Kocaeli teşkilatına hitap eden Erol, Türkiye ekonomisinin mevcut görünümünü çeşitli ekonomik göstergeler üzerinden değerlendirdi. Sanayi ve üretim politikaları, bütçe açığı, dış ticaret dengesi, dış borç ve gelir dağılımı konularında görüşlerini paylaşan Erol, Türkiye’nin ekonomik sorunlarının temelinde yönetim anlayışının bulunduğunu savundu.
“Zonguldak yerin altında, Kocaeli yerin üstünde üretiyor”
Zonguldak ve Kocaeli’nin Türkiye’nin üretim gücünde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Erol, iki kentin farklı sektörlerde ülke ekonomisine katkı sunduğunu söyledi.
Erol, “Zonguldak yerin altında, Kocaeli yerin üstünde Türkiye için üretiyor. Biri madeniyle, diğeri fabrikaları, limanları ve sanayisiyle bu ülkenin yükünü taşıyor. Bu ülke bu kadar üretiyor, insanımız bu kadar çalışıyor; peki neden geçinemiyoruz?” ifadelerini kullandı.
“Ekonomiye sadece siyasetçi gözüyle bakmıyorum”
Endüstri mühendisi olduğunu ve sanayi alanında deneyim sahibi bulunduğunu ifade eden Erol, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaları nedeniyle işveren ve çalışanların yaşadığı sorunları yakından gözlemlediğini belirtti.
Erol, ekonomi politikalarının oluşturulmasında hem işverenin maliyet ve finansman sorunlarının hem de çalışanların geçim sıkıntısının dikkate alınması gerektiğini savundu.
“Bizim anlayışımız işçiyle işvereni karşı karşıya getirmek değildir. Üretimi büyütürken emeğin hakkını da korumaktır.” diyen Erol, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansıması gerektiğini söyledi.
Bütçe açığına dikkat çekti
Türkiye ekonomisinin resmi veriler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erol, 2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin bütçe rakamlarını gündeme getirdi.
Merkezi yönetim bütçe gelirlerinin yaklaşık 9,2 trilyon lira, giderlerin 10,5 trilyon lira seviyesinde gerçekleştiğini belirten Erol, bütçe açığının yaklaşık 1 trilyon 321 milyar lira olduğunu söyledi.
Aynı dönemde faiz giderlerinin yaklaşık 1 trilyon 791 milyar liraya ulaştığını ifade eden Erol, bu kaynakların üretim, sanayi, tarım, teknoloji ve istihdam alanlarına yönlendirilmesi halinde Türkiye’nin ekonomik açıdan farklı bir noktaya gelebileceğini savundu.
“Dış ticaret açığı 53 milyar doları aştı”
Erol, Türkiye’nin dış ticaret verilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. 2026 yılının ilk 6 ayında yaklaşık 136 milyar dolarlık ihracata karşılık 189 milyar dolar civarında ithalat gerçekleştirildiğini belirten Erol, dış ticaret açığının 53 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.
Türkiye’nin yalnızca üretim miktarını artırmasının yeterli olmayacağını dile getiren Erol, yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun üretime geçilmesi gerektiğini belirtti.
“Borçla günü kurtarırsak yarının yükünü büyütürüz”
Türkiye’nin dış borç stokuna da değinen Erol, 2026 yılının ilk çeyreğinde brüt dış borç stokunun 518,5 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade etti.
Borçlanmanın tek başına olumsuz bir durum olmadığını belirten Erol, borcun üretim, teknoloji, ihracat ve istihdam oluşturacak yatırımlarda kullanılması halinde geleceğe yönelik bir yatırım niteliği taşıyabileceğini söyledi.
Erol, borcun tüketim ve verimsiz alanlarda kullanılması halinde ise mevcut sorunların geleceğe taşınacağını savundu.
Gelir dağılımı vurgusu
Türkiye’deki gelir dağılımına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erol, en yüksek gelir grubundaki yüzde 20’lik kesimin toplam gelirden yaklaşık yüzde 48 oranında pay aldığını, en düşük gelir grubundaki yüzde 20’lik kesimin payının ise yüzde 6,4 seviyesinde olduğunu belirtti.
Erol, Türkiye’nin yalnızca üretim değil, aynı zamanda paylaşım sorunu bulunduğunu savunarak, ekonomik büyümenin çalışanlar, emekliler ve toplumun diğer kesimleri tarafından da hissedilmesi gerektiğini ifade etti.
“Formülümüz üretim, verimlilik, istihdam ve adil paylaşım”
Türkiye’nin yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyaç duyduğunu belirten Erol, Saadet Partisi’nin ekonomi yaklaşımını “üretim, verimlilik, istihdam ve adil paylaşım” başlıklarıyla özetledi.
Erol, üretim olmadan refahın artırılamayacağını, verimlilik olmadan küresel rekabetin mümkün olmadığını ve adil paylaşımın toplumsal huzur açısından önem taşıdığını dile getirdi.
İş sağlığı ve güvenliği alanındaki deneyimine de değinen Erol, ekonomik kalkınmanın merkezinde insanın bulunması gerektiğini belirterek, “Bir işletmenin en kıymetli varlığı makinesi, binası veya bilançosu değildir; insanıdır.” dedi.
“Zonguldak ve Kocaeli aynı alın terinin iki şehri”
Konuşmasının sonunda Zonguldak ve Kocaeli’nin üretim gücüne vurgu yapan Erol, madenciden fabrika işçisine, sanayiciden esnafa, çiftçiden emekliye kadar toplumun tüm kesimlerinin ekonomik kalkınmadan pay alması gerektiğini söyledi.
Erol, Türkiye’nin önemli bir ekonomik ve insan kaynağı potansiyeline sahip olduğunu belirterek, bu potansiyelin adalet, liyakat ve doğru ekonomi politikalarıyla değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, programın sonunda kendilerini Kocaeli İl Divan Toplantısı’na davet eden Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanlığı ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.







