Ber Çevre Lojistik A.Ş. ve Şirket Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Remzioğlu, basında yer alan "denize atık boşaltma", "şaibeli fatura" ve "gayriresmi ilişkiler" iddialarına yanıt verdi.
KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR
Son günlerde bazı basın yayın organlarında ve haber sitelerinde, müvekkilimiz şirket Ber Çevre Lojistik A.Ş. ile müvekkilimiz şirketin %100 sahibi ve yöneticisi Sayın Erkan REMZİOĞLU hakkında tamamen asılsız, gerçeğe aykırı ve kamuoyunu kasıtlı olarak yanıltmaya yönelik iftira niteliğinde iddialar yer almıştır. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve müvekkillerimizin hukuki haklarını korumak adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur.
1. Atıkların Denize Boşaltılması İftirası ve Dijital Takip Sistemlerimiz Müvekkilimiz şirketin Filyos Limanı'ndaki gemilerden teslim aldığı atıkları Zonguldak TTK Limanı'ndaki tesise teslim etmek yerine Karadeniz'e boşalttığı yönündeki iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkilimiz şirkete ait gemilerde standart olarak yer alan AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazları aracılığıyla gemilerin kimlik, anlık konum, rota ve hız bilgileri Liman Başkanlıkları tarafından anlık olarak izlenmekte ve devletimizin resmi sistemlerinde arşivlenmektedir.
Buna ek olarak müvekkilimiz şirket, yasal zorunluluk olmamasına rağmen tüm atık alım gemilerinde Arvento Takip Cihazı ve geminin her açısını gören 4K çözünürlüklü kamera sistemleri tesis etmiştir. Tüm seyir ve operasyon süreçleri merkezden anlık olarak canlı izlenebilmekte, geriye dönük 4K görüntü kayıtları ve geçmiş rota logları eksiksiz arşivlenmektedir. Bu kesintisiz kayıt altyapısı, denize yasa dışı atık boşaltıldığı iftirasını somut delillerle, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde tamamen çürütmektedir.
2. Kapasite Yetersizliği İddiaları ve Sistemin Gerçek İşleyişi Tesisin günlük işleme kapasitesinin yetersiz olduğu yönündeki iddialar, entegre atık yönetim sisteminin teknik işleyişinden bihaber kişi veya kişilerce ortaya atılmıştır. Atık Kabul Tesisinin 120 m³ sabit depolama kapasitesine ek olarak, aktif görev yapan müvekkilimize ait Atık Alma Gemilerinin 688 m³ kapasitesi ile operasyonel süreçteki toplam sıvı atık depolama kapasitesi 808 m³'e ulaşmaktadır.
Ayrıca, Atık Kabul Tesisleri durağan depolar değil, dinamik transfer merkezleridir. Sisteme giren sıvı atıklar seperatörlerden geçirilerek susuzlaştırılmakta ve eş zamanlı olarak Çevre Bakanlığı onaylı lisanslı taşıma tankerleriyle bertaraf tesislerine sevk edilmektedir. Katı atıklar ise ara depolamaya dahi girmeden doğrudan lisanslı araçlara yüklenerek Zonguldak Katı Atık Bertaraf Tesisine ulaştırılmaktadır. Tüm bu silsile GATS ve MoTAT üzerinden dijital olarak anlık kaydedilmektedir.
3. Hurda Vurgunu ve Geri Satış İddiası TP-OTC'den jeneratör, pirinç ve valf gibi değerli malzemelerin "hurda" adı altında çıkarılıp satıldığı yönündeki iddialar akıl sınırlarını zorlayan iftiralardır. Müvekkilimiz şirkete ait Atık Alma Gemileri resmi "Atık Alma Gemisi Lisansı" ile yalnızca denizcilik atıklarını (sintine suyu, slaç, atık yağ ve çöp) alabilmektedir. Liman Başkanlığı denetimi, kamera kayıtları ve dijital takip altında, atık haricinde hiçbir endüstriyel malzemenin gemilere veya tesislere alınması, liman dışına çıkarılması fiilen ve hukuken imkânsızdır.
Müvekkillimize ait atık alım gemilerinin denizde ve liman sahasında yürüttüğü istisnasız tüm faaliyetleri Liman Başkanlığı'nın doğrudan denetimi, gözetimi ve sıkı kontrolü altındadır. Devletin yetkili resmi makamlarının bizzat sahada ve Ulusal Atık Taşıma Uygulaması (MoTAT) gibi dijital sistemler üzerinden izlediği, ayrıca müvekkillimiz şirketin kendi 4K kamera ve uydu takip sistemleriyle anlık kayıt altına aldığı bu entegre operasyonlarda; atık kılıfı altında herhangi bir malzemenin gemilere alınması veya limandan çıkarılması fiilen, sistemsel ve hukuken imkânsızdır. Atık Alım Tesisinden her gün onlarca hurda tırının çıktığı iddiası da aynı kurgunun bir parçasıdır; zira tesisden çıkan yegâne araçlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onaylı lisanslı atık taşıma araçları olup, bunların rotası iddia edildiği gibi Aliağa değil, resmi atık bertaraf ve düzenli depolama tesisleridir.
