GÖÇÜK MEHMET’LE BACAAĞZI SOHBETLERİ

      30 Mart yerel seçim gündemi iyice fişeklendi. Kutusu büyük olanlar anacaddenin en görkemli yerinde, kutusu küçük olanlar da arka sokaklarda  göze gelir yerlerde seçim bürosu açarak propaganda çalışmalarına başladı. Yalnız parti binalarını seçim bürosu olarak kullanan adayların çalışmaları ise henüz sokağa yansımadı.

Günün yorgun ve dalgın haliyle kaldırımda yürürken “Biz...” diye başlayan, kulak tırmalayıcı sesin nereden geldiğini anlamaya çalışıyoruz. Birden geniş TV ekranlarında mangalda kül bırakmaksızın konuşan belediye başkan adayları ile burun buruna geliyoruz şu günlerde. Standlar, afişler, pankartlar, bildiriler de cabası...

     Ne derseniz deyin, propaganda çalışmasında en uzun erimli araç afiş! Neden mi? Çünkü, söz uçar gider. “Ee... Yazı kalır” diyeceksiniz. Fakat yazıyı okuyan kim? Pankart, bakarken boyun ağrısına neden oluyor. Standa yaklaşmak her yiğidin harcı değil. Aslında, katılımcı olmak noktasında en iyisi bir drama atölye çalışması yapmak. Fakat buna kim yanaşır! Neyse, en etkin araç olarak afişi afişe edelim:

-          Adayın en karizmatik fotoğrafı,

-          Adayın adı soyadı,

-          Partisinin adı, parti amblemi,

-           Seçim sloganı.

     Bunlar, afişte en belirgin ögelerdir. Kutu ne kadar büyükse, o kadar çok bilborda afiş asılır. Yoksa, adayın hatırına binaen dükkan camlarına, evlerin balkonlarına, ağaç dallarına, hela kapılarına, otomobillerin arka konsollarına asılır. Az anlayan, çok inanan bir toplum olduğumuz için, afişte fotoğrafı olan adayın adı ve partisi şıppadak belleklere kazınmasa da, afişin sürekliliğinden kusursuz bu sonuca varırız. Hele de karizmatik aday, fotoğrafında güzel bir el hareketi yaptıysa!

     Gerçi bu günlerde pek moda oldu beden dilini kullanmak. Adaylar “Bakın ben beden dilinin alasını kullanıyorum” diyormuş gibi duruşlar vermişler stüdyolarda. Ee... Tabi el de sırıtıyor çoğu zaman. Adayların elleri havada, “Bu dünyayı ben yarattım” der gibi hallerdeler vesselam. Veya “Hadi bana eyvallah” diyorlar sanki. İşaret parmağı ile ileride bir şeyi gösterir gibi yapanlar da var. Bu hareket göbek hizasına yakın bir yerden yapılınca, başka bir anlam yaratıyor.

     Soğuksu Dereiçi’nde Sergi Odası’nda, İ. Akyürek değişik seçim dönemlerinde çekilen afiş fotoğraflarından bir sergi düzenledi. “Artistik Hareketler” adı ile 6 Şubat’a kadar açık olan sergiyi gezdiğimde, el hareketinin ne kadar öne çıktığını bir kez daha önemsedim. Afişin ne kadar kalıcı olduğunu da... Fotoğraflardaki afişleri tek tek inceledim.

-          Hareket: Baş parmak ileri. Slogan: Birlikte yönetelim.

-          Hareket: El sallıyor. Slogan: Dost başkanla devam yola.

-          Hareket: Elde gül. Slogan: Size gül uzatan bu eli tutun.

-          Hareket: El kalp üstünde. Slogan: Evet

-          Hareket: İşaret parmağı, parti amblemindeki atın apış arasında. Slogan: Tecrübeyi seçin.

     Sergide, yakışıklılığına güvenip de yakın plan portre fotoğrafını kullanan adayların afişlerini de görebilirsiniz.

-          Bakış: 7 numaralı bakış. Slogan: Şimdi değişim zamanı

-          Bakış: Hüzünlü. Slogan: Çocuklarımızın geleceği için partiye değil insana oy verin.

     Seçim afiş fotoğrafları günümüzdekilerden pek farklı değil.

     El çok önemli. Yalnız öyle maharetli eller var ki! O ellerin becerisi de sergide yer almış. Son iki fotoğraf, seçim afişleri karmaşasındaki duvarlara o öpülesi ellerin yazdıklarını yansıtıyor.

-          Bu salaklara oy vermeyin.

-          İyi ki devrimciler var.

     Dereiçi’ndeki “Artistik Hareketler” fotoğraf sergisini gezmeye ne dersiniz? Yoksa, Gazipaşa ve arka sokaklar sizin için yeterli mi?