

MHP’nin DURUMU
MHP, 7 Haziran seçimi öncesi, ‘iktidara aday’ havası yayıp, AKP aleyhtarlarının toplandığı partilerden biri oldu. Ancak; seçim sonrası ‘Kırmızı Çizgi’ mucidi CHP’ye uyup ‘HAYIR’cı tavrı ile seçmenini çileden çıkarttı.
MHP, 7 Haziran öncesi açıkladığı (bütçe’ye 71. 9 milyar lira yük) seçim vaatlerini, 85. 5 milyar liraya çıkarttı. Adeta Haydar Baş ile rekabete girdi. Yine İktidar hedef ve hevesi yok. 
İktidara aday olan bir parti; ‘Sinan Ogan, Tuğrul Türkeş, Ali Uzunırmak, Meral Akşener’ gibi kamuoyunda ve seçmen de karşılığı olan siyasetçileri listelerden uzaklaştırır mı?
Şimdi yine, yarım ağız ‘HDP hariç, ‘herkesle koalisyon kurarım’ diyor. Ancak; koalisyon kurmaya engel ‘dört ilke saklı kalmak şartıyla’ diye ekliyor. 
Ankara’daki son terör eylemi sonrası, Başbakan’ın ‘terör’e karşı eylem birliği’ çağrısına yine meşhur ‘HAYIR’ tavrını koyması, bardağı taşıran damla oldu. 
Bahçeli’nin, seçmeni bu kez inandırması çok zor… 
MHP: Türkiye de barajı zor da olsa geçer. Zonguldak’ta Milletvekili çıkartması ise çok zor… 
SONUÇ: Zonguldak: Başbakan ve Meclis Başkanları çıkardı, ödediği vergi kadar yatırım alamadı. Bürokratlarının çifte maaşlarına inat, kangren olmuş sorunlar çözüm bulmadı. 
Emekli sayısı 150 bin oldu. Emekli çocukları iş için göç etti. 
Anjiyo Ünitesi olmayan hastaneleri yüzünden İzmit, İstanbul ve Ankara’ya sevk edilen hastaları, ne çift maaşlı bürokratları gördü, ne partilerin yerleşik düzenleri. 
Personel sayısı kadar yöneticisi olan Amele Birliği ile yaşıyor yıllardır. 
Dolayısıyla, Umut, adına değişen bir şey yok yine… 
Falanca parti iki, filanca parti üç çıkartsa ne yazar?
7 Haziran Milat olmadı ki Zonguldak için; 1 Kasım da Kıyamet olsun!..
Hayat devam edecek, anlayacağınız.