Linç edin… Parçalayın… Hatta param parça edin… Leş kargaları… Sizi…
Ne kolay hain… Ne kolay çıkarcı… Ne kolay sattı demek…
Ne kadar kolay…
İBB’nin cezaevinde ki Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu diploma olayında, “18-19 Yaşında ki çocuk sahtecilikten v.s anlamaz” diyor ve de siz haklı buluyorsunuz…
Yeni kuşak çocuklarda haklı buluyor…
Sanırım Z geriliği var galiba…
Biz o yaşlarda farklıydık sanırım…
Erdal Eren gibi…
Orada yaş büyüttüler değil mi???
Fatih İstanbul’u 21 yaşında fethetti…
Ben 20 yaşında baba oldum…
Konum bu değil de…
Şimdi CHP’den kim ayrılırsa ona artık tüm küfürler yağdırılıyor…
Onlar yetmiyor, Hırsız, arsız, ahlaksız, namussuz, hain, kalleş yakıştırması yapılıyor…
Garip değil mi???
Gelelim kendi kentimize…
En çok cırlayan, en çok bir yerlerini geren, en çok avanta-lavanta ile beslenenler, asil hırsız ve soyguncu olanlar ve çıkarları için satamayacakların hiçbir şeyi olmayanlar inanın hemen sahneye çıkıyor…
Tefecisi, Emek hırsızı, Komisyoncusu, Hak etmediği paraları kazananlar, İhaleciler, Gogocular –Ottur günahı yoktur- bile hemen muhalefete geçiyor…
Birde gece bir evin kapısına koysanız adamı öldürecek olan garabetler…
Hatta bir dönem ben onların hastanede Narkoz üzerine görevlendirilmesini talep etmiştim…
Kişinin karşısına çıksalar hem de gece karanlığında adam zaten bayılır…
Yani narkoza gerek kalmadan ameliyat gerçekleşir…
Hatta insan ölür…
Parti aidatı ödemeyen, Parti yemeklerinde sığıntı olarak beleş yemek yiyenler, vallahi böyle durumda adeta adalet timsali, partinin her şeyini karşılamış gibi ortaya çıkıyor…
Son dönemlerde CHP Belediyeleri aldığı için parti kiraları v.s Genel Merkez tarafından ödeniyor…
Daha önce sigortasız çalıştırdıklarının dahi maaşlarını ödeyemiyorlardı…
Çaycının bile parası ödenmiyordu…
Kiralar ödenmiyor du???
Şimdi para bulununca belediye işlerinden efelik başladı…
Yalnız Efelik yapanlar daha düne kadar para isterler diye parti tabelasının dahi altından geçmeyenler…
Şuan CHP’nin İl Başkanı var… Kolejli naif çocuk…
Aksekili…
Hayatında partiye beş kuruşu geçmemiştir…
Aynı 657 Tahsin gibi…
Şimdi teyzeler, madamlar pardon adamlar yazıyor…
Siz çıkarınıza göre Alici, Velici, 49, 50, Hatta 69’cu saksafoncu eyaletindensiniz…
Size uyuna ne ise ona göresiniz…
Zonguldak siyasi tarihinin 47 yılına gazeteci olarak şahitlik ettim…
CHP veya değişen parti ismi Halkçı Parti veya SODEP olsa da paraya ihtiyaçları varsa ilk gidecekleri kapı belli…
Eski İl Başkanları ve Zonguldak tarihinin en büyük hayırseveri ve de başarılı hukukçusu Ali Osman Odabaş…
Yani dibur ne zaman sıkışsa o kapı hazır nasıl olsa mantığı ile tıklanır…
Eğitime, Sağlığa, Binlerce çocuğa verdiği bursların yanında, CHP’nin kapısında ki köpek hastalansa onun veteriner masrafını karşılayan adam…
Bir dönem Milletvekili aday adayı olmak istedi…
O kapısında dilencilik yapanlar hemen yaşlı, yok efendim, Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Bakanlıklardan şeref madalyası, Üstün Hizmet madalyası sahibi diyerek dışladılar…
Her seçim dönemi ise kapısına giden kapı kulları; “Efendim Seçim kampanyasına destek istiyoruz… Kimisi yalan beyanla kendine menfaat sağlayanlar, Hatta kampanya parasından ördek yapanlar, parti kirası, parti etkinliği v.s binlerce defa- onu dolandırdıklarını sandılar…
Zonguldak tarihinin gelmiş geçmiş en büyük hukukçusunu…
Zavallılar… O aday olunca hemen düşman kesildiler…
Biraz adamlık ve vefa olsa idi, Ali Osman Odabaş, CHP’nin birinci sıra adayı yapılırdı…
Gelelim Merve Kır Müftüoğlu’na…
Allah hepinizi bildiği gibi yapsın…
CHP’de 20 yaşlarında bir kız çocuğunun ne hedefi olabilir diki…
Madem Ekrem İmamoğlu diplomada masum ya…
O tarihte CHP’de mücadele veren Av. Merve Kır…
Partinin her etkinliğinde ofisine gidip para dilenenler…
Şimdi ne oldu…
Merve Kır Müftüoğlu’nun Atatürkçülüğünü siz zurnalar ve zurneler tartışamazsınız…
Merve Kır Müftüoğlu, Çocuk Tacizi başta olmak üzere ülkede ki kadına şiddete kadar herkesin karşısında duran Atatürkçü kadın olmuştur…
İlk tepkilere bakıyorum da hep tefeci, hep avantacı, hep parti adına nasiplenenler, hep ihaleciler, hepte kocasını dahi mutlu edemeyen boşanmış kadınlar…
Biraz ağır oldu sanırım…
Ha bildiklerimi yazarsam ağır olmadığını görürsünüz…
Merve Kır Müftüoğlu, Eskişehir'in Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş'e sosyal medya hesabında sahip çıkmıştı…
Eskişehir merkezini bilen zat-ı muhteremler, maalesef ilçelerini bilmez…
Eskişehir merkezi ile İlçeleri çok farklıdır…
Bazı ilçelerde kara çarşaf yöresel giysidir…
Yani hepsinin farkı özelliği var…
Yörük, Çerkez ve Abazalar giysileri gibi…
CHP’de Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı iken…
Genel Başkanlığa aday oldu Merve Kır Müftüoğlu…
Not korkusu yüzünden Hollywood karalı başrol oyuncusu ile Pensilvanya kralı devreye girdi ve harcadılar…
Biri Pavyon denizinden, Çeteden diğeri de GETO’dan geliyor…
Zemin zaten müsait…
Yemleme ile sorun çözüldü…
Şunu isterim…
Tarafsız bir TV kanalında…
Tüm bu saydıklarımla canlı yayında olmak isterim…
Merve Kır Müftüoğlu’nun siz tırnağı dahi olamazsınız…
Boş yere afkurmayın…
Hayatınız da siyasete veya partinize beş kuruş harcamadınız halde şimdi belediyeden beleş –Oruç tutmadığınız halde- kart bekliyorsunuz…
Siz bence, Yine de Merve Kır Müftüoğlu’nu arayın size yardım etsin…
Hırsız herkesi kendi gibi görürmüş…
Hayırlı Ramazanlar…
Sevgiyle kalın…
Benim Zonguldak halkının kanını emenler…