Devrek ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki Rıza Ulukoz, yarım asırdır ocak başında kor haline getirdiği demiri örste döverek mesleğini yaşatıyor. İlkokuldan sonra girdiği atölyede 50 yılı geride bırakan ve emekli olmasına rağmen zanaatından kopamayan tecrübeli usta, çırak bulamamanın getirdiği buruklukla dükkanında tek başına ter döküyor.

"Eti Senin, Kemiği Benim Diyerek Teslim Ettiler"

Mesleğe adım atışının 50 yıl öncesine dayandığını belirten Rıza Usta, zanaatla tanışma hikâyesini şu sözlerle anlattı:

"Bu işe ilkokuldan sonra başladım. Amcam ‘Bu çocuk çalışacak’ dedi, getirdi ustama teslim etti; ‘Al, eti senin kemiği benim’ dedi. Askerlik çağına kadar ustamın yanında piştim. Askerden döndükten sonra yine aynı dükkânda çalışmayı sürdürdüm. Burası o dönem satılıktı, 1987 yılında dükkânı devraldık."

Atakan Örer’den Musa Göynük için taziye mesajı
Atakan Örer’den Musa Göynük için taziye mesajı
İçeriği Görüntüle

"50 Yıl Dün Gibi Geçti, Bahçe ve Ziraat Aletleri Yapıyoruz"

Geçen yarım asrın sadece çalışarak ve "dün gibi" akıp gittiğini ifade eden Ulukoz, sanayileşmeye ve fabrikasyon üretime rağmen geleneksel yöntemlerle bahçe ve ziraat aletleri imal etmeyi sürdürüyor. İşlerin eskisi kadar yoğun olmadığını ancak talep gördüğünü belirten Ulukoz, "İş var, yapana her zaman iş var. Burada kesici aletler; balta, kazma, bıçak, nacak, keser üretiyoruz" dedi.

İlçede Sadece İki Usta Kaldı: "Benden Sonra Bu İşi Yapacak Kimse Yok"

Yeni neslin zahmetli el sanatlarına ve sıcak demirciliğe ilgi göstermemesinden dert yanan emektar usta, ilçede mesleği sürdüren sadece iki kişinin kaldığına dikkat çekti. Çıraklık yıllarından arkadaşı Selahattin Bostancı’nın oğluyla çalıştığını, kendisinin ise tamamen tek başına kaldığını ifade eden Ulukoz, şu sözlerle sitem etti:

"Benden sonra bu işi devralacak, devam ettirecek kimse yetişmedi, yok. Biz de gücümüzün ve ömrümüzün yettiği yere kadar bu ocağı tüttürmeye, mesleği sürdürmeye gayret ediyoruz."

Kaynak: Haber Merkezi