Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD), uzun bir aradan sonra adeta yeniden doğdu.
Bu değişimin mimarı ise Başkan İlknur Yılmaz İpekçi oldu.
Göreve gelişiyle birlikte dernekte hissedilen dönüşüm, sadece fiziki şartlarla sınırlı kalmadı; aynı zamanda bir vizyon ve heyecan değişimini de beraberinde getirdi.
Önceki başkan Bahaddin Arı’nın istifası beni o dönem oldukça üzmüştü.
Ancak bugün gelinen noktaya baktığımda, bu değişimin KGD adına yeni bir başlangıcın kapısını araladığını söylemeden edemeyeceğim.
Bazen değişim, ilk anda zor kabul edilse de, uzun vadede doğru sonuçlar doğurabiliyor.
İlknur Yılmaz İpekçi, göreve adım attığı ilk andan itibaren kararlılığını ortaya koydu. Dernek binasının yenilenmesiyle başlayan süreçte, adeta her şey sil baştan ele alındı. Mekân değişti, eşyalar yenilendi ve KGD, tarihinin belki de en modern ve en kullanışlı haline kavuştu.
Ortaya çıkan tablo, sadece fiziki bir yenilenme değil; aynı zamanda bir kurumsal kimlik tazelenmesi oldu.
Elbette bu başarı, tek başına bir kişinin eseri değil.
Yönetim kurulundaki arkadaşlarımız ve fedakâr üyelerimizin katkılarıyla gece gündüz demeden büyük bir emek ortaya kondu.
Herkes taşın altına elini koydu ve bu birliktelik, başarının en önemli anahtarı oldu.
Tüm bu çabaların karşılığı ise görkemli bir açılışla taçlandırıldı.
Şehrin önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleşen bu açılış, KGD’nin yeniden yükselişinin güçlü bir göstergesi oldu.
Bugün geldiğimiz noktada, Karaelmas Gazeteciler Derneği artık sadece bir meslek örgütü değil; aynı zamanda herkesi kucaklayan, üyelerinin kendini rahat hissedebileceği bir buluşma noktası haline gelmiştir.
Bizler de yönetim kadrosu içinde, Başkan İpekçi’nin liderliğinde önemli projelere imza atmak için çalışıyoruz.
Başkan İpekçi ve yönetici arkadaşlarımızın istediği ile Fadi Yılmaz Elma ile birlikte Başkan yardımcılığı görevine getirildik, bu nedenle diğer yönetici arkadaşlarımızla sorumluluğun farkındayız ve bu güveni boşa çıkarmamak için var gücümüzle gayret edeceğiz.
Kısacası KGD’de yeni bir dönem başladı.
Bu dönemi hep birlikte inşa edecek, birlikte büyüteceğiz.
Bizi izlemeye devam edin.
ALKIŞLAR EREĞLİ'YE
Öncelikle Kdz. Ereğli Belediyespor’u, ligin bitimine üç hafta kala play-off’u garantilediği için gönülden tebrik etmek gerekiyor.
Sezon boyunca zaman zaman eleştiriler yapılmış olsa da, bu eleştirilerin büyük kısmı haksız değildi.
Buna rağmen sahada güçlü bir karakter ortaya koyarak, daha ilk sezonlarında play-off oynama hakkını elde ettiler.
Başkanından yönetimine, futbolcularından teknik heyetine ve büyük taraftarına kadar herkes alkışı hak ediyor.
Temennimiz, play-off sürecini de başarıyla tamamlayıp şampiyon olarak 2. Lig’e yükselmeleri.
ZONGULDAKSPOR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTI
Gelelim Zonguldakspor cephesine.
Açık konuşmak gerekirse, sezonun en büyük hayal kırıklıklarından biri oldular.
Sezon başında “Şampiyon ve yada kesin play-off oynar” gözüyle bakılan bir takımın, bu kadar anlamsız bir şekilde yarıştan kopması kabul edilebilir bir durum değil.
Ligin bitimine üç hafta kalmışken en yakın rakibi ile aradaki puan farkının beş.
Artık tablo net: Fatsa Belediyespor puan kaybedecek, Zonguldakspor ise kalan tüm maçlarını kazanacak. Yani tam anlamıyla “ölme eşeğim ölme” durumu.
İş mucizelere kaldı. Futbolda mucizeler elbette vardır ama bu takımın mevcut görüntüsü, böyle bir geri dönüş için ne yazık ki güven vermiyor.
Unutulmamalı ki Zonguldakspor forması bu kadar ucuz değil.
Bu formanın ağırlığını taşıyamayan, sahada hakkını vermeyen hiç kimsenin bu takımda yeri olmamalı.
Sezon başında büyük hayaller kuran Başkan Harun Demir’e ve her şartta takımının arkasında duran taraftara yazık oldu.
Artık herkesin şapkasını önüne koyup ciddi bir muhasebe yapma zamanı.