Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde öğrenci servisinde bulunan 4 kız çocuğuna çeşitli tarihlerde cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan H.S. (52), daha önce 32 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına çarptırılmıştı. Sanık müdafisinin başvurusu üzerine kararın istinaf mahkemesinden dönmesinin ardından yargılamaya yeniden başlandı.
Olay, 2024 yılında Kastamonu’da meydana geldi. İddiaya göre Taşköprü ilçesinde öğrenci servisi şoförlüğü yapan H.S. hakkında, 4 kız çocuğuna çeşitli tarihlerde cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle aileleri tarafından Kastamonu İl Jandarma Komutanlığına şikayette bulunuldu.
Şikayetlerin ardından gözaltına alınan H.S. tutuklandı. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde sanık hakkında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “on iki yaşından küçük mağdurların cinsel istismarı”, “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğun cinsel istismarı” suçlarından dava açıldı.
Yapılan yargılama sonucunda H.S., toplam 32 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı ve hükümle birlikte duruşma salonunda tutuklandı.
Karar istinaftan döndü
Sanık müdafisinin karara yaptığı başvurunun ardından dosya İstinaf Mahkemesi tarafından yeniden değerlendirilmek üzere geri gönderildi. Bunun üzerine H.S.’nin yargılanmasına yeniden başlandı.
Duruşmada savunma yapan H.S., kendisine yöneltilen suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini belirterek suçsuz olduğunu savundu. Servisteki oturma düzenine ilişkin bilgi veren H.S., çocukların ön koltukta oturmasının mümkün olmadığını ileri sürerek tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Çocuklar tanık olarak dinlendi
Duruşmada tanık olarak dinlenen 13 yaşındaki M.A.Ş., mağdur olarak belirtilen çocukların servis aracının ön koltuğunda oturduğunu görmediğini ve şoförün kız çocuklarına sarıldığı, dokunduğu veya kucağına aldığı yönünde herhangi bir olaya şahit olmadığını söyledi.
10 yaşındaki H.N.B. de mağdur çocukların ön koltukta oturduğunu görmediğini belirterek, servis şoförünün çocuklara sarıldığını, öptüğünü veya kucağına aldığını görmediğini ifade etti. H.N.B. ayrıca şoförün telefon üzerinden kendilerine video izlettiğine de şahit olmadığını söyledi.
Bir diğer 10 yaşındaki tanık ise serviste başlangıçta karışık şekilde oturduklarını, daha sonra oturma düzenine geçildiğini anlattı. Ön koltuğa genellikle M.A.Ş.’nin oturduğunu belirten tanık, daha önce büyük kız çocuklarının da ön koltukta bulunduğunu, mağdurlardan birinin ön koltukta oturduğunu hatırladığını ancak diğerlerini hatırlamadığını ifade etti.
11 yaşındaki bir başka tanık da şoförün araç kullanırken video izlemediğini ve kendilerine video izlettiğini görmediğini söyledi. Tanık, bazı çocukların ön koltuğa oturduğunu ancak kimlerin oturduğunu hatırlamadığını belirtti.
Duruşma sonunda mahkeme heyeti, tutuklu sanık H.S.’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Avukatların yazılı savunma sunma talebi üzerine duruşma ileri bir tarihe ertelendi.