Gazeteciliğe Ankara’da rahmetli Alper Ahmet Gökçe’nin Hür-Yurt dergisinde başladım…
Aydınlıkevler Lisesinde okuyordum…
İlk röportajımda Irak Büyükelçisi görevden alındı…
Ağabeyim; Adnan Küçükvar’ın çağrısı üzerine Zonguldak’a gelmemi istedi…
Adnan ağabey çağırmış; Ülkü yoluna geldik…
Serüven öyle başladı…
1980 darbesi…
V.s, V.s, V.s…
Ayşe Durukan beni Milliyet Gazetesi Zonguldak Muhabirliğini devretmesi ve benimde Haber Gazetesinden ayrılıp ELİF haber Ajansı’nı kurması ile şekillendi hayat…
İlk göz ağrım kızımın adına ajansı kurmuştum…
Muhbirler, yükselişi çekemeyenler beni hep ihbar etti…
Karakol, askeriye v.s filmin sonunda ben Milliyet Haber Ajansından, Hürriyet Haber Ajansına transfer oldum…
Rahmetli Taner Atilla benim önümü açtı…
Hürriyet tarihinde onca yüksek maaşa rağmen noter aracılığıyla istifa eden ilk ve tek kişi oldum…
Dönemin Genel Müdürü istifa mektubumu yırtıp attı…
Rahmetli Zonguldakspor’un efsane başkanı, TSO Başkanı ve de Türkiye’nin ikinci büyük inşat firması sahibi H. Ertuğrul Emral’ın Haber Gazetesinde yetişmiştik…
Ertuğrul Amca, Ben Hürriyete geçsem de Haber Gazetesi yükünü omuzlarıma yüklemişti…
Sonra Haber Gazetesi kapandı…
Ağabeyim Muzaffer Akgün Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinde okuyordu…
Ağabeyim; Muhammet Akgün’ün mali desteği ile 28 Nisan 1993’de efsane Adalet Gazetesini yayına geçirdik…
Ben Hürriyette olduğum için resmiyette müdahil değildim…
Adalet Zonguldak’ın teknolojik olarak ilk, ofset olarak Ali Bahadır ve Kemal Sönmez’den sonraki üçüncü ofset gazetesi idi.
Hikayenin asıl parçasına gelmek için yazıyorum…
1990-91 Madenci grevi…
O dönemde TTK’nın eski adıyla EKİ’nin başında basiretsiz Müdürler vardı… 3 Mart 1992, 263 Madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciası…
Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Zonguldak’a ilk gezinde; “Bu kurum böyle devam etmez. Ben Filyos’a otomotiv fabrikası kurayım. Kademeli şekilde işçileri azaltalım” demişti…
Dönemin Anavatan Partisinin Avukat Deli lakaplı Ünal çakmaklı, “Siz yerli Zekai Akçan’ı genel müdür yapın biz bir şey istemeyiz“ demişti…
Ve Özal, “Siz kağıt işi istiyorsunuz… O yeterli ise hemen dedi” Ve sabahına Genel Müdür değişti…
Kentin kaderi ile oynayanların aslına nesline bir bakın…
Şemsi Denizer ve o dönem ki yöneticileri…
Hepsi adamdı…
Adam gibi kavgadan vazgeçmedi…
O slogan aslında sonumuz oldu…
Özal ocağa, Semra kucağa…
İşte orada filim koptu…
TTK’nın son Genel Müdürüyüm diyen bir zat vardı…
O günkü Genel Maden İş Genel Başkanı Çetin Altun ile kumpas kurmuştu…
Alkol masalarında işi bağladılar…
Birde Zonguldak ve TTK haini Çetin Onur vardı…
Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı olarak TTK’nın kurtuluşunun KAPATMAK olduğu gizli yazısını Bakanlığa yollamışlardı…
O belgeyi o zaman yayınlamış ve mahkemeden beraat etmiştim…
Şimdi ayni filim oynanıyor…
Yine Devrekspor, Yine Devrekli…
Çetin Onur ve Muharrem Kiraz…
Zonguldak çocuğuna ocakları kapattıracaklar…
Bu Çetin Onur, Filitrasyon tesisi diye Limana Dünya Bankasından alınan 10 Milyon Dolarlık hibeyi hiç etmişti, Karadon’a Hidrolik direk ve makine bandı ve de Üzülmez ile Liman arasında üç kez aynı demir yolu bağlantısını kaldırıp indirmişti…
Bende o dönemki Genel Müdür Rıfat Dağdelan’e o tiren raylarını nereye döşeyelim diye yazınca mahkemelik olmuştum…
Zonguldak’ın ve TTK’nın o kadar çok haini var ki; Onu anlatmak zor…
Ancak; Sayın Enerji Bakanı Bayraktar genç bir adam bilmiyorsa da sorsun öğrensin…
Biz adam gibi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yapan Berat Albayrak’ı çok arayacağa benziyoruz…
Sevgiyle kalın…