Sivas Madımak Oteli’nde 2 Temmuz 1993 tarihinde hayatını kaybeden 33 yazar, aydın, ozan ve genç, Emeğin Başkenti Zonguldak’ta düzenlenen ortak bir eylemle anıldı. Madenci Anıtı önünde bir araya gelen Zonguldak Demokrasi Platformu üyesi sendika, meslek odası ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, faillerin cezalandırılması ve laiklik vurgusu yaptı.
"Sivas’ın Karanlık Zihniyeti Kılık Değiştirdi"
Platform bileşenleri adına yapılan ortak açıklamada, Sivas'ta 33 yıl önce aydınlığı, bilimi, sanatı ve bir arada yaşama iradesini hedef alan zihniyetin bugün de farklı kurumlar ve politikalar üzerinden varlığını sürdürdüğü savunuldu. Türkiye’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkelerinden adım adım uzaklaştırıldığı iddia edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
-
Hukuk Darbesi Vurgusu: Yargının siyasi iktidar eliyle bir dizayn aracına dönüştürüldüğü belirtilerek, muhalif siyaset, sendikalar ve demokratik kurumlar üzerinde uygulanan baskıların Cumhuriyet ve demokrasiye yönelik bir "hukuk darbesi" olduğu öne sürüldü.
-
Mücadele Kararlılığı: Laik ve demokratik Cumhuriyet’i kökleştirmek için yürütülen hak arayışından ve mücadeleden asla vazgeçilmeyeceği Madenci Anıtı’ndan ilan edildi.
Eğitim ve İnanç Politikalarına Sert Eleştiri
Basın açıklamasında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen güncel projeler ve müfredat değişiklikleri de hedef alındı. ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum) projesiyle okullara "manevi danışman" adı altında kadroların sokulduğu ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı verilen yeni müfredatın sorgulamayan nesiller yetiştirmeyi amaçlayan "gerici bir kuşatma" olduğu iddia edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na da tepki gösterilen açıklamada, "Alevisiz Alevilik" dayatmalarının ve asimilasyon merkezlerinin tanınmadığı belirtilerek, lütuf değil anayasal güvenceye bağlanmış eşit yurttaşlık talebi yinelendi.
Siyasi İktidara 5 Maddelik Çağrı
Açıklamanın son bölümünde, gerçek bir inanç özgürlüğünün ancak devletin tüm inançlara ve inançsızlara eşit mesafede durduğu net bir laiklikle mümkün olacağı vurgulanarak, siyasi iktidara şu beş maddelik çağrı yapıldı:
-
Cemevleri derhal yasal ibadethane olarak kabul edilmelidir.
-
Din dersleri zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır.
-
Alevilere devlet kurumlarında eşit yurttaş muamelesi yapılmalıdır.
-
Sivas Katliamı "insanlık suçu" kabul edilerek zamanaşımı oyunlarına son verilmelidir.
-
Madımak Oteli amasız ve fakatsız bir "Utanç Müzesi" ilan edilmelidir.
Eylem, "Sivas'ı unutmadık, unutturmayacağız" ve "Gelin canlar bir olalım" sloganlarının ardından olaysız bir şekilde sona erdi.





