Yaşam

AB Yolundaki Türkler: Romanya mı, Yunanistan mı? Süreler, Kurallar ve Vatandaşlığa Giden Gerçek Yol

Türk vatandaşları için hangi AB vatandaşlığı mümkün: Romanya mı, Yunanistan mı? Başvuru sürecinin gerçeklerini inceleyelim: süreler, belgeler, ret nedenleri, kuralların istikrarı ve AB statüsüne giden yol.

Abone Ol

AB'ye göç etmeyi planlayan Türk vatandaşları, statü almak için farklı ülkeleri değerlendirmektedir. Göçmenlik avukatları, danışmanlık görüşmelerinde müşterilerin her geçen gün daha fazla Yunanistan seçeneğinden bahsettiğini belirtiyor.

​İlk bakışta bu durum oldukça mantıklı görünüyor: Ülkenin yakınlığı, tanıdık iklim ve benzer mantalite, Yunanistan'ı Türk göçmenler arasında uzun zamandır popüler bir seçenek haline getiriyor. İnternet mecralarında; gayrimenkul alımı yoluyla oturum izni, iş kurma, altın vize, çalışma veya eğitim gibi çeşitli programların reklamları aktif bir şekilde yapılıyor.

​Ancak uygulamada her şeyin daha karmaşık olduğu ortaya çıkıyor. Yunanistan programlarının çoğu, ciddi yatırımlar yapılmasını ve bu statünün uzun yıllar boyunca korunmasını gerektiriyor. Üstelik elde edilen sonuç, 5-7 yıl sonra kalıcı oturum izni veya vatandaşlığa dönüşeceği garantisi olmayan geçici bir oturum iznidir.

Hukukçular, çok daha güvenilir ve hızlı bir seçeneğe dikkat çekilmesini öneriyor: Repatriyasyon yoluyla AB vatandaşlığı. Bu program henüz çok yaygın olarak bilinmese de birçok Türk vatandaşı, belirsiz ve kısa süreli oturum izinleri yerine şimdiden iki yıl içinde Avrupa pasaportlarını almış durumdadır.

​Türkler İçin Yunanistan'a Göç: Süreç Ne Kadar Sürer ve Hangi Sorunlarla Karşılaşılır?

​Duruma gerçekler üzerinden bakıldığında, Yunanistan'da yasal statü kazanma süreci şu şekilde ilerlemektedir. Dayanak noktası ne olursa olsun —iş kurma, gayrimenkul, altın vize, çalışma veya eğitim— kişi öncelikle oturum izni alır. Bu, programın tüm koşullarının yerine getirildiğini kanıtlayarak düzenli olarak uzatılması gereken geçici bir statüdür.

​Kalıcı oturum izni hakkı ancak 5 yıllık ikametten sonra ortaya çıkar; vatandaşlık ise ancak ek şartların yerine getirilmesi durumunda en erken 7 yıl sonra alınabilir.

Bu durum; sürelerin uzaması, yenileme aşamasındaki zorluklar ve göçmenlik makamlarının subjektif yaklaşımları gibi sürekli riskleri de beraberinde getirir. Tüm koşullar yerine getirilse bile, kararın olumlu olacağına dair mutlak bir kesinlik yoktur.

​Sonuç olarak, yıllar bekleyiş ve belirsizlik içinde geçmektedir; çünkü başvuru sahibinin vatandaş olacağına, hatta oturum iznini yenileyebileceğine dair hiçbir garanti bulunmamaktadır.

Kurallar Süreç İçinde Değişirken: Yunanistan Neden Giderek Daha Fazla İstikrarsız Görülüyor?

Yunanistan'da statü almanın önündeki ayrı bir sorun ise göçmenlik kurallarının istikrarsızlığıdır. Hatta süreçleri hâlihazırda devam eden kişiler bile, koşulların kelimenin tam anlamıyla süreç devam ederken değişmesiyle düzenli olarak karşı karşıya kalmaktadır.

​Son yıllarda bu durum, özellikle popüler programlarda belirgin bir şekilde görülmektedir:

● ​Gayrimenkul değerindeki asgari sınırların yükseltilmesi.

● Altın Vize şartlarının yeniden gözden geçirilmesi.

● ​Statü uzatma gerekliliklerinin zorlaştırılması.

● ​Gelir kaynakları ve ülkede fiilen bulunma süresi üzerindeki kontrollerin sıkılaştırılması.

Bu durum, kontrolün olmadığı hissini yaratmaktadır. Başvuru sahibi tüm koşulları detaylıca inceleyebilir, yürürlükteki kurallara göre başvuruda bulunabilir ve oturum iznini başarıyla alabilir. Ancak yenileme zamanı geldiğinde, gerekliliklerin çoktan değiştiği görülür: Tutarlar değişmiş, kurallar yeniden gözden geçirilmiş ve yeni koşullar eklenmiştir.

