İŞTE O RÖPORTAJ:
Gazete Durum Türkiye siyasetinde yer almış tecrübeli politikacılarla bir araya gelmeye devam ediyor. Haber Müdürü Yekpa Ahmed ve Muhabir Züleyha Kandöker her hafta farklı görüşten siyasetçilerle özel röportajlar yaparak gündeme dair merak edilenleri ilk elden sizlere ulaştırmaya, bilmenin hak olduğu prensibiyle konuklarını ağırlamaya devam ediyor. Bu haftaki konuğumuz 25-26 Dönem CHP Zonguldak Milletvekili Sayın Şerafettin Turpcu. 
25. Dönem çok enteresan bir dönem olarak hafızalara geçecek. 7 Haziran 2015- 1 Kasım 2015 tarihleri arasında 5 aylık bir milletvekilliği yaşadınız. Bu kısa vekillik ve o dönemden bahseder misiniz?
CHP 1980 öncesi Ecevit’in Demirel’e çağrısı vardı. Sağlı Sollu insanların katledildiği, cinayetlerin işlendiği bir dönemdi. Bu dönemde Ecevit, tarihi bir çağrı yapmıştı. Adalet Partisiyle CHP’nin bir araya gelerek hükümet kurmasıydı. Demirel bunu reddetti. Dolayısıyla Haziran 2015’te hükümet kurulabilseydi Türkiye daha normal yollarla sonuca ulaşabilirdi. Meclis tarihinde belki de ilk defa bu şekilde yeniden 5 ay sonra bir seçime gidildi. O zamanki görüşmeler de sonuca varılamayan görüşmelerdi.
Siz İlerici Gençlik Derneği’nden geliyorsunuz, Milliyetçi kimlik ve sol nasıl görülüyor?
Bugün Dünya’da Avrupa’dan Amerika’ya kadar Sol’un büyük bir başarısızlığı var. Yakın zamanda Hollanda’da seçilen ve en son seçilen devlet başkanlarına baktığımızda bunu görebiliyoruz. Fransız Sosyalist Partisi başarısızlıklarıyla birlikte ortada yok. Komünist Partiler yok oldu. Bir tek Yunanistan Komünist Partisi kaldı. Diğerleri isim değiştirdi. Türkiye’de de TKP ismi değişti TBKP oldu. TBKP’yi ve TKP’yi kuran TİP de maalesef eski güçlerinden ve ideolojilerinden uzaklaştılar. Türkiye’de çok sayıda dernek vardı ve bu çok sayıda derneğin de taraftarı, üyesi vardı. Ben kendi dönemimi de eleştiriyorum. Biz Solculuğa, Sosyalistliğe geçtiğimizde, Türkiye’nin tarihini okumadan bunu sadece Cumhuriyet tarihi için söylemiyorum Osmanlı Tarihini de iyi öğrenmeden Sosyalizme ulaşmaya çalıştık. Bizler Devrim beklerken Amerika’nın tertiplediği bir karşı askeri faşist darbeyle karşılaştık. 12 Eylül 1980 Darbesi Amerika Birleşik Devletleri’nin organizasyonudur. Buradaki ajanlarıyla organize ettiği bunların istihbarat yazışmaları var ve ‘Bizim çoçuklar’ olarak nitelendirdiler darbenin başındaki askeri kanadı. 1990’ların başından itibaren bir Atatürkçü aydın katliamı başladı. Muammer Aksoy’dan Uğur Mumculara kadar en son Hablemitoğluna, 2007’de katledilen Hrant Dink’e kadar bir cinayetler işlendi. Bugün Büyük Ortadoğu Projesi’nin, İkiz Kulelere yapılan saldırı ve hemen Afganistan’a girilmesi. Peşinden Irak işgali ve Ecevit hükümetinin Kemal Derviş vasfıyla yıkılması. 1999’da yüzde 22 alan Ecevit hükümetinin 2002’de yüzde 1 alması Türkiye için çok enteresan olaylar. Biraz önce bahsettiğim aydın temizliği belli görüşten siyasilere alan açılmasını sağladı.
Günümüze gelirsek, biliyorsunuz Riyad’da son yaşanan futbol maçında Türkiye gerçekleri ortaya çıktı. Atatürk ve Arap Çölleri siz de X sayfanızda paylaşmışsınız bu maç bize neyi gösterdi?