4. Milyonluk Şaibeli Faturalar İftirası Müvekkillimiz şirketin TP-OTC'ye aylık 30 milyon TL şaibeli fatura kestiği iddiası, tamamen kötü niyetli bir manipülasyondur. Atık alımına ilişkin ücretlendirmeler bizzat Bakanlık tarafından Resmi Gazete'de yayımlanan tarifeler üzerinden yapılmaktadır. Dahası, müvekkillimiz şirket bu hizmeti Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü ile imzalanan resmi sözleşme kapsamında yürütmektedir ve elde edilen gelirin büyük bir kısmı doğrudan devlete (TTK) aktarılmaktadır. 3 yıllık sözleşme sürecinin toplam tahmini hasılatı dahi aylık 30 milyon TL iddiasını matematiksel olarak yalanlamaktadır.
5. Soyadı Değişikliğine İlişkin Gerçeğe Aykırı İddialar
Müvekkilimiz Sayın Erkan Remzioğlu’nun soyadı değişikliği, babası Remzi bey in adını yaşatmak ve aile kimliğini gelecek nesillere aktarmak amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Söz konusu süreç, 2015 yılında açılan dava ile başlamış; mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararı 01.07.2016 tarihinde Kesinleşme Şerhi ile sonuçlanmıştır. Bu nedenle, soyadı değişikliğinin 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden sonra gerçekleştirildiği yönündeki iddia, mevcut yargısal kayıtlar ve kesinleşme tarihiyle açıkça bağdaşmamaktadır.
Müvekkilimizin önceki soyadı olan “Öksüz”, Soyadı Kanunu’nun yürürlüğe girdiği dönemde nüfus makamlarınca aileye verilmiştir. Yalnızca soyadı benzerliğine dayanılarak müvekkilimizin kamuoyunda fetö yapılanmasıyla ilişkilendirilen kişilerle bağlantılı gösterilmesi hukuken ve fiilen dayanaktan yoksundur. Müvekkilimizin söz konusu kişilerle herhangi bir akrabalık, irtibat veya ortak geçmişi bulunmadığı gibi, aile köklerinin bulunduğu coğrafi bölgeler de birbirinden farklıdır. Müvekkilimizin ailesi Trabzon’un Yomra ilçesi kökenlidir.
Müvekkilimiz hakkında bu iddiaları doğrulayacak nitelikte herhangi bir inceleme, soruşturma veya kovuşturma bulunmamaktadır. Ayrıca müvekkilimizin yöneticisi olduğu şirket, 15 yıldır kesintisiz olarak kamu kurumlarına hizmet sunmaya devam etmektedir. Bilindiği üzere, devletimizin kurumlarıyla iş yapan ve kamu ihalelerini kazanan yükleniciler hakkında Devletimizin İstihbarat Birimleri tarafından en detaylı şekilde Güvenlik Soruşturmaları ve Arşiv Araştırmaları yapılmaktadır. Müvekkilimiz şirket ve şahsı, bu süreçlerin tamamından alnının akıyla geçmiştir.
Gerçekleri ve ilgili tarihleri ortaya koyan tekzip metnimiz, ilgili yayın kuruluşlarına usulüne uygun şekilde gönderilmiş olmasına rağmen yayımlanmamıştır. Gerçeğe aykırı iddiaların düzeltilmemesi ve müvekkilimizin açıklamalarına yer verilmemesi, yayınların hukuka uygunluk ve basın meslek ilkeleri bakımından ayrıca değerlendirilmesini gerektirmektedir.
Aile bağlarını yaşatma amacıyla gerçekleştirilen bir soyadı değişikliğinin, gerçeğe aykırı bir zamanlama kurgusu ve soyadı benzerliği üzerinden farklı anlamlara çekilmesi kabul edilemez. Müvekkilimizin kişilik haklarına, onur ve itibarına ve ticari itibarına yönelik bu nitelikteki yayın ve iddialar bakımından her türlü hukuki, cezai ve idari başvuru hakkımız saklıdır.