​Kısa süre öncesine kadar sorunsuz işleyen süreçler, aniden ek yatırımlar gerektirebilir veya tamamen erişilemez hale gelebilir.

Schengen Vizesi Ret Nedenleri: Hakkında Konuşulmayan Gerçekler

Bir vatandaş AB'de uzun süreli kalmayı planlıyorsa, güvenilir ve korunaklı bir statü seçmesi büyük önem taşır. Kamuoyuna yansıyan olumsuz vakalar, Türk vatandaşları için standart bir Schengen vizesi almanın bile ciddi bir sorun haline gelebildiğini göstermektedir.

​Bunun en çarpıcı örneği, ünlü Türk gazeteci ve Medyascope medya platformunun kurucusu olan Ruşen Çakır’ın yaşadığı durumdur.

Ününe, profesyonel itibarına ve seyahat amaçlarının net olmasına rağmen, kendisine ve aile üyelerine net bir gerekçe gösterilmeden Schengen vizesi verilmedi. Bu olay, söz konusu kişinin sıradan bir başvuru sahibi olmaması nedeniyle Türkiye'de geniş çapta yankı uyandırdı.

Bu durumu münferit bir skandal olarak görmemek gerekir. Aksine, sistemdeki daha derin bir sorunu gözler önüne sermektedir: Ün, şeffaflık ve sosyal statü bile vize reddine karşı tam bir koruma sağlamamaktadır. Eğer kamuoyuna mal olmuş kişiler bile bu tür engellerle karşılaşabiliyorsa, sıradan bir başvuru sahibi çok daha savunmasız bir konumda kalmaktadır.

Sıradan bir vize alımı bile Türk vatandaşları için bu denli zorlu bir sürece dönüşebiliyorsa, oturum izni veya diğer göçmenlik prosedürlerinin ne kadar güç olabileceğini varın siz düşünün. Bu örnek açıkça gösteriyor ki; tesadüfi kararlara bağlı kalmak yerine, istikrarlı ve korunaklı bir statüyü garanti eden yolu seçmek önemlidir.

​Türkler için 2 Yılda AB Vatandaşlığı: Gerçekten Çalışan Yasal Yollar

Türk vatandaşları için AB vatandaşlığını iki yıl gibi kısa bir sürede almayı mümkün kılan yasal bir program mevcuttur. Bu, birçok Türk vatandaşının halihazırda yararlandığı, bir kısmının sürecini tamamladığı, bir kısmının ise başvuru aşamasında olduğu Romanya vatandaşlığı iadesi prosedürüdür.

​Bu programın en temel farkı; yatırım yapma, gayrimenkul satın alma veya ülkede uzun yıllar yaşama şartı gerektirmemesidir. Klasik oturum izni, kalıcı ikamet veya 'altın vize' programlarının aksine, burada tüm ara aşamalar atlanır: Geçici oturum iznine gerek yoktur, dil sınavı veya dil testi zorunluluğu bulunmaz ve herhangi bir finansal alt sınır aranmaz.

​Bu statü bir kez alınır ve ömür boyu geçerlidir. Bir veya iki yıl sonra kuralların değişmesi ve her şeye en baştan başlama zorunluluğu gibi bir risk söz konusu değildir.

Romanya vatandaşlığının avantajları oldukça açıktır:

​Diğer AB vatandaşlarıyla eşit haklar — Herhangi bir AB ülkesinde yaşama, çalışma ve eğitim görme imkanı.

​Güven ve istikrar — Devletin vatandaşlığı tanıması ve sosyal güvenceler sağlaması.

Vize ve izinlerden tam bağımsızlık — Schengen bölgesinde kısıtlama olmaksızın seyahat özgürlüğü.

Yerel halkla eşit şartlarda eğitim ve iş imkanı — İstihdam veya eğitim konularında hiçbir kısıtlamanın olmaması.

Burada, Avrupa Birliği'ne yapılan standart göç süreçlerinde karşılaşılan riskler ve sorunlar söz konusu değildir. Repatriasyon süreci; yatırımlara veya göçmenlik makamlarının tesadüfi kararlarına değil, doğrudan yasaya dayanmaktadır.

Romanya Vatandaşlığı: Neden Türkler İçin Erişilebilir?

Romanya repatriasyon programı toprak esasına dayanmaktadır. Yasalar, başvuru sahibinin atalarının bir dönem Romanya sınırlarına dahil olan topraklarda yaşamış olması durumunda vatandaşlığın iadesine imkan tanır. Bu süreçte milliyet ve din belirleyici bir önem taşımaz; asıl olan resmi kayıtlar ve belgelerdir.

