Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı, artan gıda hileleri, denetim zafiyetleri ve gıda güvenliğine ilişkin kamuoyuna yönelik kapsamlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. Maddesi’ne atıfta bulunarak "Gıdaya Erişim ve Güvenilir Gıda Hakkı"nın devredilemez bir temel hak olduğunu hatırlatan Saadet Partisi Kadın Kolları, Türkiye'de tarladan sofraya uzanan süreçte vatandaşın ciddi bir gıda terörü ile karşı karşıya kaldığını belirtti.
"Gıda Hilesi Değil, Kasten İşlenen Bir Gıda Suçudur"
Yapılan resmi analizlerde hileli gıdaların %38’ini süt ve süt ürünlerinin, %22’sini et ürünlerinin, %12’sini sıvı yağların oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Çocuklarımıza güvenle bir bardak süt içiremediğimiz, tenceremize ne koyduğumuzdan emin olamadığımız karanlık bir dönemi yaşıyoruz. Son yıllarda artan denetimsizlik, cezasızlık algısı ve haksız kazanç hırsı; gıda sahtekarlığını basit bir hatadan çıkarmış, toplum sağlığına kasten zarar veren bir gıda cinayetine dönüştürmüştür. Zeytinyağına tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerine sakatat ve atıkların eklenmesi, süt ürünlerine nişasta katılması doğrudan halk sağlığına kastetmektir."
"Mevcut Cezalar Caydırıcı Değil, Teşvik Edici"
Türkiye'nin Küresel Gıda Güvencesi İndeksi’nde gerilemesinin yanlış tarım politikaları, dışa bağımlılık ve yüksek gıda enflasyonunun bir sonucu olduğu vurgulandı. 5996 sayılı Kanun'un gıda güvenliğini tamamen işletmelerin vicdanına bıraktığı belirtilerek, yetersiz idari para cezalarının sahtekarları caydırmak yerine adeta teşvik ettiği savunuldu.
Saadet Partisi Kadın Kolları’ndan 4 Maddelik Çağrı
Mutfaktaki yangını ve evlatların beslenmesindeki tehlikeyi en yakından hisseden kadınlar olarak yetkililere seslenildiği belirtilen açıklamada şu talepler sıralandı:
-
Radikal Cezalar Getirilmeli: Taklit ve tağşiş yapan firmalara uygulanan yetersiz para cezaları kaldırılmalı; hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma yaptırımları uygulanmalıdır.
-
Yerel Üretim Ve Kadın Çiftçiler Desteklenmeli: Küçük çiftçiler, topraksız köylüler ve tarımda emek veren kadınlar hayvancılık ile sebzecilik alanında doğrudan desteklenmelidir.
-
Meslek Odaları Denetime Dahil Edilmeli: Denetim yetkisi sadece bürokrasiye bırakılmamalı; Ziraat, Gıda ve Veteriner Hekimleri Odaları süreçlere aktif dahil edilmelidir.
-
Sosyal Devlet Güvencesi: Dar gelirli aileler ve çocuklar için temel gıda maddelerine erişim devlet güvencesine alınmalıdır.
Açıklama, "Gıda güvenliği doğrudan bir milli güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir" vurgusuyla tamamlandı.


