Kendisi hakkında yapılan haberlerin “adrese teslim” olduğunu öne süren Tutkun, kişisel evrakların basına servis edildiğini iddia ederek hukuki süreç başlatacağını söyledi.
Tutkun, açıklamasında, 2015 yılında gündeme gelen alacağa ilişkin konunun, 2010 yılında gerçekleştirilen Mali Genel Kurul’da alınan tasarruf tedbirleri kapsamında makam araçlarına getirilen aylık 200 litre yakıt sınırının aşılmasından kaynaklandığını belirtti. Dört yıllık görev süresinin sonunda yapılan tahakkuk sonucu ortaya çıkan ücreti ödemeyi tercih ettiğini ifade eden Tutkun, “İstesem ödemezdim. Ekmek yediğim bir kurumu mahkemeye vermek bana yakışmazdı” dedi.
Sendika muhasebesinden kişiye özel evrakların alınarak basına servis edilmesini eleştiren Tutkun, bunun ne insanlığa ne de vicdana sığdığını savundu. Sendika yönetimine de seslenen Tutkun, maden işçilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekerek, “Harici çalışanların cumartesi tatili, 2024 girişli işçilerin daimiliği, yıllardır verilemeyen kömür istihkakları, iş kazaları ve üretim yapamayan müesseselerin sorunları dururken benim 2015 yılında aldığım icra mı bunları çözecek?” ifadelerini kullandı.
Ailesinin bu süreçten dolayı üzülmesine üzüldüğünü dile getiren Tutkun, söz konusu haberlerin yıllar önce değil de bugün yayımlanmasının manidar olduğunu söyledi.
Taban delege seçimlerine aday olduklarını açıklayan Tutkun, işçilere mevcut yönetimden memnun olmaları halinde destek vermeye devam etmeleri, memnun değillerse alternatif ekibi değerlendirmeleri çağrısında bulundu.
Seçim sonuçlarına saygı duyacaklarını belirten Tutkun, “Sandıktan çıkacak sonuç madencinin iradesidir. Buna hepimiz saygı duyacağız” dedi.
Kişisel evrakların basına servis edilmesinin GMİS’in güvenilirliğine zarar verdiğini savunan Tutkun, konunun yargıya taşınacağını belirterek, “Adalet önünde hesaplaşacağız” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Haber Merkezi



