7 Ekim’den bu yana Gazze’de yaşananların insanlığın ortak hafızasında derin yaralar açtığını ifade eden Maden, sivillerin hedef haline geldiği, yaşam alanlarının daraldığı ve insani yardım faaliyetlerinin engellenmeye çalışıldığı bir süreç yaşandığını söyledi.
Küresel Sumud Filosu’na İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda müdahale edildiğini belirten Maden, gece saatlerinde insansız hava araçları ve elektronik sinyal kesme faaliyetleriyle insani yardım taşıyan sivil girişimin güvenliğinin olumsuz etkilendiğine yönelik bilgilerin kamuoyuna yansıdığını ifade etti.
Uluslararası sularda seyrüsefer özgürlüğünün tüm devletler ve sivil girişimler açısından ortak güvence altında olduğunu vurgulayan Maden, bu ilkenin ihlal edilmesinin uluslararası düzenin temelini zedelediğini kaydetti.
Filonun Gazze’de yaşanan insani felakete dikkat çekmek ve bölgeye temel yardım ulaştırmak amacıyla yola çıktığını dile getiren Maden, insani yardım girişimlerinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Maden, “Bu hukuk tanımaz eyleme karşı sessiz kalınmamalıdır. Ortak bir tutum alınması, uluslararası sistemin tutarlılığı açısından zorunluluktur” dedi.
Filoda yer alan vatandaşların durumunun yakından takip edildiğini belirten Maden, sürecin her aşamasının dikkatle izlendiğini ve gerekli adımların atıldığını ifade etti.
Açıklamasının sonunda Gazze’de yaşanan insani krizin daha fazla derinleşmemesi gerektiğini vurgulayan Maden, tüm vicdan sahibi insanları Gazze’nin sesi olmaya ve adaletin yanında yer almaya davet etti.