7. İhalenin Kişisel İlişkilerle Alındığı Yalanı Öncelikle altı kesin bir çizgiyle çizilmelidir ki; iddialarda adı geçen şahıslarla müvekkilimiz şirket yetkilisinin uzaktan yakından hiçbir kişisel ilişkisi, iletişimi veya bağı bulunmamaktadır. Özellikle Seafort firmasının sahibi olduğu öne sürülen Adem Gencal isimli şahıs ile müvekkilimiz Sayın Erkan REMZİOĞLU arasında bugüne dek hiçbir tanışıklık, arkadaşlık, akrabalık, hısımlık veya ticari bir ilişki kurulmamıştır. Söz konusu şahısla geçmişte veya bugün herhangi bir iş birliği, finansal temas, ortak proje yahut sosyal bir platformda bir araya gelinmesi dahi söz konusu olmamıştır. Hal böyleyken, birbirini hayatında hiç görmemiş bu iki isim arasında organik veya inorganik, doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağın bulunduğunu iddia etmek; akıl, mantık ve hayatın olağan akışıyla taban tabana zıt, tamamen masa başında kurgulanmış kasıtlı bir senaryodan ibarettir. Adı geçen diğer kişi Cem Erdem ise yalnızca TP-OTC Genel Müdürü resmi sıfatıyla bilinmekte olup, iddia edildiği gibi kendisiyle iş alma süreçlerine etki edebilecek hiçbir şahsi yakınlık, dostluk veya menfaat bağı söz konusu dahi olamaz.
Diğer yandan, Filyos Limanı'ndaki işlerin Seafort firması veya TP-OTC Genel Müdürü'nün desteğiyle alındığı iftirası, ihale makamının bilinçli olarak çarpıtılmasıdır. Müvekkilimiz şirket, atık alım operasyonlarını TP-OTC ile değil; doğrudan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve şeffaf rekabet koşullarıyla kazanılan ihale sonucunda imzalanan resmi sözleşme kapsamında yürütmektedir.
Müvekkilimiz yüklenicisi konumunda olduğu atık alım hizmet işi müvekkilimizce Filyos Limanı’nın inşası aşamasında ilk olarak Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğü’nce yapılan "Atık Kabul Tesisinin İşletilmesi Hizmeti" ihalesinde yüklenici konumuna gelinerek başlamış ve sonrasında ifa edilen ihalelerde yüklenici konumuna gelinerek günümüze kadar devam etmiştir. Atık Kabul Tesisinin İşletilmesi Hizmeti işinin ilk alındığı tarih dikkate alınarak, bu tarihte TP-OTC'nin kuruluşunun dahi yapılmadığı birlikte değerlendirildiğinde iddiaların ne denli sığ ve mesnetsiz olduğu apaçık ortaya çıkmaktadır.
8. Çeşme'de Hayali Villa İftirası Elde edilen haksız kazançla Çeşme'de villa alındığı ve kamu görevlilerinin burada tatil yaptığı iddiaları en açık yalandır. Ne müvekkilimiz şirketin ne de yetkililerinin İzmir Çeşme'de kayıtlı hiçbir gayrimenkulü bulunmamaktadır. Bu durum Tapu ve Kadastro kayıtlarıyla da sabittir. Olmayan bir villada tatil yapılması imkânsızdır.
Sonuç ve Hukuki Süreç Yukarıda her bir başlık altında resmi belgeler, yasal mevzuatlar ve teknik verilerle detaylıca izah edildiği üzere; müvekkillerimize yönelik ortaya atılan tüm iddialar tamamen asılsız ve kötü niyetli bir iftira kampanyasının ürünüdür. Müvekkilimiz şirket, yasal zorunlulukların ötesindeki kurumsal denetim altyapısı ve eksiksiz arşiviyle yetkili makamların her türlü resmi incelemesine sonuna kadar açıktır.
Müvekkilimiz şirketin sektördeki şeffaf, standartlara uygun ve liyakate dayalı faaliyetlerini gölgelemek isteyen, haksız rekabet ortamı yaratma çabasındaki bazı rakip firmaların veya rakip olmaya aday birtakım odakların bu manipülatif karalama kampanyasının arkasında bulunduğu tarafımızca kuvvetle değerlendirilmektedir. Ticari itibarımıza kasteden ve arkasında bu tür haksız rekabet saiklerinin yattığı düşünülen bu planlı algı operasyonuna karşı hukuki duruşumuz son derece nettir.
Bilgisizlikten öte husumet ve manipülasyon amacı taşıyan, müvekkillerimizin itibarını ve devlet kurumlarının şeffaflığını hedef alan bu çirkin karalama kampanyasıyla ilgili olarak; yalan beyan sahipleri hakkında hem müvekkilimiz Sayın Erkan REMZİOĞLU hem de Ber Çevre Lojistik A.Ş. adına Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Başlatılan bu cezai başvurumuzun yanı sıra, maddi ve manevi tüm hukuki haklarımızı da tavizsiz bir şekilde sonuna kadar kullanacağımızı ve iftira sahipleriyle yüce Türk adaleti önünde hesaplaşacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiririz.
Erkan REMZİOĞLU ve Ber Çevre Lojistik A.Ş. Vekilleri
Av. Emine AYDINAY
Av. Ahmet Berat ÇELİK




