Yüksek Mahkeme, kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatın artırılması gerektiğine karar verdi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasına ilişkin temyiz incelemesinde dikkat çeken bir karara imza attı. Kararda, eşine fiziksel şiddet uygulayan, hakaret ve tehditte bulunan, aşırı horlayıp uykusunda diş gıcırdatan erkeğin ağır kusurlu olduğuna hükmedildi.
Boşanma davasında erkek eş, eşinin sürekli tartışma çıkardığını, ailesine hakaret ettiğini ve uzun yıllardır ayrı odalarda kaldıklarını öne sürerek boşanma, velayet, nafaka ve tazminat talebinde bulundu.
Kadın ise eşinin kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, geceleri aşırı horlaması ve diş gıcırdatması nedeniyle yalnızca uyku sırasında ayrı odada kaldığını belirtti. Ayrıca eşinin psikolojik destek almayı reddettiğini savunarak nafaka ve tazminat talebinde bulundu.
Dosyayı değerlendiren Aile Mahkemesi, erkeğin fiziksel şiddet uyguladığı, ölümle tehdit ettiği, hakaret ettiği, geçmiş olayları sürekli gündeme getirerek tartışma çıkardığı ve aşırı horlama ile diş gıcırdatmasının kadının ayrı odada uyumasına neden olduğunu tespit etti. Mahkeme, erkeği tam kusurlu bularak boşanmaya karar verdi ve kadın lehine 40 bin lira maddi, 40 bin lira manevi tazminat ile nafakaya hükmetti.
İstinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'ne taşındı. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin kusur değerlendirmesini yerinde bulurken, hükmedilen nafaka ve tazminat miktarlarının tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile günün koşulları dikkate alındığında yetersiz olduğuna karar verdi.
Oy birliğiyle alınan kararda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun hakkaniyet ilkesi doğrultusunda kadın lehine daha uygun miktarda nafaka ve tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek karar bu yönüyle bozuldu.