1990 yılında İzmir'de yedek subay olarak askerlik yapıyordum. Gazino adı verilen mekanda (içinde TV olan bir salon) 2-3 kez nöbet görevi vermişlerdi. Oradaki eşyaları koruma(?) işi yapıyordum.
Birkaç gün sonra bölükteki bir arkadaşımız bana geldi. "4 teyp kaseti kayıp. Sizin nöbet gününüzde kaybolmuş. Bunları ödeyeceksiniz" dedi. Kasetlerin yerini bile bilmiyordum. Saçmalıktı. Ancak hafta sonu izne çıkmama cezası almamak için bir miktar para ödeyip kasetlerin yenilerini almıştım. Bana iftira atan, mobbing (yıldırı) yapan zatın ismi Ömer idi...
2008-2013 yılları arasında KKTC'de bir lisede öğretmen olarak çalıştım. Okuldaki tüm faaliyetlere, fikirlere, işlere sonuna kadar karşı çıkan, diğer öğretmenleri de etkisi altına alan, negatif düşünceli kişinin adı da Ömer idi...
2015-2019 yılları arasında kömürüyle bilinen bir şehrin "X" ilçesinde okul idareciliği yaptım. 4,5 yıl boyunca verimli çalışmamı engelleyen, sendika ağalarına gammazlayan, tetikçi, sahte yerel gazetelerde haberler yaptıran, isimsiz-imzasız ihbar mektupları yazıp üst amirlere yollayan kişinin adı da Ömer idi...
2019-2021 yılları arasında kömür şehrinin bastonlu "Y" ilçesinde 2,5 yıl idarecilik yaptım. Burada da her türlü karanlık, yıkıcı, bozucu, motivasyon yok edici, üst amirlere yanlış yönde ispiyonculuk yapan kişinin adı da Ömer idi...
2021 yılından beri Ankara'daki bir okulda çalışıyorum. Burada da fesatlıklarla, yalanlarla, tuzaklarla karşılaştım. Bunları organize eden kişinin adı da yine Ömer'di...
Bunlara tesadüf gözüyle de bakılabilir. Ancak, bir yerde Ömer ismini duyduğumda aklıma ilk önce türlü fesatlıklar, kötülükler geliyor...