İddialara göre olay, 18 Nisan’da emniyete yapılan isimsiz ihbar sonrası ortaya çıktı. İhbar üzerine harekete geçen savcılık, sosyal medya üzerinden farklı hesaplar kullandığı belirtilen 13 yaşındaki G.Ö.’nün çok sayıda kişiyle görüştüğünü ve bu süreçte istismara maruz kaldığını tespit etti.
Dosyada yer alan bilgilere göre şüphelilerin birbirlerini tanıdığı, bazı olayların birden fazla kişinin katılımıyla gerçekleştiği ve mağdur çocuğun çevre aracılığıyla başka kişilerle de tanıştırıldığı öne sürüldü. Bazı şüphelilerin araç içerisinde jandarma kontrolüne yakalandığı bilgisi de soruşturma dosyasına girdi.
Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) ve Adli Görüşme Odası’nda (AGO) ifade veren mağdurun, farklı zamanlarda çeşitli beyanlarda bulunduğu kaydedildi. Uzman raporlarında ise çocuğun “ihmal, istismar ve yeniden sömürü açısından yüksek risk grubunda” olduğu belirtildi.
Adli Tıp raporunda mağdurun istismara uğradığına ilişkin bulgular bulunduğu ifade edilirken, fiziksel bulguların olmamasının istismar yaşanmadığı anlamına gelmeyeceği vurgulandı.
Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, bazı şüphelilerin mağdurun 13 yaşında olduğunu bildikleri halde eylemlerini sürdürdükleri iddia edildi. Şüpheliler hakkında “çocuğun cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamaları yöneltildi.
26 yetişkin hakkında hazırlanan iddianame, Bartın 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, suça sürüklendiği belirtilen çocuklarla ilgili dosyanın da ana dava ile birleştirilmesi bekleniyor.
Yetkililer soruşturmanın genişleyebileceğini belirtirken, olay çocukların korunmasına yönelik denetim mekanizmaları ve sosyal medya güvenliği konusunda kamuoyunda tartışma yarattı.


