Çaycuma Kadın Platformu, Cumhuriyet Meydanı’ndan Atatürk Anıtı’na kadar alkış ve sloganlarla yürüyüş gerçekleştirdi. "Eşit işe eşit ücret; Tesadüf değil, erkek şiddeti; Çocuk işçiliği kaldırılsın; Susma haykır, istismara hayır; Laik, bilimsel, demokratik eğitim; Direniş sözümüz, mücadele mirasımız; İstanbul sözleşmesi yaşatır; Yaşasın 8 Mart; Kurtuluş yok tek başına, yap hep beraber ya hiçbirimiz" sloganlarının atıldığı eyleme siyasi partilerin, sendikaların, derneklerin başkan ve yöneticileri de katılarak destek verdi.

Atatürk Anıtı önünde yapılan basın açıklamasında platform adına konuşan Hatice Dilek, “8 Mart, emeğimizin sömürülmesine, ayrımcılığa, baskıya ve şiddete karşı direnişi simgeleyen bir mücadele günüdür. 8 Mart’ta itirazımızı yükseltiyor, taleplerimizi dile getiriyoruz.” dedi.

“1857'DEN BUGÜNE DİRENİŞ SÜRÜYOR”

Hatice Dilek, konuşmasında şunları söyledi:

"1857’de Amerika’nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın, düşük ücretleri, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı koşulları protesto etmek için greve gitti. Erkeklerle eşit haklara sahip olmak için verdikleri mücadelede polis, grevdeki işçilere saldırdı ve onları fabrikaya kilitledi. İşçilerin kilitlenmesinin ardından çıkan yangında 129 işçi hayatını kaybetti. New Yorklu dokuma işçisi kadınların eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü bu mücadele, 8 Mart’ın tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir güne dönüşmesini sağladı. 8 Mart, emeğimizin sömürülmesine, ayrımcılığa, baskıya ve şiddete karşı direnişi simgeleyen bir gündür."

CHP İl Başkanı Dural Silivr Dayanışma Evi'nde
CHP İl Başkanı Dural Silivr Dayanışma Evi'nde
İçeriği Görüntüle

“2026'NIN İLK AYLARINDA 22 KADIN ÖLDÜRÜLDÜ”

"Erkek egemen kapitalizmin yarattığı yoksulluğu, işsizliği, ayrımcılığı, eşitsizliği, gericiliği, cinsiyetçiliği, şiddeti, savaşı ve militarizmi en ağır biçimleriyle yaşayan biz kadınlar, yüzyıllardır sürdürdüğümüz mücadelenin simgesi olan 8 Mart’ta itirazımızı yükseltiyoruz. Bugün bu düzene karşı mücadeleyi büyütmek için çok daha fazla nedenimiz var. İktidar, kadınların haklarına, yaşamlarına, bedenlerine ve emeklerine yönelik saldırılarını her geçen gün artırıyor. Kadına yönelik şiddeti önlemiyor; her gün kadınlar katledilirken, cezasızlık politikaları bu suçları fiilen meşrulaştırıyor.

Günde en az üç kadın katlediliyor. Türkiye’de aynı gün içinde altı kadın hayatını kaybetti. 2026’nın ilk ayında 22 kadın öldürüldü; 14’ünün ölümü ise kayıtlara "şüpheli" olarak geçti. Kocaeli Dilovası’nda Ravive Kozmetik’te çıkan yangında, önlem alınmadığı için üçü kız çocuğu olmak üzere yedi işçi hayatını kaybetti."

"MESEM KISKACINDA 77 BİN KIZ ÇOCUĞU"

“MESEM projeleri kapsamında 77 bin 715 kız çocuğu, çocuk işçi olarak hem ucuz iş gücü hâline getiriliyor hem de taciz ve istismara açık bir şekilde sermayenin emrine veriliyor. Bu durum, TBMM gündeminde acı bir şekilde gözler önüne serildi.

İktidar, emeğimizi esnekleştirerek bizleri daha güvencesiz hâle getiriyor; kamusal alandan dışlamaya, bakım emeğini omuzlarımıza yüklemeye çalışıyor. Kaç çocuk doğuracağımızdan, nasıl giyineceğimize kadar yaşamlarımızı denetim altına almaya kalkıyor. 'Aile yılı' adı altında kadınları eve hapsetmeye dönük politikalarını sürdürüyor, medeni haklarımızı tartışmaya açıyor. Cemaat ve tarikatlar aracılığıyla toplumu yeniden dizayn etmeye yöneliyor. Eğitim politikalarıyla cinsiyet eşitsizliklerini derinleştiriyor ve kız çocuklarının eğitim hakkını yok sayıyor."

