Eğitimci ve iş insanı Hüseyin Eryiğit, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda olayı şöyle dile getirdi:
"07.08.2026 tarihinde 13 no.lu Sağlık Ocağına ateş ve öksürük şikâyetiyle gittim. Dr. Erdal Demir’e randevu aldım, odasına girdim. İçeri girdim, hiçbir tepki yok. Karşısına kendiliğimden oturdum. Yine hiçbir tepki yok. 'Ateş ve öksürüğüm var.' dedim.
'Boğazlarından şikâyetin var mı?' diye sordu. 'Hayır.' dedim.
'Açın ağzınızı.' dedi, açtım. Oturduğu yerden doğru ışık kalemini tuttu, 'Bir şey yok.' dedi. 'Oradan nasıl gördünüz?' dedim. Cevap vermedi, reçete yazdı. Dedim ki: 'Ben çok öksürüyorum, geceleri uyuyamıyorum; en azından boğazlarıma abeslang ile bakıp ciğerlerimi dinlemeniz gerekmez mi?' Lütfetti, 'Oturun.' dedi; sedyeye oturdum, dinledi.
'Bir şey yok.' dedi.
Dedim ki: 'Ben yıllardır buraya gelirim, hiç böyle bir muamele görmedim. Sizi CİMER’e yazacağım.' 'Nereye yazarsan yaz.' dedi.
Çıkarken dedim ki: 'Ben eğitimciyim, yazık, sizi yetiştirememişiz.' Sonra öğrendim ki hastalarla doğru dürüst ilgilenmiyormuş. Gerekli yerlere şikâyet edeceğim, bir sonuç alır mıyım bilemem."
Doktorun muayene dahi etmeden uzaktan kendisine reçete yazmasına isyan eden eğitimci Hüseyin Eryiğit; aile hekimliği ve sağlık ocağı doktorlarının, özellikle de Dr. Erdal Demir’in görevini yapmaması konusunda İl Sağlık Müdürlüğünün ne gibi bir işlem yapacağını merak ettiğini söyledi.




