Çevre yolu ve yan kol bağlantıları trafiğe açıldı Çevre yolu ve yan kol bağlantıları trafiğe açıldı

Cumhuriyetin ilk yıllarında artan enerji gereksinimi nedeniyle Zonguldak’ın Çatalağzı bölgesinde bir enerji santralinin kurulmasına karar verilmiştir. “Işıkveren” ismi verilen ve toz kömürlerin yakılmasıyla elektrik üretecek olan santralin kurulumu için 1940 yılında bir İngiliz firması ile anlaşma yapılmış, ancak yapımı 2. Dünya Savaşı nedeniyle aksamıştır.


Türkiye’nin Silahtarağa’dan sonra ikinci, Cumhuriyet döneminin ise ilk termik santrali olarak yapımına başlanan Işıkveren Santrali, 27 Kasım 1948’de toplam 64.500 Kwh kapasiteyle işletmeye açılmıştır. Zaman içinde artan elektrik gereksinimiyle santrale yeni üniteler eklenmiş ve bu sayede kapasitesi arttırılmıştır.
Yaklaşık 288 kilometrelik enerji nakil hattıyla Ereğli, İzmit ve Ümraniye trafoları kurulmuş ve  santral başta İstanbul, Kocaeli ve Sakarya olmak üzere, Batı Karadeniz ve Marmara bölgelerinin  enerji ihtiyacını karşılamıştır. Işıkveren Santrali, ülke sanayileşmesine olduğu kadar, enterkonnekte sisteminin kurulmasına da katkı sağlamıştır. Böylece, kentin tarihçesinde önemli bir yere sahip olan santral, yurtdışından gelen pek çok konuğa, “Gelişen, sanayileşen Türkiye’nin modern yüzü” olarak da tanıtılmıştır. 1991 yılında ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle devreden çıkarılan santral binasının hemen yakınındaki personel lojmanları ve konukevi gibi sosyal tesisler bugün halen hizmet vermeye devam etmektedir.


1950'li yıllarda Türkiye'de kömüre bağlı ağır sanayisi ile yıldızı parlayan Zonguldak, yerli ve yabancı birçok yöneticinin yanında, üst düzey devlet adamlarını da ağırladı.1956 yılında Türkiye'ye gelen İran Şahı Rıza Pehlevi ve eşi Prenses Süreyya da, Zonguldak'ı ziyaret eden isimler arasında yer aldı.
20 Mayıs'ta geldikleri kentimiz de 2 gün kalan Pehlevi ve Süreyya, bir gece Çatalağzı Termik Santrali’ne (ÇATES) ait o zaman köşk olarak hizmet veren misafirhanede, bir gece de Türkiye Taşkömürü Kurumu'nun (TTK) Fener A Tipi Misafirhanesinde konakladı. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar 'ın refakat ettiği geziye, güzelliğiyle ünlü Prenses Süreyya damgasını vurdu.

HABER MERKEZİ