Dural, 21 Mayıs tarihinde verilen “mutlak butlan” kararının Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirterek, söz konusu kararın yalnızca CHP’nin iktidar yürüyüşünü engellemeyi değil, aynı zamanda vatandaşların seçme ve seçilme hakkını hedef aldığını ifade etti.
Açıklamasında “Hedef sandıktır, hedef milli iradedir, hedef demokrasi kazanımlarıdır” ifadelerini kullanan Dural, CHP örgütlerini temsil eden il başkanları olarak demokrasiye sahip çıkma sorumluluğunu yerine getirdiklerini söyledi.
81 ilden gelen il başkanları ve temsilcilerle birlikte kurultay talebine ilişkin imzaların ilgili makamlara teslim edildiğini açıklayan Dural, noter onaylı 830 kurultay delegesi imzası ile 170 İstanbul delegesinin irade beyanlarının sunulduğunu belirtti. Toplamda 1003 delegenin kurultay iradesini ortaya koyduğunu ifade eden Dural, bu imzaların yalnızca CHP örgütleri adına değil, demokrasiye sahip çıkan milyonlarca yurttaş adına teslim edildiğini dile getirdi.
Olağanüstü kurultayın önünde hukuki bir engel bulunmadığını savunan Dural, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 32 kamu hukuku akademisyeninin görüşlerinin de bu yönde olduğunu söyledi. Tedbir kararlarının kurultayın yapılmasına engel teşkil etmediğini öne süren Dural, aksine sürecin kurultayı zorunlu hale getirdiğini ifade etti.
Yaşanan sürecin parti içi bir mesele olmadığını belirten Dural, CHP’ye yönelik siyasi bir müdahale gerçekleştirildiğini iddia ederek, partinin geçmişte de benzer baskılarla karşılaştığını ancak örgütü ve halkın desteğiyle bu süreçleri aştığını kaydetti.
Dural, CHP’nin seçime girme yeterliliğini kaybetme riskine dikkat çekerek, olağanüstü kurultayın 25 Temmuz 2026 tarihine kadar toplanması gerektiğini söyledi.
Açıklamasının sonunda parti örgütünün iradesini vurgulayan Dural, Genel Başkanın Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayının ise Ekrem İmamoğlu olduğunu belirterek, “Önce Kurultay, sonra iktidar” mesajını verdi.