Şunu belirtmek önemlidir ki; birçok Türk vatandaşı bu programa katılma hakkına sahip olduğunun farkında bile değildir. Çoğu durumda, repatriasyon için yasal bir dayanağın olup olmadığını öğrenmek için bir göçmenlik uzmanına danışmak yeterlidir. Böylece kişi, uzun ve belirsiz oturum izni süreçlerini atlayarak, ekstra masraf ve bürokrasiye takılmadan yasal yoldan vatandaşlık alma imkanına sahip olur.

Repatriasyon yolunu seçen bir başvuru sahibi; AB vatandaşı olarak istikrarlı ve resmi belgelerle tescillenmiş bir statü kazanır. Bu sayede, Avrupa pasaportunun sunduğu tüm hak ve olanaklara kapılarını açmış olur.

Romanya vatandaşlığı kimler için avantajlı?

Romanya repatriasyon programı, Türk vatandaşlarının çok farklı kategorileri için uygundur.

Girişimciler

​Türkiye’de iş dünyası istikrarsızlıklarla karşı karşıya kalmaktadır: Sıkça değişen yasalar, yüksek vergi yükü ve enflasyon kârı olumsuz etkilemektedir. Romanya vatandaşlığı almak, yerel mevzuat değişikliklerine bağımlı kalmadan, istikrarlı bir ekonomik ortamda iş yapma özgürlüğü sağlar. Avrupa genelinde sözleşmeler yapmak, banka hesapları açmak ve iş yürütmek çok daha kolay ve güvenli hale gelir.

Uzmanlar

​Yüksek nitelikli uzmanlar, kariyer gelişimleri ve potansiyellerini gerçekleştirmek konusunda Türkiye'de sık sık kısıtlamalarla karşılaşmaktadır. Bir AB ülkesi vatandaşlığına sahip olmak, Avrupa iş gücü piyasasına doğrudan erişim sağlar; yerel çalışanlarla eşit şartlarda çalışma imkanı sunar ve kendi ülkenizde ulaşılması zor olan fırsatların kapısını açar.

Aileler

​Aileler için en önemli konuların başında çocukların eğitimi ve geleceği gelmektedir. Avrupa’da eğitim hem kaliteli hem de erişilebilirdir; ayrıca istikrar, güvenlik ve çok sayıda gelecek vadeden, yüksek maaşlı iş imkanı sunulmaktadır. Tüm aile bireyleri için vatandaşlık alınması, hukuki koruma ve uzun vadeli bir istikrar sağlar.

​Vize Engellerinden ve Belirsizlikten Yorulanlar

​Vize reddi alan, geçici oturum sürelerini uzatmakla uğraşan ve sürekli değişen kurallarla boğuşan kişiler için bu süreç, bir kez ve kalıcı olarak istikrarlı bir sonuç sağlar. AB vatandaşlığı, kişiyi göçmenlik makamlarının sürekli denetiminden ve geçici programların beraberinde getirdiği belirsizliklerden kurtarır. Artık vize kuyrukları ve kontroller geride kalır.

Romanya vatandaşlık programı; geçici ve belirsiz çözümlerden tam bir hukuki statüye geçmenizi sağlayarak, standart bir oturum izni veya kalıcı oturum izni ile elde edilemeyecek fırsatların kapısını açar.

​Romanya mı, Yunanistan mı? Karar vermenize yardımcı olacak kriterler

Göçmenlik avukatlarının Romanya repatriasyon programını önermesi tesadüf değildir. Birçok Türk vatandaşı, istikrarsızlık ortamından kurtulmak için farklı ülkelere yerleşmeye çalışıyor. Ancak bilgi eksikliği nedeniyle, beraberinde yine riskler, bitmek bilmeyen bekleyişler ve kaygılar getiren tercihler yapabiliyorlar.

​Bu nedenle Romanya repatriasyonu, Türk vatandaşlarının ihtiyaçlarını en doğru ve en kesin şekilde karşılayan seçenektir:

​Yasal yollarla AB vatandaşlığı almak; yatırım yapmadan, sınav zorunluluğu olmadan ve uzun yıllar ikamet etmeden.

Herhangi bir AB ülkesinde yaşama ve çalışma hakkına sahip olmak, ek izinler veya bürokrasiyle uğraşmadan.

Vizesiz seyahat etmek, dünya çapında 170'den fazla ülkeye.

Yaşayacağınız yeri seçme özgürlüğüne sahip olurken, aynı zamanda istikrarlı ve koruma altında bir statü kazanmak.

● ​Kendiniz ve aileniz için tam bir istikrar garantilerken; eğitim, iş ve sosyal güvenlik haklarına sahip olmak.

Romanya repatriasyonu; vize bağımlılığı, geçici oturum izinleri ve öngörülemeyen kurallar gibi tüm temel sorunları ortadan kaldırır. Türk vatandaşları, AB vatandaşlığının sunduğu tüm imkanlara kavuşmalarını sağlayan ve sürekli belirsizlik halinden kurtaran gerçek ve uzun vadeli bir sonuç elde ederler.