Garip işler oluyor bu aralar…

Yıkıldık yıkılacağız…

Davut Acar’ın gazeteye uyguladığı mali pres…

Demirlerin perde arkasından çevirdiği filmler yetmiyormuş gibi…

Şimdi de akbaba gibi tepemizde dolaşan leşçiler çıktı…

Bu gazete kurulduğu tarihte Deniz Kulübü’nde düzenlenen gecede yaptığım konuşmayı gün gibi hatırlıyorum…

“Beceremiyorsam adam gibi kapatmayı da bilirim”

Kirli ilişkilere girmeden, şantaj yapmadan, haber yapmak ya da yapmamak karşılığında para almadan ancak buraya kadar oluyor…

Bana gazetecilik üzerine öğütler veren arkadaşlar galiba haklı…

Amaaan!

Dünyanın sonu değil ya…

Bakın bir zamanlar 400 bin baskısı olan İngiliz The Independent gazetesi 27 Mart’tan itibaren kağıt baskıyı sonlandırıp sadece internet üzerinden yayın yapacak…

Kim bilir Halkın Sesi de günün birinde yayın hayatına internet üzerinden devam edebilir.

Canımı sıkan tek şey, birlikte çalıştığım 12 kişinin işsiz kalma ihtimali…

Gerçi onların da direnci kırılmak üzere ya…

Davut Acar denen adamın vicdanı olmadığını biliyorum ama…

Onun gibiler geceleri nasıl uyur?

Başkaların emeğini nasıl gasp eder?

Ve bu adamlar niçin toplumda daha çok itibar görür!

Acar’ın Halkın Sesi’nin resmi ilan gelirlerini gasp edişinin arkasında yatan pazarlıklar aşikar…

Ama vakti zamanında Erdoğan Demir’e söylemiştim…

Şimdi aynı sözleri onun için söylüyorum…

Yazmak için ille de kaleme kağıda ihtiyaç olmaz her zaman…

Gerekirse duvara da yazarım!

 

                          ***

Tabi vaziyet böyle olunca Davut Acar’la ilgili yaptığımız haberler farklı yorumları da beraberinde getiriyor…

Kimse yaptığımız haberlerin doğruluğunu sorgulamıyor da…

Neden yazdığımızı soruyor…

Onca haber yaptık…

Davut Acar ile Zonguldak Belediyesi arasında dönen dolapları sağır sultan biliyor…

Yazdığımız her şey somut!

Yeni mezarlık işinde dönen dolaplar, doğrudan teminle alınan işler, Acar’ın belediyenin üst düzey yöneticileriyle olan yakınlığı, Arelel İnşaat’ın tedarikçi ve imalatçı firmalardan daha az fiyat vererek aldığı işler, Milli Emlak Müdürlüğü’nün defalarca Zonguldak Belediyesi’ni resmi yazıyla uyarmasına rağmen kamu arazilerinin Arelel İnşaat’a peşkeş çekilmesi…

Ortak olduğumuz dönemde Davut Acar’ın ofisine gelen belediyecilerle…

Hani şu bahsettiğim kenti kemiren fareler aynı kişiler…

Bıyıklı fare ise bunların aracılığıyla takıldı örümcek ağına…

Herkesin her şeyi bildiği bir kentte bizim yazdıklarımıza sessiz kalanların kendilerine göre haklı gerekçeleri olabilir.

Ama Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi’nin hiçbir mazereti olamaz!

Emniyet Müdürlüğüne 100 metre mesafedeki Davut Acar’a ait şantiyede yaşanıyor her şey…

Ve polis sadece seyrediyor…

Geçtiğimiz Cuma günü bir kez daha Cumhuriyet Savcısı’na ifade verdim…

Bildiğim her şeyi anlattım…

Battı balık yan gider…

Evet Acar ve Acar’ı yönlendiren ametaller belki muradına erecek ama…

Hiç şüpheniz olmasın…

Batarken yanımda birkaç kişiyi daha götürürüm!