5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yetim aylığı alan hak sahiplerine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) denetimleri ve yargı süreçlerinde içtihat niteliğinde çok önemli bir karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, boşandığı eski eşiyle aynı çatı altında yaşamayı sürdürenlerin bağlanan dul veya yetim aylıklarının kesilmesi yönündeki yasal zorunluluğun sınırlarını netleştirdi.
14 Yıllık Hukuk Mücadelesinde SGK Kararı Temyiz Etti
Dava konusu olayda bir kadın, 2002 yılında vefat eden sigortalı babası üzerinden SGK'dan yetim aylığı almaya başladı. 2001 yılında eşinden boşanan kadının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilince SGK, 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 2008 yılında aylığını kesti ve geriye dönük yersiz ödemeleri faiziyle tahsil etti.
Yıllar sonra 2022'de yeniden SGK'ya başvurarak yetim aylığı bağlanmasını talep eden davacı, talebi reddedilince İş Mahkemesi'ne dava açtı. Yerel mahkeme ve ardından Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), yapılan polis araştırması ve tanık ifadelerine dayanarak davacı kadını haklı buldu ve kesilen aylıkların faiziyle ödenmesine hükmetti. Karara itiraz eden SGK avukatları dosyayı temyize taşıdı.
"Boşanmanın Samimiyeti Araştırılamaz, Fiili Birliktelik Varsa Aylık Kesilir"
Dosyayı ele alan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, milyonları ilgilendiren çarpıcı bir gerekçeyle kararı bozdu. Kanun metninde "eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ifadesinin son derece yalın ve açık olduğuna işaret eden Yargıtay şu tespitte bulundu:
"Kanun koyucu 'haksız menfaat sağlamak amacıyla boşanan' veya 'muvazaalı boşanan' şeklinde bir amaç aramamıştır. Dolayısıyla eşlerin boşanma iradelerinin samimi olup olmadığını araştırmak ne SGK'nın ne de mahkemelerin görevidir. Boşanma ister şiddetli geçimsizlikten kaynaklı samimi bir ayrılık olsun, isterse maaş için yapılmış hileli bir boşanma olsun; 1 Ekim 2008'den itibaren her ne sebeple olursa olsun eski eşlerin eylemli olarak birlikte yaşadıkları saptanırsa gelir ve aylığın kesilmesi yasal zorunluluktur."
Yargıtay İnceleme Yolunu Çizdi: Kapıcı, Muhtar ve Komşu Dinlenecek
Yerel mahkemenin kararını "eksik araştırma" gerekçesiyle oy birliğiyle bozan Yargıtay, birlikte yaşama olgusunun tespiti için somut kriterler sundu. Mahkemelerin yalnızca soyut beyanlarla yetinemeyeceğini belirten Daire;
-
Boşanan tarafların nüfus kayıt sistemindeki adreslerinin titizlikle çıkarılması,
-
Her iki adreste kimlerin ikamet ettiğinin kolluk kuvvetlerince detaylı araştırılması,
-
Mahalle muhtarı, bina yöneticisi, apartman görevlisi ve komşuların tanık olarak dinlenmesi
gerektiğine hükmederek dosyanın yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verdi.




