Türkiye’nin diri fay haritasının 13 yıl aradan sonra güncellenmesinin ardından kamuoyunda oluşan değerlendirmelere ilişkin açıklamalarda bulunan deprem bilimci Ramazan Demirtaş, haritaya eklenen yeni fayların deprem tehlikesinin arttığını göstermediğini ifade etti.

Yapılan güncelleme ile Türkiye’deki diri fay sayısının 485’ten 700’e yükseldiğini hatırlatan Demirtaş, söz konusu fayların yeni oluşmadığını, daha önce haritalanmamış ya da aktif olup olmadığı net olarak belirlenememiş yapılar olduğunu söyledi.

Fayların tehlike düzeyinin yalnızca sayılarına göre değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Demirtaş, bir fayın deprem üretme potansiyelinin yıllık kayma hızı, deprem tekrarlama aralığı ve son deprem tarihi gibi bilimsel verilerle belirlendiğini kaydetti.

Türkiye’de son 126 yılda büyük depremler üreten birçok fay segmentinin yeniden büyük deprem oluşturmasının uzun yıllar alabileceğini belirten Demirtaş, önümüzdeki 50 ila 100 yıl içerisinde 700 fayın büyük bölümünün yıkıcı deprem üretmesinin beklenmediğini ifade etti.

Deprem riski açısından uzun süredir büyük deprem üretmeyen ve “sismik boşluk” olarak değerlendirilen bazı bölgelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyen Demirtaş; Marmara Denizi, İznik-Mekece hattı, Gökova Körfezi, Girit çevresi, Antalya Körfezi, İskenderun Körfezi, Gölbaşı-Türkoğlu segmenti, Şemdinli, Yüksekova, Yedisu ve Ardahan çevresini öne çıkan bölgeler arasında sıraladı.

Marmara Bölgesi’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Demirtaş, beklenen Marmara depremi konusunda bilim insanları arasında farklı görüşler bulunduğunu belirterek, bölgedeki deprem tehlikesinin halen tüm yönleriyle açıklığa kavuşmadığını söyledi.

AK Parti Merkez İlçe Teşkilatı Karaman’da toplandı: "Hizmet yolunda durmadan çalışacağız"
AK Parti Merkez İlçe Teşkilatı Karaman’da toplandı: "Hizmet yolunda durmadan çalışacağız"
İçeriği Görüntüle

Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi içerisinden geçtiğinin bilindiğini ifade eden Demirtaş, bölgede 1766 yılından bu yana büyük bir deprem meydana gelmediğini hatırlatarak, bunun deprem olmayacağı anlamına gelmediğini ve büyük deprem üretme potansiyelinin sürdüğünü dile getirdi.

Demirtaş ayrıca, 2026 yılında güncellenen Diri Fay Haritası doğrultusunda, 2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Tehlike Haritası’nın da yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, yeni bilimsel veriler ışığında revize edilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Muhabir: HABER MERKEZİ