Zonguldak Belediyesi’nde son günlerde kulislerin ana gündem maddesi işçi alımları.
Kim alındı, kim elendi, hangi kriterler uygulandı, kimlerin listesi kimlerin masasından geçti? Bu soruların tamamı belediye binasının dışına taşmış durumda. Üstelik yalnızca söylenti seviyesinde değil; isim isim, tarih tarih konuşuluyor. Asıl soru şu: Bu bilgiler belediyenin ve CHP’nin içinden kim ya da kimler tarafından dışarı sızdırılıyor?
Kentte aynı anda başka bir tablo daha var. Yapılmayan yollar, çukurlarla dolu mahalle araları, uzun süredir toplanmayan çöpler nedeniyle isyan noktasına gelen vatandaşlar… Direksiyon başına geçen her sürücü, her sabah aynı soruyu soruyor: “Bu şehrin önceliği ne?”
Tam da bu atmosferde, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, geçtiğimiz günlerde Alaborina Restoran’ta düzenlenen kahvaltılı toplantıda yaptığı hararetli konuşmayla gündeme geldi.
Erdem’in, “Genel başkanımız ayakta, haydi siz de ayağa kalkın” sözleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ancak sokaktaki vatandaşın tepkisi netti:
Yollara, çöplere, altyapıya bakmadan ayağa kalkmak mı gerekiyor?
Bu noktada eleştirinin yönü sadece belediye yönetimine değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yerel örgütlenmesine de çevriliyor.
Parti içi bilgiler nasıl bu kadar hızlı dışarı sızıyor?
CHP’nin gençlik kolları ve parti içi gruplar, adeta her taşın altından çıkıyor. İl başkanının odasında yapılan konuşmaların, saatler içinde bazı basın yayın organlarında yer alması artık sıradan hale geldi. Belediyede yaşanan gelişmeler daha mürekkebi kurumadan kulis bilgisi olarak servis ediliyor.
Kahvehanelerde, kafelerde, hatta içkili mekânlarda aynı cümleler dolaşıyor:
“Şu liste değişmiş…”
“Falanca alınmış…”
“Filanca devre dışı bırakılmış…”
Burada durup sormak gerekiyor:
Bu bilgileri kim taşıyor?
Parti içi hesaplaşmalar, kişisel hırslar ve koltuk kavgaları Zonguldak Belediyesi’ni mi kilitliyor?
Asıl tehlike içeride
Bugün Zonguldak’ta tartışılan mesele yalnızca işçi alımı ya da yol sorunu değil. Asıl mesele, parti ve belediye içindeki güven erozyonu.
Bilginin bu kadar rahat sızdığı bir yapıda ne kurumsal disiplin kalır ne de siyasi ciddiyet. Herkesin birbirini fişlediği, kulis kurduğu, bilgi taşıdığı bir ortamda hizmet üretmek mümkün mü?
Vatandaş şunu soruyor:
Belediye yönetimi kendi iç sorunlarıyla mı meşgul?
Parti içi çekişmeler, kentin gerçek sorunlarının önüne mi geçti?
CHP içinde kimler konuşuyor, kimler taşıyor, kimler izliyor?
Bu sorular cevap bulmadıkça, Zonguldak’ta ne yollar yapılır ne de siyasi güven yeniden tesis edilir.
Ve şu gerçek artık göz ardı edilemez:
Dışarıdan gelen eleştiriden çok, içeriden sızanlar daha büyük hasar veriyor.




