Öğrenmenin güzelliğini yaşıyorum içine doğduğum her yeni günde. Üstelik artık bir başıma da değilim bu yolda. Yıllardır yalnızlığımdan dem vurduğum, o şikâyet mektuplarımı da yazmıyorum evrene. Tam, elli yaşıma yaslamışım sırtımı, aslanlar gibi el ele yürüyoruz yarınlara.
Öyle çok zamanımı alıp gitti ki, gereksiz işler, gereksiz kişiler, onların öğretici olduklarını düşünüp, kendime haksızlık yapmamam gerektiğini söylese de güngörmüşler, ben ne yazık ki yine de üzülüyorum.
Gereksiz işler ve gereksiz kişiler, onlar beni tükettiler, depomda ne varsa kendime ayırdığım, onları da sömürdüler bir güzel.
Çırılçıplak kaldığımı gördüğümde iş işten çoktan geçmişti. Dibe vurmuştum adeta. Her gün kendi kendime verdiğim cezalarımın, hiçbir faydası olmuyordu. Yitip giden ne varsa emeğim den geri dönüşü imkânsızdı. Ahlarla, vahlar la, şikâyet mektuplarım la şişiriyordum öfkemi. Bir gaz bombası gibi sığamıyordum kendime, ya patlayıp yaralanacaktım, ya da imha edecektim kendimi.
Yaşamak güzeldi ya, kıyamadım ve ilk yolu seçtim. Yaraladım içimdeki küçük kadını, meğer çok seviyormuşum kendimi.
Hazır kıymetimi anlamışken kaybetmeye de hiç niyetim yokken anlaşmaya çalıştım kaderimle. Velhasıl yeniden inşa etmeye başladım umutlarımı. Tecrübelerim acılarla dolu olsa da, şükrederek koyuldum yola. Zamanımın çoğunu kullandığımı biliyorum, belki o yüzden kimseye eyvallahımın olmaması. Hoş tek başına yürütmüyor hayat seni birileri taş serecek yoluna mutlaka.
Tam her şey yoluna girmeye başladı dediğim de, bu defa da korkularıma yenilmeye başladım, aynı şeyleri yaşamaktan korkuyordum.
Eğer bir durak olarak inşa etmişsen yaşam alanını, doğal olarak yolcularının da ardı arkası kesilmiyor. Kapıdan almadıkların bile bacadan giriveriyor, sen istemesen de. Çünkü sabitsin, her halükarda olduğun yerdesin onlar için. Ve işin en tuhaf kısmı da zorlamıyor seni hiç kimse, yani gönüllüsün buna. Şikâyet mektuplarını boşuna yazmışsın aslında. Daha kararlı bir şekilde silkeleniyorsun, bir ağaç gibi dökülüyor yere, ham, ya da çürük ne varsa üzerinde. Bir de bakıyorsun ki çırılçıplaksın ve yapayalnız. Sadece kendim için diyorsun kendimle yaşamak istiyorum, yaş elli.
Nefesin artık kendine yetmiyor ki şişiresin gaz bombanı.
İşte orda başlıyor yalnızlığın öğretileri, kıdım kıdım kullanıyorsun her aldığın nefesi. Elli yaşın diyor ki sana, o kadar da değil, tamam yoruldun da, bak ben yanındayım hadi sırtını yaslasana.
Bunca yıl hiç mi bir işe yaramamışım, birisi de asılı kalmaz mı hayat ağacımda, hepsi mi hamdı, hepsi mi çürük.
Elli yaşım diyor ki usulca kulağıma, ben varım ya yanında, yanı başın da, daha çok hamları çürükleri dökeriz beraberce ortalığa.
Şikâyet mektuplarını yazmayalı oldukça uzun zaman oldu evrene, korkularım yüzünden yürümekten aciz olan ayaklarımla bir iki adım atıyoruz yarınlara, umutlarım biraz daha kuvvetlendi sanki.
Ara ara yalnızlık esip duruyor ömrün tavan aralarından, zaman, kararmaya başlayan kış geceleri gibi üşütüyor beni. Biliyorum elli yaşım yanımda, şimdilik güç veriyor ve yeniden öğretiyor. Ancak zaman kısa, çok güvenmiyorum ona da. Biliyorum az kaldı, oda gidiyor başka bir yaşa.
ŞİİR
Bu sabah önceki sabahlar gibi
Sağlıklı uyanabildiğim için
Şükrediyorum.
Eşimin, çocuklarımın sağlığı için de
Ayrıca şükrediyorum.
Barınmak için
Başımızı sokabildiğimiz evimiz için de
Şükrediyorum.
Eşim bizlere bakabilecek biri olduğu için de
Şükrediyorum.
Zaman zaman şikâyet eder gibi olmama rağmen
Beni bu akıl fikirde yarattığın için de
Şükrediyorum.
Hem nefret edip hem de bunu unutup
Sevebildiğim için de
Şükrediyorum.
İnsan olabilmenin farkını
Fark ettirdiğin için de
Şükrediyorum.
Hayallerimin bir kısmını elimden alan
Fakat diğerlerini koruyabilmeyi başarmama
Sebebiyet veren sözüm ona dostların
Postlarını gösterdiğin için de
Şükrediyorum.
Her zaman çok eleştirilen olurken
Bana özenip
Yürüdüğüm yolu tercih edenler için de
Şükrediyorum.
Eleştiri yapanlar, ön yargılarını bırakıp
Sağduyuya kavuştuklarında
Alkışlarını esirgemedikleri için de
Şükrediyorum.
Seni seviyorum demenin güzelliğini,
Vaktinde öğrenebildiğim için de
Şükrediyorum.
İyilik yapıp denize atmayı,
Kötülük yapan insanlara
Öğretebildiğim için de
Şükrediyorum.
Başarmak için yola çıktığımda
Yoluma taş koyanları,
Zavallı, aciz insanlar olarak
Cezalandırdığın için de
Şükrediyorum.
Çoğu zaman hayal kırıklığına uğrayıp da
İyi niyetli olmanın sömürüleceğini
Hatırlattığın için de
Şükrediyorum.
Bugüne kadar yüz kızartıcı suç işlemediğim için, Akıl sağlığımı koruyabildiğim içinde
Şükrediyorum.
Kötü yönlerimi törpüleyip
Sabrı, azmi bana verdiğin için
Ayrıca şükrediyorum.
Hatalarımdan ders almam gerektiğini,
Almadığımda üzülen taraf olacağımı gösterdiğin,
Bunun için düşünme güdüsünü verdiğin için de
Şükrediyorum.
Doğrular kadar yanlışların da
Bizim olduğunu gösterdiğin,
Yanlışları doğruya çevirecek gücü
Verdiğin için de
Şükrediyorum.
Seni seviyorum diyebildiğim için
Ve buna izin verip
Benim yanımda olduğun için de
Şükrediyorum.
Tanrı’m sana,
Bana yaşama şansı verdiğin için,
İyi, kötü dostlar için,
İnsan olduğum için
Şükrediyor ve teşekkür ediyorum.