Çağ bitirip çağ aşan cihan padişahı Fatih Sultan Mehmet ne demiş: "Vebal nedir bilir misiniz? Hak etmeyenlere makam mevki vermektir." Resul-i Ekrem’in uyarısı da gayet açıktır: Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak, kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak, verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemek hem vebal hem de günahtır. Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamaktır; günahtır. Yaptığı iş karşılığında aldığı ücretten başka, hak etmediği bir ücret talep etmek harama el uzatmaktır. Peygamberimiz de bizleri şöyle uyarmaktadır: “Bir kimseyi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak ona bir ücret verdiysek onun bu ücret dışında alacağı her şey emanete hıyanettir.” Kul hakkı denildiğinde çoğumuz sadece bireyler arasındaki ilişkileri düşünürüz. Oysa kamu hakkı da bir kul hakkıdır ve hatta çok daha ağır bir sorumluluktur. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Şüphesiz Allah, size emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder...” (Nisâ, 58) Tüm bunlar ortadayken: Sayıştay raporlarında defalarca her yıl uyarı olmasına rağmen havalandırmayı değiştirmeyi becerememek, faciaya çanak tutmak kul hakkı değil mi? Peki yaşanan Amasra faciası sonrası "Kurumun hiçbir suçu yok." diye ortaya çıkıp rapor okumak, maden şehitlerinin ailelerini rencide etmek kul hakkı değil mi? TTK Yayla Konağı Misafirhanesinde 13 yıldan beri kalarak Ankara’dan evini bile taşımadan genel müdür yardımcılığı yapmakta kul hakkı yok mu? Göreve geldiğinde yıllık 2 milyon olan temsil ağırlama giderini bir yıl sonra tam 4 kat artırarak 8 milyonun üzerine çıkarmakta kul hakkı yok mu? Emekliliğine 6 ay kalmış adamı müessese müdür yardımcısı yapmak, yani adam kayırmak da kul hakkı yok mu?

Madencilerden Mustafa Çağlayan’a ziyaret: Çalışma hayatı masaya yatırıldı
Madencilerden Mustafa Çağlayan’a ziyaret: Çalışma hayatı masaya yatırıldı
İçeriği Görüntüle

Gelelim güncel konumuza... Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve yardımcısının bu anlatacağımız tasarruflardan haberi var mı, onu da merak ediyoruz. Geçen hafta bildiğiniz gibi TTK’de üst düzeyde görevden almalar yaşandı. Sürpriz mi oldu, olmadı elbette; hatta devamının geleceği de bütün kurum içinde konuşuluyor. Görevden alınan genel müdür yardımcıları 3 yıldan fazla görev yaptıklarından dolayı yönetmelik gereği denetim biriminde, yani müfettiş olarak görevlendiriliyorlar. Müfettiş olarak görev yapmayı kabul ettikleri takdirde 2 yıl boyunca genel müdür yardımcısı maaşı almaya devam ediyorlar. Mevzuat böyle diyor. Görevden alınan 2 genel müdür yardımcısının bu mevzuata göre müfettiş olarak atamaları yapıldı. Bu iki devlet memurunun bundan sonra Teftiş Kurulu Başkanlığında müfettiş olarak görevlerini yerine getirmeleri gerekiyor. Yani Teftiş Kurulu Başkanlığında odalarında oturacak, kendilerine verilen konuları inceleyecek ve rapor hazırlayacaklar. Buraya kadar her şey tamam. Sonuç olarak müfettişlik görevi yapacakları için 2 yıl genel müdür yardımcısı maaşı almaya devam edecekler. Kiraz’ın adaleti burada devreye giriyor. Biri zaten 13 sene misafirhanede kalan, genel müdür yardımcısı maaşı almaya devam edebilmek için teftiş kurulunda müfettişlik yapması gereken bu iki kişiye Kiraz kıyağı geliyor. İkisi de müfettiş kadrolarına atanmalarına rağmen Teftiş Kurulu Başkanlığına gönderilmiyorlar. Müfettiş kadrosu alıyorlar ama müfettişlik yapmıyorlar. Teftiş kurulunda oturup müfettişlik yapmaları hâlinde alacakları maaşı alıyorlar ama müfettişlik yapmıyorlar. Genel Müdür, teftiş kurulunda oturması gereken bu iki kişiye kendi odasına yakın genel müdür katında bir oda tahsis ediyor. Olmaları gereken teftiş kuruluna kıyıp gönderilmiyorlar. Yukarıda sıraladığımız kul hakkı ile ilgili sözler ışığında soruyoruz: Bu, kul hakkına girmek değil de nedir? "Ben dürüstüm, ben adaletliyim." diye anlat dur. Yapılan ortada; gereği yerine kıyakçılık yapmak tam da kul hakkının tanımı içindedir. Beytülmal ne demek, anlamı var mı sizin nazarınızda? Adaletsiz davran, tüyü bitmemiş yetimin bile hakkı olan paraları hak hukuk hiçe sayarak keyfine göre dağıt, ondan sonra masal anlat. Öyle makamında bütün gün Kur'an-ı Kerim okuyan başkanı genel müdür yardımcısı atayarak kul hakkından kurtuluş yok. Hadi hayırlı cumalar...

Muhabir: HABER MERKEZİ