“ÇAYCUMA’DA YAŞANANLAR DERİN TOPLUMSAL SORUNLARI ORTAYA ÇIKARDI”

"Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz ekim ayında Çaycuma’da 43 yaşındaki Gönül Karakök’ün eşinin babası tarafından katledilmesi, yine Çaycuma’da 16 yaşındaki Hasret Akkuzu’nun cansız bedeninin bir su kuyusunda bulunması ve ardından iki ayrı 16 yaşındaki kız çocuğunun hastaneye başvurup doğum yapması; ülkemizdeki en derin toplumsal yaralardan birini yeniden gün yüzüne çıkarmıştır. Yaşanan bu olaylar sadece bireysel bir trajedi değil; ülkemizde eğitimden sosyal politikalara, çocuk koruma sisteminden toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar her alanda içten içe çürüyen ve çöken bir toplumsal ve siyasal düzenin sonucudur. Her üç kız çocuğu da son dönemde benzer biçimde yaşamını yitiren, istismara maruz kalan veya çocuk yaşta doğum yapan diğer kız çocukları gibi örgün eğitim dışında kalmış birer açık lise öğrencisidir."

“TALEPLERİMİZDEN VAZGEÇMİYORUZ”

"Eşit, özgür, savaşsız ve şiddetsiz bir yaşam talebimizden vazgeçmiyoruz. Bizi toplumsal yaşamın dışına iterek eve hapsetmek isteyen anlayışı kabul etmiyor; dayatılan sınırları reddediyoruz. Bedenimize, kimliğimize, emeğimize ve yaşamlarımıza sahip çıkıyor; gericiliğe, şiddete, tacize, tecavüze, cinsiyetçiliğe, eşitsizliğe, ırkçılığa ve kadınların yok sayılmasına karşı direnişimizi büyütüyoruz. Tarihimizden aldığımız mücadele gücü ve mirasıyla bugün daha örgütlü, kararlı ve cesuruz. Mücadelemizi büyüten en temel güç ise, her koşulda ördüğümüz kadın dayanışmasıdır."

KADINLARIN TALEPLERİ

“Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle, başta ILO sözleşmeleri olmak üzere emek ve kadın haklarını güvence altına alan tüm düzenlemelerin eksiksiz uygulanmasını; kadınlara yönelik her türlü şiddeti ve ayrımcılığı önleyici yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini; toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının oluşturulmasını ve uygulanmasını istiyoruz. 8 Mart’ın kadınlar için ücretli izin günü sayılmasını istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararının iptal edilmesini ve 6284 sayılı Yasa’nın etkin uygulanmasını istiyoruz. Tam zamanlı ve ücretsiz hizmet veren kamu kreşlerinin açılmasını istiyoruz. Kadınların istihdama katılımının önündeki engellerin kaldırılmasını; çocuk, hasta, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin kamusal ve ücretsiz olarak sunulmasını; ev içi bakım yükünü kadınların sırtından alan sosyal politikalarla toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı, güvenceli ve adil bir çalışma düzeninin kurulmasını istiyoruz. Kadınların karar alma ve yönetim mekanizmalarında eşit temsiline dayalı bağlayıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesini ve eşitliği güvence altına alan kalıcı kurumsal yapılar oluşturulmasını istiyoruz. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde kadın taleplerinin ayrı bir başlıkta ve kadınların özne olduğu biçimde ele alınmasını istiyoruz. Okul öncesinden başlayarak eğitimin tüm kademelerinde, eğitim-öğretim müfredatının cinsiyet eşitliği perspektifi esas alınarak yeniden düzenlenmesini istiyoruz.”

“VARDIK, VARIZ, VAR OLACAĞIZ!”

"Biz kadınlar; eşit ve özgür olduğumuz, sömürünün ve baskının ortadan kaldırıldığı bir gelecek için mücadele ediyoruz. Hayatlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için mücadele ediyoruz. Evde, işte, tarlada emeği ve hakları için mücadele eden tüm kadınların 8 Mart Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz. Vardık, varız, var olacağız! Yaşasın kadınların uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü!"

Çaycuma Kadın Platformu, 8 Mart akşamı saat 20.30’da Çaycuma Kültür ve Sanat Merkezi’nde “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Etkinliği”ni gerçekleştirecek.

1772971960496

17729719603691772971960496

Kaynak: Haber Merkezi