Eski meclis üyesinden itiraf: KIYMETİNİ BİLEMEDİK Eski meclis üyesinden itiraf: KIYMETİNİ BİLEMEDİK

Baltaş yazısında, “Kurtuluş günü 21 Haziran olarak kutlanan Zonguldak’ın bu sene kuruluşunun da 100. yılı. TTK’nın kapatılmasının ve özelleştirilmesinin tartışıldığı bu günlerde giderek önemini kaybeden Zonguldak, aslında emeğin başkenti olmasının yanı sıra hala ülkemizin enerji başkenti de olma potansiyeli taşıyan bir şehirdir. Koklaşabilir taşkömürü rezervlerini barındırmasının yanı sıra, ülkemiz imtiyaz sahası içinde bulunan Karadeniz doğal gazının karaya çıktığı yer olan Zonguldak ve içinde bulunduğu Kuzeybatı Anadolu Taşkömürü Havzası, aynı zamanda ticari olarak üretilebildiği takdirde kömüre alternatif bir diğer enerji kaynağı olan “metan gazı” rezervlerini de bünyesinde barındırmaktadır. Batısı (Kandilli) ile doğusundaki (Azdavay. Maksut, Söğütözü) kömür mostralarının arasında yaklaşık 180 km mesafe olduğu ve bölgede 3.000 m’yi aşan bazı derin sondajların kömür kestiği değerlendirildiğinde, kapladığı alan ve derinlik itibariyle Kuzeybatı Anadolu Taşkömürü Havzası ülkemizin karada metan potansiyeli barındıran en yüksek bölgesidir.
Kömürlerin moleküler yapısında emilmiş halde metan, karbondioksit, oksijen, nitrojen, etan, hidrojen, helyumdan vb. gazlar bulunur. Metan gazı; turba ve linyit gibi kömürleşme derecesi düşük olan kömürlerde oluşabildiği gibi, en büyük rezervleri kömürleşme derecesi yüksek olan bitümlü kömürler ve antrasitlerdedir. Bu nedenle; Zonguldak Taşkömürü Havzası’nda olduğu gibi, ancak kömürleşme derecesi yüksek olan havzalardaki kömür damarlarında, önemli miktarlarda metan gazı rezervleri bulunur. Metan gazının kalorifik değeri (9000-9500 kcal/m3)’dir ve bu değer evlerde kullandığımız doğal gazdan elde ettiğimiz enerjiye eşittir.
Kömürlerin bünyesinde jeolojik süreç içinde oluşan metan gazı; damarların yanı sıra, damarlara bitişik konumda olan ve bünyelerinde organik madde bulunan şeyller (ince taneli kmtaşı, kiltaşı, silttaşı, çamurtaşı vb.) ile porozitesi (boşluk oranı) ve permeablitesi (geçirgenlik) yüksek kumtaşı ve konglomera tabakalarında da bulunur. Havzadaki damarların genel olarak gaz içerikleri yüksek olmasına karşın, (7-20 m3/ton) permeabiliteleri (geçirgenlikleri) düşüktür. Yani; içleri gazlarla dolu olmasına karşın, gözeneklerin birbirleriyle bağlantısının olmaması nedeniyle kömürün bünyesinde gaz akışı çok yavaş gerçekleşir veya hiç gerçekleşemez. Bu nedenle, kazı öncesinde sadece sondajlar yapılarak kömürün bünyesindeki gazın tamamı alınamaz. Zonguldak Taşkömürü Havzasında ekonomik olarak ticari amaçlı gaz üretilebilmesi için, sondajların yanı sıra duraylılığını (stabilitesini) bozmadan damarların bünyesinde ek çatlakların oluşturulacağı ve gözeneklerin birbirleriyle bağlantısının sağlanacağı yeni tekniklerin geliştirilmesi ve uygulanması gerekir.
Metan gazının belli oranlarda hava ile karışımının patlayıcı ortam oluşturması nedeniyle bu güne kadar Zonguldak Havzası’nda yapılan metan drenajı çalışmaları “İş Güvenliği” ne yönelik olarak gerçekleşmiştir. Şu anda da hazırlık ve üretim çalışmaları sırasında, yönerge ve talimatlar doğrultusunda metanla mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda, metan drenajı çalışmaları yapılmakta ve açığa çıkan metan gazı havalandırma yolu ile seyreltilerek atmosfere salınmaktadır.
Önümüzdeki yıllarda enerji gereksiniminin artacağı düşünülen ülkemizde, enerji temininde çeşitlilik ilkesi doğrultusunda Zonguldak Taşkömürü Havzası’ndaki damar ve yan kayaçların bünyesinde bulunan ve fosil yakıtlar içinde en çevre dostu yakıt olan kömür kökenli doğal gazın yeni bir enerji kaynağı olarak üretilmesi ülkemiz için çok büyük bir kazanç olacaktır. Bu durum ayrıca bölgeye yapılacak yatırımların sürmesini ve Zonguldak’ın öneminin artmasını da sağlayacaktır. Aşağıda kömürlerden metan gazı üretmek için bünyesinde çatlak oluşturmak amacıyla kömür damarlarında yapılan yönlü sondajlar ile ABD’deki bir sahada kömür damarlarından gaz üretmek amacıyla açılmış olan sondaj kuyularının görüntüleri verilmiştir” dedi.

Editör: Eren Aşkar