"BUGÜN TÜRKİYE'DE SAĞIN TÜM RENKLERİNİN PARTİSİ VAR"
Ben o Arap Çöllerini Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerine karşı olan ama bir tarafıyla yelpazenin sağında muhafazakâr camiaya söyledim. Diğer tarafında da sözüm ona Atatürkçü gözüken kesime söyledim.
Şunu belirteyim bugün Türkiye’de sağ kanadın tüm renklerinin partisi var . Bunlar ne düşünmüşlerse 1950’den beri iktidar olmuşlardır. 1950’den itibaren Demokrat Partiyle beraber eğitimi tarikatlara teslim etmişlerdir. Savunmayı NATO’ya teslim etmişlerdir. Biz 1932-39 arası o şartlarda dünyada kendi uçağını yapan 5 ülkesinden biriyiz. Cumhuriyet daha 10 yaşında yoksul bir millet, eğitim seviyesi düşük, kadınlar yok bile. Savunmada eğitim de sıçrama yaşamışız. Sonrasında tüm bu kazanımları NATO’ya emperyalizme vermişiz. Çok erken yaşta Amerika’da Profesör olan Oktay Sinanoğlu Ankara’da üsler kurulurken sanki Amerika Türkiye’yi işgal etti diyor.
6'LI MASA KURULURKEN ÖZÜR DİLENDİ
Türkiye’de sağın tüm partileri varken ve bunlar iktidar olmuşken ‘6’li masa’ kurulurken biz özür diliyoruz CHP’nin geçmişiyle ilgili. Bu vahim bir durum. Genel başkanımız özür diledi. Neredeyse Cumhuriyeti kurduk diye özür dileyeceğiz. Ne yapmıştır CHP anlamıyorum. Özür dileyip masaya aldığın partilere baktığımızda İYİ Parti’yi bir kenara koyarsak ama burada onların da sütten çıkmış ak kaşık olarak görmemek koşuluyla, onları bir tarafa bırakıyorum. Bunlar 1950’den beri iktidarlar. Saadet Partisini de kenara alalım ve diğer üç partiye bakalım.
Davutoğlu, Babacan, Uysal bunların üçünün de konuşmalarına bakın Cumhuriyet Devrimlerine karşılar. Davutoğlu ömrüm CHP zihniyetiyle mücadele ile geçti der, öteki tarikatlara özgürlük diyor, Uysal’ında keskin görüşleri var. Sen bu partileri alıyorsun masaya, ben soruyorum kazansaydık bu kişilerle nereye varacaktık?
SAĞIN TÜM RENKELERİYLE KUCAKLAŞTIK BİR TEK KENDİMİZDEN KAÇTIK
CHP’de parti içi demokrasi olmadığı için kimse sesini çıkaramaz. Aslında CHP’nin bugünkü yönetimi de dahil ediyorum. Biraz önceki konuya gelirsem o masada olmayan Atatürk ilkeleriydi. Cumhuriyet Döneminde olmayanların, emek vermeyenlerin, bedel ödemeyenlerin, Atatürk’ü eleştirmeleri mümkün mü? Biz kendi geçmişimizi inkâr ederek 1950’den sonra Türkiye’yi bu hale getiren sağın tüm renkleri ile kucaklaştık bir tek kendimizden kaçtık.
Tam burada Muharrem İnce’ye getirmek istiyorum konuyu. İnce bu görüşmelere itiraz etti diyebilir miyiz, Sayın İnce’nin buradaki konumu nedir?
Muharrem İnce’de kesintisiz keskin bir Atatürkçü ve Cumhuriyet sevdalısıdır. Biraz önce 6’masadaki bu üç liderin görüşlerini anlattım. Bizim partimizde Kemalizm ırkçıdır diyen Milletvekili oldu. Şimdi Atatürkçü Düşünce Derneği’nin üyeleri de o adayla kalp işaretli fotoğraf verdiler. Atatürkçü Düşünce Derneği’nde 30 tane aday adayı milletvekili vardı. Bir tanesini göstermediler. Şimdi böyle bir başarıya ulaşmış olsaydık, biz sadece AKP’nin icraatlarını, harcamalarını sormak için yokuz ki.
