TEFEN KÖPRÜSÜ ACİLEN YENİLENMELİDİR
1951 yılında Çaycuma köprüsü açılmıştı.2012 yılında ise sel felaketi sonucunda yıkıldı. 15 kişinin canına mal olmuştu. Köprü, Filyos Çayının debisine ancak 61 yıl dayanmıştı.
1955 yılında Tefen Köprüsü açıldı. 70 yıldır dayanıyor.
Çaycuma Köprüsünün uzunluğu yaklaşık 280 metre idi.
Tefen (Gökçebey) köprüsünün uzunluğu 150 metre. Belki halen dayanmasının nedeni ; iki köprü arasındaki mesafe farkıdır. Fakat bu köprünün de artık takati kalmadığı anlaşılıyor.
Üstelik Filyos nehrinin kolu olan , Karabük istikametinden gelen Soğanlı Çayının, Balıkısık – Kayadibi - Bodaç’ta, dar kanyonlardan geçip, Gökçebey önlerine geldiğinde geniş bir alana yayılması , köprü önüne geldiğinde tekrar daralması, suların debisini artırıyor.
Geçmişte ırmağın bu genişlikte akması , sadece Gökçebey önlerinde meydana gelen bir olaya da neden oluyordu. Nehir bazen iki , bazen üç, bazen de üçten fazla kola ayrılır, alanın ortasında da adacıklar oluştururdu. Yani dere yatakları yer değiştiriyordu.
Dere yatağına TOKİ konutları yapıldı. Bu neden ile dere yatağı daraltıldı. Önüne set çekildi. Artık herhangi sel veya su seviyesi yükseldiğinde su akışı , suyun debisi köprü önünde daha şiddetli ve daha hızlı gerçekleşiyor.
Eskiden Tefen’de, dere üzerinden karşıya geçiş yapacak köprü yoktu. Bu nehrin oluşturduğu kollarda ,sığ alanlardan geçiş yapılıyordu. Öküz boyu ve tekerleklere uygun alandan bir yol oluşturulmuştu. Sonrasında bazı dar alanlarda ise tahta köprüler inşa edilmişti. Zaten bu geçişler sadece karşı tarafta bulunan Çukur köyüne çıkıyordu. Devrek - Gökçebey arasında herhangi bir yol söz konusu değildi. Üstelik Tefen , Devrek’e bağlı bir yerleşim yeri olmasına rağmen , doğru dürüst yol bulunmuyordu.. Ama öküz arabası, yüzyıllardan beri kendi yolunu kendi bulmuştu. Tefen köylüleri , devlet kapısı olarak gördüğü Devrek’e gide gele, kendi yolunu kendi oluşturdu.
Bu bölgede yol (Yol denecek ise ) , Mengen, Devrek ve Beycuma üzerinden Zonguldak’a sağlanıyordu. Osmanlı haritalarda Zonguldak- Beycuma ve Devrek, Ereğli ile Devrek Zonguldak arası yol gözükür. Filyos Nehri boyunca herhangi bir kara yolu yoktur. Zaten araçta yoktur. İlk araçlar şehirlerde 1920 , Anadolu da 1930 yıllarında kullanılmaya başlandı. Gökçebey’de 1940 yıllarında ahşap dekovil köprüsü vardı.
Bir çok yol da 1935’de demiryolu ile gelmişti.
1933 yılında Zonguldak’ın genelinde büyük bir sel felaketi meydana geldi. Taşan sular , ,Zonguldak Şehir Merkezinde Ankara Köprüsünün üzerine çıktı.(Fotoğrafı vardır) .Üzülmez Deresi üzerinden , Acılık tarafına geçen tahta köprü yıkıldı. Çaycuma’yı Perşembe , Zerzene, Bartın’a bağlayan tahta köprü de yıkıldı. Bu tarihten sonra Irmak üzerinden sadece ‘’Pot ‘’ adı verilen sandallarla karşıya geçilebiliyordu. Nehir hızı artığında ,geçişler durduruluyordu. Günlerce , belki de aylarca insanlar karşıdan karşıya geçemiyordu.
1930’lu yılların sonunda tahta köprüler onarıldı fakat ; yine meydana gelen sel felaketleri köprüleri yine yıkmıştı. Gökçebey ve Çaycuma’da tahta köprü yine çöktü. Hatta Çaycuma’da , Bartın’dan gelen bir posta arabası ,bu çöken yerde asılı kaldı.
Tahta köprü dayanmadığı için vadiye ilk beton köprü 1951 yılında Çaycuma’ya yapıldı.1954 yılında ise , Devrek- Gökçebey -Çaycuma yolu ihale edilerek , Gökçebey girişine beton köprü yapımına da başlandı.1955 yılında Zonguldak Valisi Kazım Arat’ın kurdeleyi kesmesi esnasında , Tefen halkının büyük sevinci ile hizmete açıldı.
O zaman bölgedeki gelişmeler Çaycuma’da da aynı , Gökçebey’de de , Devrek’te de aynı gelişiyordu. Aynı selden etkileniyor, aynı zamanlarda köprüler yıkılıyor, yerine yeni köprüler yapılıyordu.
Bugüne gelirsek ;
Bu köprünün altından çok sular aktı. Çaycuma köprüsü , 2012 yılının, 6 Nisan sabahı, onlarca kişi köprüdeyken bir anda çöktü. 11 kişinin cesedine ulaşıldı, 4 kişinin cesedine ise ulaşılamadı.
Aslında köprüler ömrünü birlikte tamamladılar. Çaycuma'ya yeni köprü yapıldı ama Gökçebey'deki köprü halen duruyor. Oysa biri yıkıldı mı , diğeri de yıkılacak demektir.
Tekrar bir faciaya sebep olmamak için; Gökçebey Köprüsü acilen yeniden yapılmalıdır.
Bir ilçenin şehir merkezine girişi bu kadar tehlikeli, bu kadar dar ve zor şartlarda olmamalı.
Gökçebey Belediye Başkanı Vedat Öztürk diyor ki ; ‘’ ilçemizin tek bağlantı köprüsü artık tehlike arz ediyor. Yıkıp tekrar yapın , gerekirse ben aday olmayayım.’’ diyor.
Başkanın koltuğunu feda edecek kadar önem arz ettiği bu köprünün , bir an önce dikkate alınması için tekrar facia mı olması gerekiyor ?
Hayati Yılmaz ile
Zonguldak tarih.



