Baltaş yazısında, “Bu yıl 8 Mart 2024 tarihinde Güneş tutulması ve 25 Mart 2024 tarihinde (tam) ile 18 Eylül tarihinde (parçalı) Ay tutulması gerçekleşecek. Her iki tutulma da ülkemizden izlenemeyecek. Pekiyi Güneş veya Ay tutulması fayları tetikleyerek depremlerin oluşmasına yol açar mı? Sorunun yanıtı “hayır” dır. Çünkü Dünyamızda geçerli olan fizik yasalarına göre yer yüzeyinin onlarca kilometre altında bulunan kayaçlar, dünya atmosferinin dışında yüzbinlerce kilometre uzaklıktan başlayarak giderek daha da uzakta konumlanan gök cisimlerinin çekim etkisi ile harekete geçemezler. Eğer Ay ve Güneş'in kütle çekim kuvvetleri yerkabuğunda bir etki oluştursalardı, depremlerden önce çok daha az bir çekim kuvveti ile harekete geçebilecek olan heyelanların tetiklemesi, buzulların parçalaması, yanardağların patlatması vb. gibi birçok olay meydana gelirdi. 

Yüksek kesimlere Mart karı! Yüksek kesimlere Mart karı!


Ayrıca, istatistik açıdan da Ay ve Güneş tutulmaları ile deprem oluş tarihleri arasında bir ilişki bulunamamıştır. Depremlerin ne zaman olacağı önceden tahmin bile edilemediği halde Ay ve Güneş tutulmalarının meydana geliş zamanları büyük hassasiyetle önceden hesaplanabilmektedir.
Bütün bunlara karşın, Ay ve Güneş'in kütle çekim kuvvetlerinin bir aradaki etkisiyle ve Dünyanın kendi etrafındaki hareketi nedeniyle, belirli bölgelerde deniz seviyeleri periyodik olarak birkaç metre yükselip alçalarak gelgit etkisi oluşabilmektedir” dedi.