"1950'DEN İTİBAREN BAĞIMSIZ VE LAİK TÜRKİYE ADIM ADIM ÇÖKETİLMİŞTİR"
Ben şunu yeniden belirteyim tüm bunlarla mücadele ederken kavramamız gereken en önemli şeyi kaçırıyoruz. 1950’den sonra Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu tam bağımsız ve laik Türkiye adım adım çökertilmiştir. Atatürk düşmanlarını Atatürk’ün ordusunda yetiştiriyorsunuz. Bugünkü CHP yönetiminde değişim olması için Kılıçdaroğlu’nun politikalarından değişik bir yol izlemesi lazım. Şimdi bakıyorsunuz Atatürk ve Devrimlerine düşman olan Arap Kültür Emperyalizmine teslim olmuş kesimlere nasıl karşı çıkıyorsak yine Atatürk Devrimlerini tanımayan Cumhuriyet Bayramımızı bile kutlamayan partilerin yöneticileriyle de işimiz olamaz.
Sayın Turpçu Muharrem İnce burada mı itiraz ediyor, Ekrem İmamoğluyla bir görüşme yaptılar sizce o görüşme neyi ifade eder?
"BUGÜNKÜ ATATÜRKÇÜLER LİDERSİZDİR"
Muharrem İnce benim dostumdur, arkadaşımdır. İnce’nin onun Cumhuriyet sevdası tartışılmaz. Ayrı bir parti kurdu. Ben CHP üyesiyim ve herkesin CHP’de bütünleşmesini istiyorum. Bugünkü Atatürkçüler lidersizdir bunun altını çizelim. Atatürk’ün izinden gidenlerin bugün siyasal olarak partileri vardır ancak lidersizlerdir. Bugün bizim partide yenilenme olması için 1950’den beri adım adım çökertilen Türkiye Cumhuriyeti’ni yeniden kurmak üzere taslak, tüzük, plan ne varsa hepsini gözden geçirmek lazım. Bunlar olmadan yol alamayız.
Bugün için söylersem CHP’de Kılıçdaroğlu’ndan sonra gelen yönetimin değişim yaşaması için Akşener’e gideceğine onun kapısını zorlayacağına kendi içinde birliğini sağlaması lazım. CHP 14 Mayıs’ta neden kaybetti? Kendi içinde birliğini sağlayamadığı için. 6’lı masayı kurmadan önce kendi içinde birlik sağlayamadı. 14 Myıs öncesi CHP’nin içi sağcılaştırıldı. Şimdi değişim için geldiniz parti içinde tahrip olan kadroları onların tekrar parti içine kazandırılması için ve Muharrem İnce’nin de tekrar partiye dönmesi için arkadaşlarla hep birlikte bunu yapacağımıza ne yapıyor CHP? İYİ Parti’nin kapılarında ya da Büyük Ortadoğu Projesinin aparatlarının neredeyse sözcülüğünü yapan partiyle yan yana geliyorsunuz. Parti içi demokrasi rafa kaldırıldığı için seçme ve seçilme hakkını elinizden aldınız. Binlerce insanla kucaklaşmıyorsunuz. Muharrem İnce’ye sizin çağrı yapmanız gerekirken İnce sizin ayağınıza geliyor. Nerelere geldik? Şimdi böyle bir siyaset ortamı varken sizin 6’lı masanın yüzde 1 bile oyu olmayan partileriyle ne işiniz var diye sormak istiyorum.
Özgür Özel’in Meclis’te, şehit olan askerlerle ilgili kınama bildirisine imza atmamasını bu zamana kadar CHP’nin izlediği siyasetten farklı bir yol izlemesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bununla ilgili İsmail Saymaz güzel açıklamalar yaptı. Şimdi bu bildiri İYİ Parti’nin bildirisidir. Bu bildiriye imzanı atarsın siz parti olarak ayrı ne söylemek istiyorsanız söylersiniz.
İmzalanması gerektiğini mi söylüyorsunuz?
Bence imzalanması lazımdı. Sonra farklı bir bildiri ile konuya dikkat çekebilirdik.
Bitirirken son olarak şunu söylemek istiyorum. Dün Riyad’da maçta yaşanan tabloyu biz Türkiye gerçeği olarak göreceğiz. Bunun üzerine siyaset yapacağız. Bence 1950’den bu yana eğitimiyle savunmasıyla tamamen emperyalizme teslim edilen Türkiye ve Atatürk Cumhuriyeti’ni yeniden ayağa kaldırmanın dışında başka yol yoktur. Bu Cumhuriyeti yeninden kurmalıyız.

Özölçer, AR-GE Birimi Ekibine Teşekkür Belgesi Takdim etti Özölçer, AR-GE Birimi Ekibine Teşekkür Belgesi Takdim etti

(Kaynak: Gazete Durum)