Açılmasına 1953 yılında başlanan Çatalağzı Kuyusu ve kuyunun ocaklarla bağlantısını sağlayan -360/42400 galerisinin kuzey kısmı, Kretase yaşlı kireçtaşlarında (örtü serileri) sürüldü. Bu çalışmalar sırasında büyük çaba - zaman - para harcanmış ve tesisler ancak 1978 yılında işletmeye alınabildi. Çatalağzı Kuyusunun, 25 yılda tamamlana bilen kazısı sırasında 7 ayrı seviyede çimento enjeksiyonu yapıldı. Kuyu dibi bağlantı lağımları sürülürken su basması nedeniyle 3 kez terk edildi.

Karstik yapısı gelişmiş (bölgenin bol yağış alması ve kireçtaşlarının eriyebilir özellikte olması, bölgede sık olan bitkilerin köklerinin kireçtaşlarında yoğun çatlak oluşturması, bölgenin geçirdiği orojenezler nedeniyle faylı ve engebeli topoğrafyaya sahip olması, altta bulunan geçirimsiz Karbonifer tabakaları nedeniyle kireçtaşlarının sular için hazne kaya ve kaynak kaya olması vb.) kireçtaşları içinde açılan kuyu, bu özellikleri ve açılması sırasında yapılan teknik işlemler ve yaşanan deneyimler açısından dünya literatürüne girdi.

Devreye alınmasından itibaren su basma riski altında kalan kuyuda, önemli su problemleri yaşayarak bu güne kadar çalışmalar sürdürüldü. Şu anda da sürekli gözetim altında, basınç değişimleri günlük olarak izlenerek başarıyla çalıştırılıyor.

Günümüzde adı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) olan Ereğli Kömür işletmesi (EKİ), o tarihlerde Türkiye Kömür İşletmesi Kurumuna (TKİ’ye) bağlı bir Müesseseydi. Yaşanan bu olayları unutulmaması amacıyla EKİ yönetimi, 1975 yılında yönetmen Behlül Dal'a ısmarlayarak 25 dakikalık bir kısa film yaptırıldı. Erol Taş gibi Yeşilçam oyuncularının görev aldığı ve propaganda yönü ağır basan bu filmde bir kahramanlık belgeseli çıkarılmaya çalışıldı.

                                    

 

Üretimin giderek daha derin kotlara kayması ile askıda kalacak olan Çatalağzı Kuyusunun işlevini yerine getirecek alternatif projenin yapımı halen sürdürülmektedir. Bu nedenle söz konusu projenin hayata geçirilmesi sonucu Çatalağzı Kuyusu suya terkedilse bile özel bir çalışma sistemine sahip olan kulesi sökülmemelidir. Özellikle Çatalağzı Kuyusu ve (Çates, Gar vb.) tesisler madencilik ve endüstri yapıları olarak korunmalı ve bölgemizde madencilik turizminin -her bir üretim bölgesinde- geliştirilmesi amaçlanmalıdır.  Çatalağzı’nda mevcut olan endüstri yapılarına işlev kazandırarak korunması; Kilimli İlçesi için gelecekte önemli bir turizm potansiyeli olabilir. Ayrıca madencilik tekniği ve tarihi açısından öneme sahip böylesine nitelikli yapılar, teknik geziler (jeoloji, maden, makine mühendisliği öğrencileri) kapsamında değerlendirilebilir.

 


Muhabir: TE Bilişim