“Zonguldak Tarih” adlı Facebook sayfasında paylaşılan ve 25 Eylül 1936 tarihli Açıkgöz Gazetesi’nde yer alan habere göre, İmralı Adası’ndaki cezaevinden 400 ila 500 mahkûmun Zonguldak’taki maden ocaklarında çalıştırılmak üzere gönderilmesi planlandı.
Haberde, dönemin Adliye Vekili Şükrü Saracoğlu başkanlığındaki bir heyetin İmralı’daki hapishaneyi teftiş etmek üzere adaya gideceği bilgisi yer aldı. Heyete, dönemin üst düzey adliye yetkilileri ile gazetecilerin de eşlik ettiği aktarıldı.
Gazete haberinde ayrıca, mahkûmların “amele” olarak maden ocaklarında çalıştırılacağı, kazandıkları gündeliklerin bir kısmının iaşe ve diğer ihtiyaçları için kesileceği, kalan tutarın ise her mahkûm adına bankada açılacak hesaba yatırılacağı belirtildi. Biriken paranın, ceza süresini tamamlayan mahkûmlara tahliye sırasında ödeneceği ifade edildi.
İşte o paylaşım;
"İMRALI MAHKÜMU ZONGULDAK’TA… "İmralı adasından Zonguldak’a maden ocaklarında çalıştırılmak üzere 500 mahkum gönderilecek… Bugün, Adliye vekili Şükrü Saracoğlu’nun riyasetinde bir heyet İmralıdaki hapishaneyi teftiş etmek üzere, İmralı adasına gidecektir. Heyet, saat sekizde köprünün Karaköy kayık iskelesinden kalkacak olam Moda denizcilik kulübünün Bayar 2 motoruyla hareket edecektir… Amerikan maslahatgüzarı Mister Holvend Şov vekile refakat etmektedir. Heyet, vekilden maada kamıtay mazbata muharriri Kocaeli saylavı Salahaddin Yargı, İstanbul müddeiumumusi Hikmet, hapisaneler umum müdür muavini Mutahhar, adliye vekaleti hususi kalemi müdürü Şakir ve umumi hapishane doktoru İbrahim Zatiden mürekkeptir. Heyete, ikisi fotoğrafçı olmak üzere, beş-altı gazeteci arkadaş da refakat etmektedir. Motor çok süratli olduğu için, heyetin bu akşam geri dönmesi muhtemeldir. Bu akşam dönülmediği takdirde, yarın dönülecektir. Hapishaneler umum müdür muavini Mutahhar İmralı’dan döndükten sonra Zonguldak’a gidecek, orada, maden ocaklarında çalıştırılmak üzere ilk parti olarak gönderilecek 400-500 mahkumun yatacakları yeri temin hususunda yapılacak hazırlıklarla meşgul olacaktır. Amele olarak çalışacak mahkumların hakkedecekleri gündeliklerin bir kısmı iaşe ve sair ihtiyaçlarına karşılık tutulacak, kalanı her amele hesabına bankada açılacak bir hesabı cariye kaydedilecektir. Böylelikle biriken para, mahkumiyet müddetini tamamlayan ameleye, serbest bırakılırken verilecektir…”

