Zonguldak Barosu, Zonguldak Taşkömürü Havzası'nda yıllardır devam eden rödövans uygulamaları ve bu uygulamaların hukuki niteliğine ilişkin tartışmalarla ilgili kamuoyuna çağrıda bulundu.
Zonguldak Barosu Başkanı Türker Kapkaç imzasıyla yapılan açıklamada, 1980'li yılların sonlarından bu yana devam eden uygulamaların artık ertelenemez bir sorun haline geldiği belirtildi.
Açıklamada, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5'inci maddesinde yer alan maden haklarının bölünmezliği ilkesi kapsamında, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürlüğünün ruhsat sahalarında üçüncü kişiler tarafından yürütülen madencilik faaliyetlerine dayanak oluşturan sözleşmelerin hukuki durumunun ve mevzuata uygunluğunun açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi.
“Sorun yalnızca hukuki tartışma değil”
2004 yılında yapılan sözleşmeler ve bunların süre uzatım protokolleriyle devam eden faaliyetler bakımından ortaya çıkan hukuki sorunların yıllardır çözüme kavuşturulamadığına dikkat çekilen açıklamada, meselenin yalnızca hukuki bir tartışma olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Bu durumun işçi sağlığı ve güvenliği, etkin denetim, madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği ve Zonguldak'ın geleceği açısından doğrudan önem taşıdığı belirtildi.
Baro tarafından yapılan değerlendirmede, asıl önceliğin sorunun varlığını kabul ederek çözüm için harekete geçmek olduğu kaydedildi.
“Amaç cezalandırmak değil, insan hayatını korumak”
Açıklamada, işverenlerin veya işçi statüsünde çalışan maden mühendislerinin cezalandırılmasına odaklanmak yerine, insan hayatının korunması ve güvenli çalışma koşullarının oluşturulması gerektiği belirtildi.
Kişisel sorumlulukların ve hukukun gereklerinin göz ardı edilemeyeceği ifade edilirken, yıllardır devam eden yapısal sorunların yalnızca kişiler üzerinden tartışılmasının asıl çözülmesi gereken meselelerin ertelenmesine yol açabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.
Hukuki süreçlerin yalnızca cezalandırma mekanizması olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, idari ve hukuki yollarla kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kurumlara ortak hareket çağrısı
Zonguldak Barosu, madencilikte etkin denetimin sağlanması, işçi sağlığı ve güvenliğinin güvence altına alınması, işletmelerin hukuki statülerinin netleştirilmesi ve ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu.
Açıklamada; Zonguldak milletvekilleri, iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcileri, Zonguldak Valiliği, TTK Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlıklar, Maden Mühendisleri Odası, Genel Maden İşçileri Sendikası, Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası ile madencilik sektörünün geleceğinde sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların bir araya gelerek çözüm üretmesi istendi.
Baro, çağrının herhangi bir kişi veya kurumu hedef göstermeye yönelik olmadığını, ortak akıl ve sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesini amaçladığını belirtti.
Açıklamada, Zonguldak'ın ekonomik ve toplumsal geleceği açısından büyük önem taşıyan taşkömürünün hukuka uygun, güvenli ve sürdürülebilir şekilde işletilmesi için gerekli adımların gecikmeden atılması gerektiği vurgulandı.
“Mücadelemiz yaşatmak için”
Zonguldak Barosu olarak sorunun idari ve hukuki yollarla çözülmesi, kurumlar arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve kalıcı çözüm önerilerinin oluşturulması için hukuki katkı sunmaya hazır oldukları ifade edildi.
Açıklama, “Bizim mücadelemiz cezalandırmak için değil, yaşatmak için; sorumluları tartışmakla yetinmek için değil, sorunu çözmek için verilen bir mücadeledir” ifadeleriyle tamamlandı.
Baro, Zonguldak'ın madencilik sorunlarının daha fazla ertelenemeyeceğini ve insan hayatının hiçbir gerekçeyle ikinci plana bırakılamayacağını vurguladı.



