Zonguldak ve Zonguldakspor tarihini araştırma uzmanı ve köşe yazarı Barış Işık, Zonguldakspor eski teknik direktörü Selahattin Tetik yönetiminde Ülküspor'u 2-1 yenerek 7 maç sonra galibiyetle tanıştığını yazdı.
BARIŞ IŞIK YAZDI;
"Yerin 7 kat altında, saatlerce “kara altın”la uğraşmanın yorgunluğu, genç yüzlerinde şark çıbanı gibiydi. “Yorgunluklarının ağırlığında, 2 bardak çayın kırmızılığına dalıp gitmişlerdi. Ortak oynadıkları 6 kolonluk totolarında, ilk günkü 3 banko da tutmuştu. Geri kalan 10 maçı da şöyle alt alta bir getirebilseler, kurtulacaklardı.

Bütün kahve, kendileri gibi, takımlarının Bandırmaspor’la yapacağı maçı konuşuyordu. Herkes banko oynamıştı. Bandırmaspor korkutucuydu ama takımlarına güveniyorlardı. ”Korkma” dedi, arkadaşına uzunca boylusu”. Selahattin Hoca, bunun da formülünü hazırlamıştır. Adam bu işi biliyor, ötesi yok. Bir de çocuklar geçen haftaki gibi oynarlarsa, stattan yüzümüz gülerek ayrılırız evelAllah.

“Kara Altın” kentinin “inanılmış” adamı Selahattin Tetik, tam 40 yaşındaydı ve şimdiki öğrencilerinin hiçbiri hayatta yokken Beşiktaş’ta futbol oynamıştı. Daha sonra başlayan antrenörlüğü ise kendisini, aralarında Altınordu, Adana Milli Mensucat, Şekerhilal, Ankara Demirspor ve Kıbrıs Mogasa’nın da bulundukları tam 8 takımla tanıştırmıştı. “Hepsi bir yana, Zonguldakspor kadar tutulup içten bağlandığım bir takımım olmamıştı. Kendimize futbol için ölmek de var, fakat borcum yaşamaktır parolasını hareket noktası edindik, savaşıp gidiyoruz” diyordu Tetik.

Akın Katı’dan sert açıklama: İhanetin telafisi, kahpeliğin bahanesi olmaz!
Akın Katı’dan sert açıklama: İhanetin telafisi, kahpeliğin bahanesi olmaz!
İçeriği Görüntüle


Futbol piyasasına ilk adımını 1942 yılında Kömürspor adıyla atan ve şimdiki adını aldığı 16 Temmuz 1966’ya kadar lig şampiyonluğunu sadece 3 kez başka rakiplerine kaptıran Zonguldakspor’un kalesini 23 yaşındaki Yalçın Makaracı koruyordu. Önünde oynayan Ahmet Ekim ve Orhan Ünal modern futbolun bekleri gibi takım akındayken ver-kaçlara giriyorlardı. Haf hattında Ökkeş Özpamuk, takımın beyni gibiydi. Turan Bodur ve Nail Dündar ise gösterişsiz fakat faydalı futbolculardı.

“Hele bir forvetim var” diyor ki antrenör Tetik. “Önceki hafta Sakaryaspor maçında görmeliydiniz. Daryal Yönder, Kemal Kalkan ve Haşim Kaya tozu dumana kattılar. Halil Güngördü ile Ali Rıza Turan da iyidiler ama ille de Kemal, yaşının verdiği tecrübeye kondisyonunu da ekleyince bir bela adam olmuştu.

Başkanlığını Zafer Ölçmengil’in yaptığı kulüpte tek bir parola vardı: “Birimiz hepimiz, hepimiz de Zonguldakspor için…” Asbaşkan Kemal Yıldırım, öteki idareciler ve genel kaptan Bedri
Akkaya kendilerini bu işe adamış gibiydiler.

Kulübün sahası yoktu, mali imkanları çok azdı ama anlaşma ve azim vardı. Bu düşüncelerini de şu şekilde dile getiriyorlardı: “Ferhat bile kocaman dağı azmi ve çalışmasıyla delmiş. Biz de çalışıyoruz ve önümüzde sadece bir dağ değil, birçok dağlar var. İşin ucunda Şirin’e kavuşmak gibi, şampiyonluğa kavuşmak ta olduktan sonra elbette yolumuzda ilerleyeceğiz. Kaldı ki biz Zonguldaklıyız ve cevheri elde etmek için dağı delmeye alışkınız.”
Profesyonel liglere adımını 1966-67 sezonunda atan Zonguldakspor, 29 Ocak 1967 tarihinde kendi sahasında Ülküspor’u ağırlar.

Lige muhteşem bir başlangıç yapıp ilk yedi maçta mağlup olmayan Zonguldakspor sonrasında düşüşe geçer ve yedi maç galip gelemez. Zonguldakspor karşılaşmaya Eşref Aktay, Ökkeş Özpamuk, Ahmet Ekin, Orhan Ünal, Metin Uslu, Dündar Engin, Ali Rıza Turan, Nail Dündar, Turan Bodur, Halil Güngördü ve Cafer on biriyle başlar. İlk yarıda Metin Uslu ve ikinci yarıda Halil Güngördü’nün golleriyle Ülküspor’u 2-1 mağlup eden Zonguldakspor, yedi maç sonra galip gelerek taraftarının yüzünü güldürür."

Muhabir: Selçuk Koçaklı