Türkiye’nin nüfus yapısı ve aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Yılmaz, nüfus politikalarının yalnızca demografik veriler üzerinden ele alınamayacağını belirtti. Yılmaz; ekonomi, sosyal devlet, istihdam ve aile politikalarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Aile kurma çağındaki vatandaşların yüksek konut maliyetleri, hayat pahalılığı, gelir belirsizliği, çocuk bakım giderleri ve kreş ihtiyacı gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Yılmaz, geleceğe yönelik belirsizliğin de aile kurma kararlarını etkilediğini savundu.
Yılmaz, “Türkiye’nin nüfus sorunu insanların çocuk istememesi değildir, aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı güven içinde planlayamamasıdır. İnsanlar çocuk sahibi olmaktan değil, çocuklarını belirsizlik içinde büyütmekten endişe ediyor” dedi.
Nüfus politikasının yalnızca doğumu teşvik eden söylemler üzerinden yürütülemeyeceğini dile getiren Yılmaz, devletin görevinin vatandaşlara çocuk sahibi olma çağrısı yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Yılmaz, aile kurmayı kolaylaştıran, çocuk büyütmeyi güvenli hale getiren ve vatandaşlara geleceğe ilişkin güven veren sosyal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Vatandaşlarımız artık yapılan toplantıların veya açıklanan raporların sayısını değil, hayatlarında neyin değiştiğini görmek istiyor” diye konuştu.
İYİ Parti’nin çözüm odaklı siyaset anlayışına vurgu yapan Yılmaz, insanın doğumundan yaşlılığına kadar uzanan güçlü bir sosyal devlet anlayışının oluşturulması gerektiğini savundu.
Yılmaz, açıklamasını “Türkiye çocuk istiyorsa önce aileye güven vermelidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla slogan değil, daha güçlü bir sosyal devlet, daha güçlü aileler ve geleceğe güven veren bir toplumdur. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun içindir” sözleriyle tamamladı.




